YAZAN: DİLA ATTEPE
In partnership with Wings

Kış bitmeden karlar arasında bir kaçamağa ne dersiniz? Eğer siz de kayak yapmayı seviyorsanız ve kış mevsimi favorinizse bu tatil rotalarına göz atmanızı tavsiye ediyoruz. Lüks restoranlar, büyülü manzaralar ve farklı etkinliklerle dolu Avrupa’nın en iyi kayak rotaları bu yazıda sizleri bekliyor!


Chamonix-Mont Blanc, Fransa

FOTOĞRAF: EXPEDIA

Fransa’da bulunan Chamonix ilçesi, muhteşem Alpler ambiyansında bulunuyor ve farklı maceralar arayan kayakçıların cenneti olarak karşımıza çıkıyor! Geniş kırsalı ve zorlu arazisiyle ünlü Chamonix, heyecan verici bir kış kaçamağı peşinde olanlara farklı aktiviteler yapmaları için olanak sunuyor. 1924’te ilk Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapan bu kasaba ve dağ zirveleri aynı zamanda yaya dostu yollarıyla öne çıkıyor.

Her seviyeden kayakçıya hitap eden bu yer Batı Avrupa’nın en yüksek teleferiği olan Aiguille du Midi’ye de ev sahipliği yapıyor. Mont Blanc’in nefes kesen manzarasını izlemek için teleferiğe binebilir ya da bir rehber eşliğinde Mont-Blanc Masifi’nin kalbinde yer alan 19,4 kilometrelik bir buzul inişi ile efsanevi Vallée Blanche’a doğru bir yolculuğa çıkabilirsiniz. Bunun yanında Chamonix Vadisi’nin kuzey tarafındaki yaklaşık 2.525 metre yükseklikte bir zirveye sahip Brevent Dağı da kayakçılara doğal ve etkileyici bir kayak pisti sunuyor.

Chamonix’te bulunan 5 yıldızlı sağlıklı yaşam oteli Le Hameau Albert 1er ise sizlere büyülü bir seyahat deneyimi sunabilir. İyi yaşamı odağına almış Albert 1er, kayak yaparken gördüğünüz olağanüstü manzaraların arasında bulunuyor. Otelin sunduğu özel hamam, spa, sauna ve çeşitli masaj hizmetleri aktif geçen bir günün sonunda vücudunuzu arındırmak için birebir. Ayrıca otelin restoranı ise sizlere Michelin yıldızlı yemekleri tadabilme olanağı tanıyor. Albert 1er leziz yemeklerinin yanında zengin şarap seçkisiyle de dikkatleri üzerine topluyor.

Cortina d’Ampezzo, İtalya

FOTOĞRAF: ITINARI

Dolomitler’in kucağında yer alan, Boite Nehri vadisine zarif bir şekilde uzanan bu tarihi kasaba, özellikle 1956 Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yaptıktan sonra mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir kayak merkezi statüsüne yükseldi. Venedik’e sadece iki saat uzaklıktaki Cortina d’Ampezzo, onu çevreleyen Dolomit Dağları’nın zirveleriyle misafirlerine şehir hayatının karmaşasından uzak bir alan sağlıyor.

Kasabada bulunan Dolomit Dağları, UNESCO tarafında dünya mirası olarak da seçilmiş. Gittiğinizde sakinliğiyle sizleri karşılayacak olan Cortina, ünlülerin ve profesyonel kayakçıların da tercih ettiği bir yer. Yaklaşık 750 mil uzunluğundaki kayak pistleri ile kayak yapmaya doyarken, zirveye her çıktığınızda adeta tablo gibi bir manzara izleme şansı buluyorsunuz. 

Bunların yanında Cortina lüks restoranları ve gurme lezzetleri ile de öne çıkıyor. Muazzam bir atmosferdeki dağların arasında bulunan Baita Resch, kayak maceranızda lezzetli bir molaya çağırıyor. Mevsimselliğin ön planda olduğu Resch’in mutfağında yerel dağ geleneğinden esinlenilmiş yemekler ile özenle hazırlanmış ev yapımı makarna sunuluyor. Cortina’da bembeyaz karlar arasında bir restoran deneyimi için Baita Resch’i es geçmemelisiniz!

