Hiç durup kendinize “lüks nedir” diye sordunuz mu? Kelime anlamı “temel ihtiyaç olmayan, fuzuli veya gereksiz” olan bu kavram, her birimiz için farklı anlamlar taşımakta. Eskiden belki de sadece “çok pahalı olan”ı tanımlamak için kullandığımız bu kelime, şimdilerde kişiye kendini özel hissettiren her türlü deneyimi tanımlamak için kullanılabilir.

Lüks tatil denince de artık akla ilk gelen 5 yıldızlı, her şey dahil oteller değil; tam anlamıyla bize kendimizi özel hissettiren, bir bütün olarak gerçekten eşsiz bir deneyim yaşıyoruz hissi veren şehirler ve mekanlar oluyor doğal olarak. İşte Göcek de bu mekanlardan biri.

Yazı geride bıraktığımız şu günlerde, tatilin son demlerinin tadını çıkarmak, belki de 2-3 günlük bir kaçamak yapmak isteyenler için kendi içinde minik bir cennet olan Göcek, çok iyi bir alternatif. Bir kere ruhunuza iyi gelen bir yer! Eğlence mekanlarının gürültüsüne boğulmamış, henüz tüm ağaçları sökülüp yerine çirkin oteller yapılmamış küçük bir Ege beldesi. Havası şahane, doğası anlatılmaz, yaşanır!

Göcek’in yeni nesil mekanları

Göcek’te yeni nesil lüks tatil mekanlarını araştırırken bu yaz yaptığımız en güzel keşiflerden biri “Layla Göcek” oldu. TripAdvisor sayesinde tamamen tesadüf eseri keşfettiğimiz Layla Göcek, etrafı palmiye ağaçları ile çevrilmiş, havuz başında civcivlerin ve ördeklerin gezdiği, minik ama her anlamda size lüks bir tatil deneyimi yaşatan bir butik otel.

Otelin oldukça eklektik ama bir o kadar da zevkli dekorasyonunu, ailece mimar olan otel sahipleri yapmış. Her köşeden bir başka detay çıkıyor ve kendinizi bir aile dostunuzun yazlığında gibi hissettiren bir ortamda buluveriyorsunuz. Ortam o kadar huzurlu ki, otelden çıkmak bile istemiyorsunuz. Ayrıca eğer isterseniz muhteşem koyları ve 12 adaları keşfetmek için otelin teknesini size özel kaptanınızla beraber günlük olarak kiralayabiliyorsunuz.

Kahvaltıda ortalıkta gezen mutlu tavuk ve bıldırcınların yumurtalarını ve bahçede yetişen leziz sebzeleri yiyor, akşam da isteğinize bağlı otelde kalarak mevcut müşteriler ve otel sahipleriyle birlikte havuz başında yemeğinizi yiyebiliyorsunuz. Fakat bu mekanı özel kılan asıl detay insan faktörü… Sizi evlerinde gibi ağırlayan otel sahiplerinin tadına doyulmayan muhabbetleri ile günlerin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

Göcek’te başka neler yapılır?

Göcek merkezi çok küçük ve sevimli. Limanda yan yana dizili balıkçılardan neredeyse hiçbirinde kötü yemek yeme ihtimaliniz yok. Özellikle denenmesi gereken yemekler ise bir Göcek mezeleri, bir de tabii ki balıkları. Yine merkezde bulunan “Roma Dondurmacısı” ve “Kumrucu Ozan” ise tatilde yaramaz şeyler yemeyi sevenler için oldukça iyi alternatifler.

Özel tekne gezisi, büyük gruplara karışmayı sevmeyenler veya aile boyu tatile gelmiş olanlar için çok güzel bir seçenek. Koylarını görmeden zaten Göcek’e gelmenin bir anlamı yok, çünkü başta da söylediğim gibi burada sadece doğa, deniz ve huzur var. Balıkçıdan balığınızı, manavdan sebzenizi alıyorsunuz ve yüzmekten yorulduğunuz anda kaptanınızın hazırladığı mütevazi ama leziz sofraya oturuyorsunuz.

Neticede ne çok süslü beach club’lar, ne gece kulüpleri, ne de yıldızlı restoranlar sunuyor size. Ruhunuzu arındırmak, keşmekeşten kaçmak ve yeni anlamıyla dolu dolu bir lüks tatil deneyimi yaşamak içinse tam bir nokta atışı…Hani genelde hep tatillerden yorgun dönülür ve bir tatile daha ihtiyaç duyulur ya, işte bu tatilden sonra öyle hissetmeyeceğinize şüphe yok.

İlginizi çekebilir!