Fotoğraf: Sakara Life

Kendinizi uykusuz hissettiğinizde veya gece uyku tutmayıp evin içinde dolaşmaya başladığınızda aklınıza gelen ilk şey nedir? Birçoğumuz için bu sorunun cevabı, mutfakta gizli!

Yorgunluk ve uykusuzluk hallerinde, canımız her zamankinden daha fazla abur cubur çekmeye başlar ve içgüdüsel olarak şekerli, yağlı, kalorisi yüksek yiyeceklere yöneliriz. Uzmanlar, bu durumun hormonlarımızla ve koku duyumuzla ilgisi olduğunu söylüyor. Uykusuzluk ve beslenme arasındaki ilişkiyi sizler için araştırdık!

İlginizi çekebilir: Uyku Kalitesinin Kilo Verme Sürecinize Etkileri

Leptin ve girelin hormonları

Açlık ve tokluk hislerini kontrol altında tutan hormonlarımız leptin ve girelin hormonlarıdır. Leptin hormonu, ani acıkma hissinin bastırılmasına yardımcı olur, kilo verme ile ilişkilidir. Girelin hormonu ise açlık hissini ortaya çıkaran hormondur, kilo alma ile ilişki halindedir. 

Yapılan araştırmalara göre, uykusuz kalma sonucunda girelin hormonu aniden yükselirken leptin hormonu düşüşe geçer. Bu nedenle, uykusuz kaldığımız durumlarda kendimizi aç hissederiz.

Peki uykusuz kaldığımızda sağlıklı yiyeceklere yönelmememizin nedeni ne olabilir?

1. Endokannabinoid sistem

Endokannabinoid sistem, beslenme ve bedensel enerji gibi konularda merkezi sinir sistemini etkileyen bir reseptör sistemdir. Acı, ağrı, uykusuzluk, haz gibi çeşitli duygu durumlarıyla ilgili olarak ortaya çıkan koşullarda endokanabinoid sistem devreye girer ve dengeyi yakalayabilmek için çalışmaya başlar. Bu nedenle uykusuz kalıp enerjisiz hissettiğimizde bize enerji vereceğini, bizi daha tok ve mutlu hissettireceğini düşündüğümüz tadı lezzetli, şekerli, kremalı, bol tuzlu ve yağlı karbonhidratlar tüketmeye eğilim gösteririz.

2. Koku algısı

Northwestern Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, uykusuz kaldığımızda koku duyumuzun daha keskin bir hale geldiğini ve bu sayede etraftaki kokuları daha farklı analiz edebildiğimizi gösteriyor. Uykusuzluk nedeniyle algıların zayıflaması, koku yeteneğinin artmasıyla ilişki halindedir. Bunun sonucunda da cips, çikolatalı kek gibi keskin kokulara sahip yiyecekler daha fazla enerji ve güç vereceği düşüncesiyle ilgi çekici hale geliyor. Vücuda kaybettiği enerjiyi kazandırma ihtiyacı da yine endokannabinoid sistemle ilişkili.

Yapılan araştırmada yaşları 18-40 arası 29 kişi iki gruba ayrılıyor. Bir grup yeterli ölçüde uyurken diğer grup günde sadece 4 saat uyuyor ve bu şekilde 4 hafta tamamlanıyor. Uykusuz gecelerin ertesi günlerini ölçümleyen uzmanlar, katılımcılara sabah, öğle ve akşam yemekleri sunmanın yanı sıra abur cubur da veriyor. Uykusuz kalanların abur cubura gösterdiği eğilimin, yeterli düzeyle uyku alabilenlere göre çok daha fazla olduğu fark ediliyor. Bu da beynin yemek kokularına verdiği tepkilerdeki değişimle ve endokanabinoid sistemdeki değişimlerle açıklanıyor. 

Çünkü koku algısından sorumlu olan piriform kortekste uykusuzluk nedeniyle ortaya çıkan değişim, insular kortekste iletiliyor ve bu da kokusu, tadı, biçimi, midede ne kadar uzun süre boyunca kalacağı gibi konularla yemek tercihi yapılmasına neden oluyor. 

İlginizi çekebilir: Aromaterapi: Kokuların Gücü Adına

Kaynak: Science Daily