Courchevel, Fransa

FOTOĞRAF: CONDE NAST

Dünyanın en büyük kayak alanı olan geniş Üç Vadi’nin içinde yer alan Courchevel, birbirine bağlı altı köyden oluşan, lüksü ve macerayı birlikte sunan bir tatil yeri olarak ortaya çıkıyor! Fransa’nın 2. Dünya Savaşı sonrası ilk kayak merkezlerinden biri olarak kurulan Courchevel, farklı yüksekliklerle her seviyeden kayakçıya ev sahipliği yapabiliyor. Devasa arazisiyle göz kamaştıran bir manzaraya sahip olan bu kasaba dünyadaki en lüks ve benzersiz kayak deneyimini sunuyor.

Kayak pistlerinin çok yakınında bulunan otel Portetta ise aile sıcaklığını aratmayan ortamıyla kendini gösteriyor. Samimi iç mekan tasarımı, çeşitli spa hizmetleri ve yerel lezzetleri odağına alan mutfağıyla huzurlu bir konaklama deneyimi vadediyor.

Courchevel, jet sosyete imajı ile öne çıkıyor ve lüks markalarla kendini gösteren sokaklarıyla, lüks kayak kıyafetleri satan butikleriyle benzersiz  bir alışveriş deneyimi sunuyor. Courchevel’in bu yaklaşımı onu kayak yapmanın yanı sıra lükse ve alışverişe öncelik verenler için bir rota haline getiriyor.

Innsbruck, Avusturya

FOTOĞRAF: THE TRAVEL MAGAZINE

Canlı şehir yaşamı ve rengarenk binaları ile öne çıkan Innsbruck, eğlenceli bir kayak rotası olarak karşımıza çıkıyor. Tirol’ün başkenti olan bu şehir, 1964 ve 1976’da iki kez Kış Oyunları’na ev sahipliği yapmış olmasıyla bir olimpiyat mirasına sahip. Kühtai, Axamer Lizum ve Stubai Buzulu da dahil olmak üzere 13 farklı kayak merkezi ile çevrelenen Innsbruck, kayakçılar için hayal gibi bir ortam sağlıyor. Avusturya’nın en büyük buzul tesisi olan Stubai, mayıs ayına kadar açık kalıyor ve kayakçılara oldukça uzun bir kayak sezonu vadediyor.

Bu 13 kayak merkezini kapsayan ve Olympia Kayak Dünyası adı verilen alanı tüm tatil yerlerine erişim sağlayan tek bilet ile sorunsuz bir şekilde keşfedebiliyorsunuz. Alan, kayak yapmanın ötesinde, koşu ve kızakla kayma gibi etkinlikleri de sunuyor. Yeni yıl zamanı civarında ise Innsbruck, adeta çizgi filmlerden çıkmış bir hale bürünüyor. Noel sezonunda şenliklerle dolan kasaba, birçok pazara ev sahipliği yapıyor. Inssbruck’ta öne çıkan bir restoran olan Regiothek ise Tirol’ün yerel mutfağına açılan bir kapı niteliğinde! Sadece Tirol’ün geleneksel yemeklerinin servis edildiği bu restoranda şefin yemek yapmasını izleyebileceğiniz etkinliklere de katılabiliyorsunuz. Kültürel zenginliği ve farklı lezzetleriyle kendini gösteren Innsbruck, kayak yapmanın ötesinde heyecan verici bir kaçamak arayanlar için doğru yer.

