Adet düzensizliği, hormon dengesizliği ve kilo problemleri ile karşı karşıya kalan pek çok kadın belki de Polikistik Over Sendromu rahatsızlığı yaşamakta. Farkında olmadan ötelediğimiz, ciddiyetini idrak edemediğimiz ya da hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığımız bu sendrom hakkında bilmemiz gerekenleri Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Osman Temizkan’a sorduk!

Polikistik Over Sendromu nedir?

Polikistik Over Sendromu, kadınlarda adet düzensizliği, tüylenme ve kilo problemleri ile kendini gösteren bir rahatsızlıktır.

Polikistik Over Sendromu (PKOS) doğurganlık çağında en sık görülen hormonal bozukluktur. Yapılan çalışmalara göre her 100 kadından 10-15’ini etkilemektedir. Polikistik Over Sendromu, genetik yatkınlık zemininde gelişir. Anne veya kız kardeşte Polikistik Over Sendromu olması, gelişme riskini yüzde 30-50 oranında arttırır.

PKOS’lu kadınlar, seyrek veya uzamış adet dönemlerine veya aşırı erkek hormonu (androjen) seviyelerine sahip olabilirler. Yumurtalıklar çok sayıda içi sıvı toplamış kesecik (folikül) geliştirebilir ve düzenli olarak yumurta bırakmazlar. Bu durum Polikistik Over görüntüsüne neden olur.

Polikistik Over Sendromu tanısı nasıl koyulur?

Aşağıdaki 3 kriterin ikisinin varlığında Polikistik Over Sendromu tanısı koyulur:

  1. Klinik veya laboratuvar olarak erkek tipi hormon fazlalığı (hirşutizm, akne, alopesi ya da kan ölçümlerinde yüksek androjen değerleri)
  2. Yumurtlama sayısında azalma ya da hiç yumurtlama olmaması (seyrek adet görme)
  3. Ultrasonografide yumurtalıklarda Polikistik Over görüntüsü

Polikistik Over Sendromu’nun belirtileri

Polikistik Over Sendromu’nda adet gecikmesi, adet düzensizlikleri, yüzde ve vücutta istenmeyen tüylerde artış (hirşutizm), sivilcelenme (akne), ciltte yağlanma (sebore), saç dökülmesi (alopesi), kolay kilo alma, kilo vermede güçlük, çocuk sahibi olamama (infertilite) durumu gibi belirtiler mevcuttur.

Tüm bu şikayetler psikolojik sorunları kaçınılmaz hale getirir. Kozmetik yakınmalar, yaşam kalitesini ciddi oranda düşürür. Duygu-durum bozuklukları, depresyon ve endişe bozuklukları baş gösterir. Bir grup hastada tedavisiz çocuk sahibi olmak mümkün olmaz. Buna karşılık tedavi ile gebelik ve canlı doğum oranları yüksektir.

Hastalığın kontrol altına alınmaması ya da tedavinin tamamlanmaması, uzun dönemde hasta açısından önemli sağlık sorunlarına yol açabilir. Polikistik Over Sendromu tedavi edilmediğinde; hastaların %50’sinde insülin direnci, % 8’inde Tip 2 diyabet, kıllanma artışı, akne, obezite ve kalp damar hastalıkları görülme riski vardır.

Sağlıklı bir ergenlik döneminde adet düzensizliği normal karşılanmaktadır. Bunun bir hastalığın nedeni olarak ortaya çıkabileceği çoğu zaman akla getirilmemektedir. Ultrason görüntüleriyle de her zaman ayırıcı tanı konulamayabilir. Bu nedenle, adet düzensizliği görülen ergenlik dönemindeki kızlara kan testleri de yapılarak Polikistik Over olup olmadığı araştırılmalıdır.

