
Melanom ve diğer cilt kanseri türleri, erken teşhis edildiğinde başarıyla tedavi edilebilen ancak geç kalındığında hayati risk oluşturabilen hastalıklar arasında yer alıyor. Güneş ışınlarına bilinçsiz maruz kalmak, düzenli cilt takibi yapmamak ve sosyal medyada yayılan yanlış bilgiler ışığında hareket etmek ise bu riskin artmasına neden olabiliyor. Melanom hakkında daha fazla bilgi edinmek, tanı ve tedavi yöntemlerini öğrenerek farkındalığı artırmak için sorularımızı Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sibel Alper‘e yönelttik. Keyifli röportajımızda yapay zeka destekli 3 boyutlu tarama sistemlerinden, ben takibine; güneş koruyucu kullanımındaki yaygın yanlışlardan, bireysel cilt kontrolüne kadar pek çok önemli başlığa değindik!

Bir kişinin cilt kanseri açısından risk altında olup olmadığını anlaması için hangi belirtilere dikkat etmesi gerekir?
Cilt kanserleri değişik türlerde olduğu için belirtileri de farklıdır. Ancak deride daha önce var olmayan kızarıklık, kabarıklık, kabuklanma veya yara uzun süre iyileşmiyorsa, mutlaka bir dermatolog görmelidir. Yine deride koyu renkli bir ben ortaya çıkmışsa veya var olan bende büyüme, renk değişimi, kaşınma, kanama fark edilirse, bu çok önemlidir. Zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.
Cilt kanserinin dünya genelinde artan görülme sıklığını düşündüğümüzde, bu artışın altında yatan temel nedenleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu artışta genetik yatkınlık ve çevresel faktörler nasıl bir risk oluşturuyor?
Görülme sıklığındaki artışın ana nedeni güneş ışınlarıdır. Gelişiminden %90 güneş ışınları, %10 genetik sorumludur. Ailede melanom olan çocuklarda iyi bir güneş koruma yapıldığında melanom riski azalmaktadır. Eski yıllara kıyasla daha fazla zararlı güneş ışınlarına maruz kalma ve çocukluktan itibaren güneşin dik geldiği saatlerde açık ortamda bulunma, güneş koruyucu, uygun giysi gibi güneşten korunma yöntemlerinin uygulanmaması riski artırır. Çocukluk çağında üçten fazla güneş yanığı geçirenlerin melanom riski 2 kat artmaktadır. Ultraviyole ışınları melanom için başlıca risk faktörüdür.
Melanom da diğer deri kanserleri de her bölgede olabilir ancak genellikle derinin güneşe açık bölgelerinde ortaya çıkar. Çocukluktan itibaren aldığımız aşırı güneş ışınları hücre yapısında kalıcı bozulma yapar ve hasar birikerek deri değişikliklerine yol açar. Hasarlı hücreler anormal çoğaldığında ise deri kanserleri ortaya çıkabilir. Aşırı UV aldığımız her 10 yıl deri kanseri riskini artırır. Güneş koruyucu kullanmak her yaşta kanserden korunmada yardımcı olur. Açık ten, sarı-kızıl saç, açık göz rengi ve aşırı çillenme gibi durumlar ultraviyole hasarının kolay oluşabildiğini gösterir. Solaryum ise başlı başına bir tehlikedir. 35 yaş altında solaryum kullananlarda melanom riski en yüksektir. Bazı ülkelerde 18 yaş altındakilere solaryum yasaklanmıştır (Avustralya, Avusturya, Belçika, Fransa, Almanya, Portekiz, İskoçya, İspanya ve ABD’de ise sadece Kaliforniya).
Melanomun tanı yöntemleri son yıllarda nasıl değişti?
Nasıl düzenli olarak check-up yaptırıyorsak, kan tahlilleriyle kolesterol şeker ölçümlerimizi izliyorsak, mutlaka düzenli deri muayenemizi de yaptırmalıyız. En büyük şansımız deride değişikliklerin gözle görülür olmasıdır ancak günümüzde sadece muayene değil, dermoskop (özel bir cihazla lezyonların büyütülerek yapılarının detaylı incelenmesi), bilgisayarlı dermoskopi (kayıt alınarak izlem olanağı sağlanması), teknolojik yenilikler ışığında geliştirilen 3 boyutlu tüm vücut görüntüleme ve tarama sistemleriyle erken tanı mümkün olmaktadır.
Yapay zeka destekli görüntüleme ve analiz sistemleri dermatolojik tanıda çeşitli gelişmeler sunuyor. Bu sistemler cilt kanseri özelinde nasıl çalışıyor? Bu tür sistemlerin yaygınlaşmasının dermatolojik muayene ve takip alışkanlıklarını nasıl dönüştürmesini bekliyorsunuz?