Val d’Isère, Fransa

FOTOĞRAF: SKI FRANCE PREMIUM

Val d’Isère, Fransa’nın lüks ve pahalı olan farklı bir tatil yeri. Kış sezonunda karla kaplı dağları ile göz kamaştıran Val d’Isère, en büyük kayak alanlarına sahip Tignes ile de komşu. İki ilçenin birleşimi ile ortaya devasa bir kayak pisti çıkıyor ve kayakçıların gözdesi haline geliyor.  Val d’Isère’de bulunan bir orman olan Rogoney’de ise rengarenk aydınlatmalarla süslenen ağaçlara tırmanabiliyor, ağaçlar arasındaki köprülerle ormanı farklı bir bakış açısı ile gezebiliyorsunuz. Grup halinde katılabileceğiniz yürüyüş turları, kızakla kayma gibi etkinlikler de Val d’Isère’de sizleri bekliyor.

Val d’lsere’de kayak macerasının ötesinde farklı iyileştirici deneyimler yaşayabileceğiniz bir otel olan Le Yule, sağlığına önem verenler için öne çıkıyor. Özenle dizayn edilmiş odaları ve yemeklerinin yanı sıra konuklarına radyo frekans ve elektrosimülasyon terapisi gibi hizmetler de sağlıyor. Kasabada gece hayatı da bir o kadar eğlenceli ve gelişmiş olmasıyla öne çıkıyor. Geç saatlerde Cocorico Apres Ski, Doudoune Club gibi sevilen mekanlarda düzenlenen DJ setleriyle de eğlenceyi doruklarına kadar yaşayabileceğiniz bir deneyim sunuyor.

St. Moritz, İsviçre

FOTOĞRAF: STMORITZSWITZERLAND.TRAVEL

Dünyanın en eski kış tatil beldesi olan St. Moritz, zarafet ve ayrıcalıkla dolu bir tatil deneyimi sunuyor. Deniz seviyesinden yaklaşık 1.800 metre yüksekte yer alan bu bölge, kayakçılar için adeta bir cennet vadediyor. Ayrıca St. Moritz, yılın 322 günü güneş ışığı almasının yanı sıra “Şampanya İklimi” olarak bilinen kuru havaya sahip.

Göz kamaştıran doğal ortamın ötesinde, ünlülerin ilgisini çeken birinci sınıf oteller, lüks restoranlar, şık alışverişlerin yanı sıra hem pistte hem de pist dışında birçok olanak sağlıyor. The Kulm Hotel ise 165 yıllık mirası ile St. Moritz’in en lüks otelleri arasında kendini gösteriyor. Birçok aşçının dokunuşuyla süslenen seçkin mutfağının yanında Kulm Hotel, kış sporları, helikopter uçuşları, gece kayağı, paragliding gibi aktiviteleri de sizlere lüks ve aktif bir konaklama deneyimi ile sunuyor.

St. Moritz, Snow Polo Dünya Kupası, White Turf At Yarışı ve ICE araba gösterisi dahil olmak üzere donmuş gölde düzenlenen benzersiz etkinlikleriyle de ünlü. Bunun yanı sıra Moritz, barındırdığı farklı müzeler ile sanatsal ve tarihi yönünüzü de besliyor. Geleneksel anlayışı yenilikleriyle bir araya getiren St. Moritz’de unutulmaz bir kayak seyahati sizleri bekliyor!


Yenilenen Wings ile hayatınıza değer katmaya, alışveriş keyfini ayrıcalıklara dönüştürmeye hazır mısınız? Siz de Wings’in ayrıcalıklı dünyasına katılmak ve size özel programlarını incelemek için link üzerinden başvurunuzu yapabilirsiniz! 



Dila Attepe

1999 yılında Ankara’da doğan Dila, lisans eğitimini Ankara Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Bitirme tezini kadınlarda beden algısı üzerine yazdıktan sonra kişisel gelişim ve psikoloji alanına yöneldi. Live to Bloom’da editör olarak çalışmaya başlayan Dila, beden algısı ve zihinsel sağlığı geliştirme konusundaki farkındalığı sayesinde sağlıklı yaşam camiasına ilham...



BLOOM SHOP