İnsan, sesin ve müziğin psikolojik gücünü yeni keşfetmiş değil. Antik dönemlerin çeşitli uygarlıkları yüzyıllar önce ses titreşimlerini kilise ritüellerinde, Şaman ayinlerinde ve komün mantralarında kullandılar. Solfeggio Frekansları adı verilen müzikal skala, Gregorian Chant’tan John Lennon’ın Imagine’ine kadar birçok farklı alanda kulaktan kulağa dolaştı (*). Günümüzde de her bir frekansın, psikolojinin farklı bir alanına özel olarak etki ettiği düşünülüyor.

Solfeggio Frekansları ve 6 ana hertz dizilimi nedir?

11. yüzyıl keşişlerinden Guido d’Arezzo, melodi ve müzikal ahengi belirli bir düzeneğe oturtmak adına, o dönemlerde “ut, re, mi, fa, sol, la” olarak şekillenen ve bugünün müzik sisteminin çekirdeğini oluşturan notaları geliştirir. Notalar isimlerini John the Baptist’e ithaf edilen “Ut queant laxis Resonare fibris, Mira gestorum, Famuli tuorum, Solve polluti, Labii reatum, Sancte Iohannes” dizelerinin başlangıç hecelerinden alır. Birkaç yüzyıl sonra bu nota dizilimine “si” eklenecek ve “ut” notası “do”ya dönüşecektir.

1970’li yılların ortalarında Dr. Joseph Puleo dikkatleri notaların elektromanyetik frekansı konusuna çeker ve bu alanda spesifik araştırmalar yürütmeye başlar. İnsan psikolojisi üzerindeki etkileriyle yeniden gündeme gelmeye başlayan Solfeggio Frekansları ile ilgili olarak savaş dönemi radyodan yayınlanan kasıtlı ses frekanslarından kilisenin kendi otorite gücünü artırmak için geliştirdiği özel tınılara kadar birçok spekülasyon bulunmakta.

1. Ut (Do) – 396 Hz – Korku ve suçluluk duygusunu dönüştürme

Negatif duygularla bağ kurma özelliği olan 396 Hz, bilinçaltında şekillenen suçluluk ve korku duygularını yatıştırmaya ve bireye psikolojik direnç uygulamaya odaklıdır.

2. Re – 417 Hz – Değişimi kabullenme ve uyumlanma

417 Hz, sakral çakrayla birebir etkileşim halindedir bu nedenle “denge” ve “iyileşme” çağrışımlarıyla bağdaştırılır. Geçmişe takılı kalmadan anın koşullarına uyum sağlama yetisini güçlendirdiği düşünülür.

İlginizi çekebilir: Reiki ile Çakralardaki Enerji Akışını Dengeli Hale Getirmenin Yolları

3. Mi – 528 Hz – DNA onarımı, sevgi ve gelişim

Dr. Leonard Horowitz’e göre 528 Hz, varoluşun müzikal matematiğidir. Sevgi frekansı olarak bilinen 528, duyguları harekete geçiren ve DNA yenilenmesine pozitif etkilerde bulunan en popüler Solfeggio Frekansları’ndan bir tanesidir. Mi notası hayal gücünü ve yaratıcılığı temsil eder.

4. Fa – 639 Hz – Bağ kurma ve ilişkisel denge

Kalp çakrasını etkileyen 639 Hz; pozitivite, empati, tolerans, bağlılık ve birliktelik gibi olguların gelişimine katkı sağlar. Bireysel ve çevresel ilişkilere ahenk getirdiği belirtilir.

5. Sol – 741 Hz – İfade gücü ve çözüme ulaşma

Konuşma gücü ve yaratıcılıkla ilişkilendirilen 741 Hz, kendini ifade, analiz, neden-sonuç ilişkisi kurma ve amaca yönelik ilerleme gibi konularda aktivite gösterir. Sol tınısının hücrelerdeki elektromanyetik radyasyonu temizlediğine inanılır.

6. La – 852 Hz – Öze dönüş

Farkındalığı arttıran, gizli olanı açığa çıkaran, içe dönmeyi, sakinleşmeyi ve arındırmayı esas alan 852 Hz, spiritüel bir frekans olarak bilinir. Ruhsal farkındalığı geliştirdiği düşünülür.

Sound healing (sesle şifa) ve müzikal psikoterapi gibi birçok alternatif yöntemin yaygınlaşmaya başladığı şu günlerde, tınılara daha fazla kulak kabartarak psikolojinin kapalı kapılarının ardına kendi alternatiflerimizle bakabilmemiz mümkün.

İlginizi çekebilir: Sanat Terapisi ile Hayatın Renklerine Odaklanın

(*) Gregorian Chant: Resitatif ve serbest melodiye dayanan geleneksel Roma Katolik Kilisesi müziği

John Lennon – Imagine: Şarkının 528 Hz ile olan ilişkisinden Dr. Leonard Horowitz’in “The Book of 528: Prosperity Key of Love” isimli kitabında bahsedilmektedir.

Kaynak: Gaia, Attuned Vibrations, Meditative Mind