Son yıllarda gelişen bazı görüntüleme teknolojileri, cilt yüzeyini detaylı bir şekilde tarayarak kayıt altına alıyor ve zaman içerisinde oluşabilecek değişimlerin izlenmesini kolaylaştırıyor. Bu sistemler, dermatologların ben ya da lezyon takibi yaparken daha bütünsel bir değerlendirme sunmasına yardımcı oluyor. Yapay zeka destekli analiz araçları, özellikle renk, sınır düzensizliği, boyut ve simetri gibi parametreleri karşılaştırmalı olarak değerlendirebiliyor. Bu da takip süreçlerini destekleyici bir rol üstleniyor. Ancak bu sistemlerin nasıl ve ne sıklıkla kullanılacağı kişiye özel olarak belirlenmeli. Cilt tipi, risk faktörleri ve tıbbi geçmiş göz önünde bulundurularak takip planı dermatolog tarafından oluşturulmalı. Unutmamak gerekir ki bu tür teknolojiler tanı koyan değil, tanıyı destekleyen araçlardır.
Güneşe uzun süreli maruziyetin cilt kanseri riskini artırdığı biliniyor, fakat hala toplum farkındalığı yeterli düzeyde değil. Birçoğumuzun zihninde yanlış bilgiler var. Bu konuda sizin gözlemlediğiniz, yaygın ama yanlış bilinen uygulamalar ya da alışkanlıklar neler?
Sosyal medyada paylaşılan yanlış bilgilendirmeler en önemli sorunlardan biri. Örneğin güneş koruyucuların zararlı olduğuna dair söylentilerin bir dayanağı yoktur. Tabii bu görüşüm FDA ve Avrupa Birliği onaylı, içerik kontrolu yapılmış koruyucular için geçerlidir. Çocuklara, hamilelere ve cilt özelliklerine göre seçim yapmalı ve ilaç alır gibi dermatoloğa danışarak güneş koruyucu seçilmelidir.
Güneşten bilinçli yaralanmak gerekir. Güneşin dik geldiği saatlerde havuz, deniz programı yapılmamalıdır. Bu bizim güney bölgelerimizde 11:00-16:00 saatleri arasındadır. Okullardaki açık hava etkinlikleri öğle saatlerine programlanmamalıdır. Güneşten korunma önce giysiyle olur, şapka, güneş gözlüğü de ihmal edilmemelidir. Güneşten bilinçli yararlanma D vitamini sentezine engel olmaz.
Erken tanı, birçok kanser türünde olduğu gibi melanom için de hayat kurtarıcı olabilir mi? Erken teşhiste “ben takibi”nin önemi nedir?
Evet, hayat kurtarır. Erken tanı melanomda başarıyı inanılmaz ölçüde etkiler. En erken dönemde hayatta kalma %98’in üzerindeyken, ileri evrelerde bu oran hızla düşmektedir. Basit bir muayeneyle telafisi zor bir durumdan sakınmak mümkündür. Diğer deri kanseri türlerinde de durum benzer şekilde ilerler.
Genetik yatkınlık, yaşam tarzı ve çevresel faktörler göz önünde bulundurulduğunda, bireysel düzeyde melanom riskini azaltmak için neler yapabiliriz? Bireysel düzeyde cilt takibi nasıl olmalı, nelere dikkat edilmeli ve ne zaman bir uzmana başvurulmalı?
Melanom genellikle deri yüzeyinde başladığı için erken dönemde saptanma şansı çok yüksektir. Kişinin kendi derisini belli aralıklarla düzenli olarak kontrol etmesi çok yararlıdır. Bunun için her ay boy aynasında, yeterince aydınlatılmış bir ortamda tüm vücut derisi tepeden tırnağa incelenmeli, görülmesi güç bölgeler için bir el aynasından yararlanılmalıdır. İnceleme yüzden başlanarak saçlı deri (başka birinin yardımı istenebilir), boyun, omuzlar, sırt, göğüs vb. yerleri sırasıyla aşağı doğru sistemli olarak incelenmelidir. Kasıklar, kollar ve bacakların iç kısmı, ayak tabanı ve parmak araları unutulmamalıdır. Uzun gibi görünen bu işlem aslında 5 dakika bile sürmemektedir.
Derimizdeki değişikliklerin, benlerimizin nasıl göründüğünün farkında olmak ve herhangi bir farklılık durumunda bir dermatolog veya bu konuda deneyimli bir uzmana başvurmak, deri kanserinin en tehlikeli türü olan melanomun erken tanı şansını yüksek oranda artırmaktadır.
*Bu içerik, yalnızca bilgilendirme amacıyla Amerikan Hastanesi’nde görev yapan Prof. Dr. Sibel Alper ile gerçekleştirilen bilgilendirme röportajından derlenmiştir. Sağlık hizmeti tanıtımı ya da reklamı niteliği taşımamaktadır. Burada yer alan bilgiler tanı veya tedavi yerine geçmez; kişisel sağlık sorunlarınızla ilgili olarak mutlaka bir hekime danışmanız önerilir.
