YAZAN: ALEYNA TEPE

Her şeyi aynı anda yapmaya çalıştığımız bu çağda dinlenirken bile multitasking yapmaya devam ediyoruz. İş ortamında bir yandan rapor yazarken bir yandan mailleri kontrol ediyor, spor yaparken dizi izliyor ya da dinlenirken sosyal medyada zaman geçiriyoruz. Verimli, hızlı ve pratik görünse de multitasking hata yapma ihtimalimizi artırıyor, anda kalmamızı ve dinlenmemizi engelliyor. Hayatı anda ve dolu dolu deneyimleyebilmeniz için multitasking yapmayı bırakmanıza yarayacak ipuçlarını sizin için araştırdık.


Teknolojinin hayatımızda büyük bir yer kapladığı bu dönemde her şeyin hemen olmasına, istediklerimizi anında elde etmeye ve hayatı hızlı yaşamaya alıştık. Eski zamanlarda bir haberin iletilmesi için mektup kullanılır, insanlar birbirlerinden gelecek haberi günlerce beklermiş; ya da bir makale yazabilmek için saatlerce kitaplar karıştırılır, bilgi toplanırmış. Bu işleri yapmak bir işin başında sabırlı bir şekilde oturarak onu tamamlamak ya da bilgiye ulaşmak anlamına geldiğinden insanların sabırlı olmasını gerektiriyormuş. Teknoloji, günümüzde sabretmeye ya da yalnızca tek bir işe odaklanmaya gerek olmadığını düşündürüyor. Bu da işleri sabırsızca yapmamıza, odaklanamamamıza ve hata payımızın artmasına sebep oluyor. Kendimizi alıkoyamadığımız bu eylemler bütününe ise “multitasking” deniyor.

Neden multitasking yapmayı bırakmalıyız?

Türkçe’de çoklu görev şeklinde de ifade edilen multitasking, aynı anda birden fazla eylemde bulunmak anlamına geliyor ve bazen bilinçli bazen bilinçsiz hepimiz tarafından deneyimleniyor. Multitasking yapmak avantajlı gibi görünse de birçok dezavantajlı durumla sonuçlanıyor.

Konsantrasyon eksikliğine sebep olur.

Bazı insanlar aynı anda birden fazla eylemi bir arada yürütebilmekten gurur duyarlar. Ancak bunu yapmak, zihnin eyleme odaklanmasını engeller. Örneğin bir işle meşgul olduğunuz bir anda tanıştığınız kişinin ismini hemen unutabilirsiniz, bunun sebebi zihninizin dikkatinin bölünmüş olması ve yeni bilgiyi işleyememesidir. Bu örnek küçük bir örnek olsa da, zihnin konsantre olamama ve bilgiyi işleyememe durumu profesyonel, sosyal ya da akademik yaşantınızı da olumsuz etkileyebilir. İşlerinizde verimin düşmesine, insanlarla yakın ilişki kuramamanıza ve edindiğiniz bilgileri aklınızda tutamamanıza sebep olur.

Daha fazla hata yapmanıza neden olur.

Multitasking yaparken konsantrasyonunuzun düşmesi ve odaklanmada yaşadığınız zorluk, ilgilendiğiniz işe ya da eyleme kendinizi vermenizi engeller. Zihniniz birden fazla eylem arasında bölünür ve neye odaklanacağını bilemeyeceğinden gerekli ya da gereksiz tüm bilgiyi işlemeye çalışır. Bu fazla çalışma hali hataya sebep olacak yanlış bilgilerin de işlenmesine ya da bilgilerin birbirine karışmasına neden olacağından hatalar artar. Dolayısıyla, hata payını en aza indirmek için her eylem ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Anksiyete artışına sebep olur.

Dikkatin sürekli dağılması ve birden fazla uyaranın varlığı endişe duygusunu, paniği ve kaygıyı tetikler. Tetikleyicilerin fazlalığı ve tetikleyiciler arasında sürekli devam eden dikkat geçişleri anksiyete seviyesinin artmasına sebep olur. Artan anksiyete verimi düşürür ve verimin düşmesi tekrar anksiyete artışına sebep olur. Zihin, içinden çıkılamayacak bir döngüye girer ve bütünsel sağlığı negatif yönde etkiler.

Multitasking yapmayı nasıl bırakabiliriz?