Uzun süre yumurtlamanın olmaması şu tablolara neden olabilir:

  • Kısırlık
  • Adet düzensizliği
  • Tüylenme artışı, saç dökülmesi ve akne (sivilce)
  • Rahim kanseri riskinde artış
  • Kalp-damar hastalıkları riskinde artış
  • İnsülin (kan şekeri kontrolünü sağlayan hormon) artışı mevcut olan kadınlarda şeker hastalığı riskinde artış

Sendroma neden olan faktörler

PKOS’un kesin nedeni bilinmemektedir. Fakat bu sendromun ortaya çıkışında rol oynayabilecek faktörler şunlardır:

Aynı aile içerisinde yer alan kadınlarda (anne, kız kardeş) daha sık görülür. Polikistik Over Sendromu’nda ana problem, yumurtalıklarda gereğinden fazla salgılanan androjendir (erkeklik hormonu). Bu durum, sağlıklı yumurta gelişimini ve yumurtlamayı bozar.

İnsulin ve Polikistik Over Sendromu arasında bir bağ olabileceği de düşünülmektedir. Polikistik Over Sendromlu hastaların kanında normalden fazla insülin bulunur. Ancak vücut hücreleri insüline yeterli derecede yanıt vermez. Artmış insülin, androjen fazlalığına neden olur. Fazla androjen ise akne, tüylenme, kilo artışı ve yumurtlama problemlerine yol açar.

Polikistik Over Sendromu; santral sinir sistemi, hipofiz bezi, yumurtalıklar, böbreküstü bezi ve diğer dokular arasındaki etkileşimlerin bozulmasına bağlı olarak üreme çağındaki kadınlarda en sık ortaya çıkan endokrin bozukluktur. Kronik seyreden ve gelecekte yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilen bir hastalıktır. Başlatıcı faktör veya faktörleri henüz tam olarak anlaşılamamakla beraber, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi ile ortaya çıkmış bir hastalık olarak değerlendirilebilir.

Tedavi yöntemleri nelerdir? 

PKOS hastalarında tedavi, hastanın yakınmalarına göre düzenlenir.  Tedavinin amacı hastanın yaşına, şikayetlerine, çocuk isteyip istemediğine göre değişir. Tedavinin en önemli amaçlarından biri de uzun vadeli koruma sağlayarak şeker ve kalp hastalıklarının oluşumunu engellemektir. PKOS tedavisinde birden fazla yöntem kullanmak sık sık gerekli hale gelmektedir.

Yaşam şeklinin değiştirilmesi

Diyet ve egzersiz ile kilo kontrolü yapılması gerekmektedir. Ana prensip olarak beslenmede işlenmiş gıdalar ve şekerler azaltılırken tahıllar, meyveler, sebzeler ve yağsız et daha fazla tüketilmelidir. Kilonun yüzde 10 eksilmesi bile adet düzensizliklerini çözebilmektedir.

Doğum kontrol hapları

Hamilelik istemeyen kadınlarda adet düzenleyici, erkeklik hormonlarını azaltıcı, sivilce azaltıcı etkileriyle doğum kontrol hapları pek çok fayda göstermektedir. Hapların içindeki dengeli hormonların etkisi ile rahim kanseri olasılığı da azalmaktadır.

Diyabet ilaçları

Polikistik Over Sendromu’na eşlik eden ve yaşam tarzı değişiklikleri ile yanıt alınamayan şeker hastalığı, obezite ve metabolik sendrom durumlarında bu hastalıklara yönelik ilaç tedavisine başlanması gerekebilir.

Diyabet ilaçları PKOS’de de tedaviye katkıda bulunur. Kan şekerini düzenler ve erkeklik hormonunu azaltır. Bunun sonucunda tüylenme oranında da düşüş gözlemlenir.

Yumurtlamayı artırıcı ilaçlar

Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda hasta eğer obez ise yaşam tarzı değişiklikleri ile kilo verme kendiliğinden gebelik sağlayabilir.

İnfertilite için gerekli diğer araştırmalar yapıldıktan sonra, tek sebep yumurtlama bozukluğu ise bu tür ilaçlar fayda gösterir. Ancak çoğul hamilelik riski unutulmamalıdır. İlaçlardan sonra tedavi olarak son basamak tüp bebek uygulaması olmaktadır.

Cerrahi tedavi

“Ovarian drilling” laparoskopi ile yumurtalık yüzeylerinde delikler açmak demektir. Bu yöntem, yumurtlama şansını arttırır. Tıbbi tedaviye cevap vermeyen kadınlarda iyi bir seçenek oluşturur.

Ancak çok dikkatli yapılmalıdır, aksi halde yapışıklıklara neden olarak başka bir infertilite sebebinin eklenmesine neden olabilir. Kilo problemi çok ciddi olan kadınlarda obezite cerrahisi de önerilebilmektedir. Kalp hastalığı ve diyabet hastalığı durumlarında ilgili kliniklerle ortak bir tedavi planı yapılmaktadır.

Tüylenme için tedaviler

Anti-androjen denen ilaçlar tüylenme ve sivilce sorununu çözebilmektedir. Yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan bir ilaç, erkeklik hormonunu da azalttığı için tüylenme tedavisinde de kullanılabilmektedir.

Erkeklerin saç dökülmesini azaltmak için kullanılan ilaçlar da erkeklik hormonu karşıtı etkisini kıl köklerinde uygular. Bu nedenle kadınların tüylenme şikayetinde de kullanılır. Tüylerden kurtulmak için lazer epilasyon gibi diğer tedavi yöntemleri de seçilebilir.

Her hastanın duygu-durum bozuklukları yönünden özel olarak değerlendirilmesi gerekir. Klinik depresyon yönetimi için mutlaka gerekli uzmanlık alanından yardım alınmalıdır.

Polikistik Over Sendromu’nda erken tedavinin önemi nedir?

Tedaviye geç kalındığı durumlarda ses kalınlaşması, sakal bıyık çıkması, klitoris büyümesi gibi maskülinizasyon (erkekleşme) tablosu ortaya çıkar. Ayrıca hipertansiyon, diyabet ve kalp krizi gibi ciddi hastalıkların ortaya çıkma riski artar. Tedavi edilmemiş olgularda endomerium kanseri sıklığı da artış gösterir.

Erken girişimlerden en önemlisi kilo durumunu izlemek ve aşırı kilo gözlemlenmeye başlandığında önlem almaktır.

Polikistik Over Sendromu’ndan korunma yöntemleri nelerdir?

Polikistik Over Sendromu’ndan korunmanın tek yolu yaşam tarzı değişiklikleridir. Orta derecede egzersiz aktiviteleriyle birlikte düşük kalorili diyetle kilo verilmesi tavsiye edilmektedir. Kilo kontrolü, şikayetlerin ve bulguların ortaya çıkmasını engelleyecektir.

PCOS riskini en aza indirmek için rutin beslenme düzeninde ve hayat tarzında ne gibi iyileştirilmeler yapılabilir?

Tedavide kilo kontrolü birinci basamaktır. Bu hastalarda dengeli beslenme bir yaşam tarzı haline gelmelidir. Kilo alımı, Polikistik Over Sendromu belirtilerinin şiddetini artırır ve ileriye dönük sağlık sorunlarının ortaya çıkma riskini artırır.

Polikistik Over Sendromu’nda sık sık, ara ara beslenilmelidir. Bu açlık krizlerini azaltır, vücut yağlanmasını ortadan kaldırır. Doymuş yağlardan fakir, glisemik indeksi düşük ve yüksek lif içeren diyet önerilmektedir. Kilonuzda mütevazi bir azalma bile (örneğin, vücut ağırlığınızın yüzde 5’ini kaybetmek) durumunuzu iyileştirebilir. Kilo vermek aynı zamanda doktorunuzun PKOS için önerdiği ilaçların etkinliğini artırabilir ve kısırlık konusunda yardımcı olabilir.

İlginizi çekebilir!