Birçok negatif etkisi bulunan multitasking hepimizin hayatında yer edinmiş bir alışkanlık. Herbirimiz farklı anlarda, alanlarda ve şekillerde multitasking yapıyor olsak da belirtileri ve zararları hepimiz için ortaktır. Multitasking yapmayı bırakmaya karar vermeden önce kendinize birkaç soru sorarak bu durumun sizin hayatınızda nasıl gerçekleştiğini ve sizi nasıl etkilediğini gözlemleyebilirsiniz.

  • Kendinizi sık sık huzursuz hissettiğiniz zamanlar oluyor mu?
  • Her birkaç dakikada bir telefonunuzu elinize alma dürtüsü hissediyor musunuz?
  • Tek bir şeye odaklanmakta zorlanıyor musunuz?
  • İlişkilerinizde dikkatinizin dağınıklığından kaynaklanan tartışmalar yaşıyor musunuz?

Bu dört soruya da evet cevabını verdiyseniz, multitasking bağımlısı olabilirsiniz. Ancak bu durumun etkilerini azaltmak ve multitasking yapmayı bırakarak daha çok anda kalabilmek için birkaç ipucundan faydalanabilirsiniz.

#1 Odaklanın

Etrafınızdaki dikkat değıtıcıları ya da yapmanız gereken diğer işleri ortadan kaldırmakla başlayın. Yalnızca tek bir işinizi masa üstünde bırakın. Örneğin okumanız gereken bir rapor varsa, bilgisayarınızı kapatın, faturaları kaldırın ve masanızı temizleyin. Yalnızca raporu bırakın ve ona odaklanın. Tek bir şeye odaklanmak başlarda zor olabilir, aklınıza bir sürü düşünce gelebilir ama istikrarlı olun ve odaklanmaya devam edin. Uzun vadede odaklanma becerinizi geliştirmek için meditasyon gibi bir pratikten yararlanabilirsiniz. Düzenli meditasyon yapmak anda kalmanıza ve odaklanmanıza yardımcı olacağından multitasking yapmayı bırakmanıza da yardımcı olabilir.

#2 Çevrimdışı olun

Gün boyunca en çok karşılaştığımız dikkat dağıtıcı genelde telefonumuz oluyor. Sosyal medyadan, mesaj platformlarından ya da uygulamalardan gelen bildirimler devamlı olarak dikkatimizin dağılmasına ve zihnimizin başka bir şeye yönelmesine sebep oluyor. Elbette bütün günü telefona bakmadan geçirmek kulağa pek gerçekçi gelmiyor. Fakat en azından yapılması gereken bir işe odaklandığınızda, dinlenirken ya da hali hazırda bir şeyle uğraşırken telefonu sessize almak ve bildirimleri kapatmak multitasking yapmanızı engelleyerek odağınızı sabit tutmanızı sağlar.

#3 Planlayın

Yapılacak birden fazla işin, görevin ya da eylemin olması yetiştirme kaygısını da beraberinde getirir. Her şeyi zamanında yapabilmek, geç kalmamak ve her şeye yetişebilmek için durmadan çalışır ve kendimizi paniğe sokarız. Bu sebeple haftayı ya da günü planlamak multitasking yapmayı bırakmak konusunda oldukça faydalı olacaktır. Zamanınızı iyi planlayabildiğinizde neyi ne zaman yapacağınızı bilir, planınıza sadık kalırsanız her şeyin yetişeceğini ön görebilir ve multitasking yapmaya ihtiyaç duymazsınız.

Bu birkaç ipucundan yararlanarak beyninizi multitasking yapmamaya alıştırdığınızda daha az yorulduğunuzu, daha yaratıcı olduğunuzu ve veriminizin arttığını gözlemleyebilirsiniz. Sabredin, acele etmeyin ve oradan oraya koşuşturmak yerine adım adım ilerleyin.



Aleyna Tepe

1997 yılında İstanbul’da doğan Aleyna, lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde tamamladı. Yüksek lisans eğitimine Bahçeşehir Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji alanında devam ediyor. Çocukluğundan beri duygu ve düşüncelerini yazarak ifade eden Aleyna, iyi yaşam konseptine duyduğu ilgiyi yazma tutkusuyla birleştirerek Live to Bloom’da editör olarak çalışıyor. Akademik ve deneyimsel olarak kendini...



BLOOM SHOP