İllüstrasyon: Büşra Gezer

Bir önceki yazımızda çakraların organlarımızdan bile daha önemli enerji tekerlekleri olduklarından ve dengeli çalışmadıkları zaman fiziki ve ruhsal sorunlar yaşayabileceğimizden bahsetmiştik. Bu yazımızda ise bu hayati öneme sahip çakralarımızdaki enerji akışını dengeli hale getirmenin ve blokajları temizlemenin yollarından bahsedeceğiz. 

Öyleyse Reiki enerjisi ile çalışarak çakralarımızın dengeli hale gelmesini sağlayan unsurlar neler olabilir? Kristaller, yağlar, yediğimiz besinler ya da doğanın bize sunduğu nimetler mi?

Kök çakra

İllüstrasyon: Büşra Gezer

Dünya ile bağlantımızı simgeleyen kök çakra, diğer çakralarımızın sağlıklı çalışması konusunda çok önemli bir göreve sahiptir. Peki kök çakramızdaki enerji akışını nasıl dengeli hale getiririz?

İlk olarak Reiki enerjisi ile bu çakramıza kırmızı bir ışığın dolduğunu, bu çakramızı şifalandırdığını ve bizi hayata bağladığını düşünmek çok etkili sonuçlar verecektir. Hatta bu çalışmayı yaparken kırmızı bir mumdan da yararlanabilirsiniz. Bu çakramıza şifa veren yağlardan bahsedecek olursak; paçuli, sedir ağacı ve tarçın yağı ile bu çakraya masaj yapmak buradaki enerji akışını dengeli hale getirecektir.

Elementi toprak olan bu çakramızdaki enerjiyi dengelemenin bir diğer yöntemi ise topraklanmadır. Sadece kök çakra için değil, tüm diğer çakralarımız ve vücudumuzdaki enerji akışı için hayati öneme sahip olan topraklanmayı çıplak ayakla toprağa basarak, ağaca sarılarak ve doğada zaman geçirerek gerçekleştirebiliriz. Yakut, kırmızı mercan ya da lal taşı ile çalışmak da bu çakramızdaki blokajları ortadan kaldıracaktır. Hayatımıza zorlukları kabul ederek devam edebilmemiz ve hayata sarılmamız için gerekli enerjiyi de sağlayacaktır.

Sakral çakra

İllüstrasyon: Büşra Gezer

Duygularımızı ve cinselliğimizi kontrol eden sakral çakramızın rengi turuncudur. Reiki enerjisi ile bu çakramıza turuncu bir ışığın dolduğunu imgeleyerek bizi şifalandırdığını ve çakramızdaki enerji blokajlarını çözdüğünü düşünmek hem çok etkilidir hem de oldukça hızlı sonuçlar verir. Yasemin, ylang ylang ve sandal ağacı yağı yine bu çakramızdaki enerji akışını dengelemede bize yardımcı olur. Özellikle sandal ağacını tütsü olarak ya da öz yağ olarak kullanmak, hem sakral çakramızdaki enerji akışını düzenleyecek hem de zihinsel berraklık sağlayacaktır.

En büyük şifa kaynaklarından biri olan su, sakral çakramızın elementidir. Bu nedenle bol su içmek, su kenarında vakit geçirmek, yüzmek özellikle de imkanınız varsa ay ışığında yüzmek sakral çakrayı şifalandıracaktır. Hayattan zevk alma gücümüzü arttırmak, hayatın bize sunduklarını şefkatle kabul etmek için quartz, aventurin ve sarı sitrin taşlarıyla da sakral çakramıza şifa verebiliriz.

Solar pleksus çakrası

İllüstrasyon: Büşra Gezer

İçimizde parlayan ışığın merkezi solar pleksus çakramız, amaçlarımıza ulaşmadaki kararlılığımızı ve başkalarıyla olan iletişimimizi simgeler. Elementi ateş, rengi turuncu olan olan bu çakramızı yine Reiki ile şifalandırarak enerji akışını dengeli hale getirebileceğimiz gibi güneşte vakit geçirerek de bu çakramızdaki blokajların çözülmesine yardımcı olabiliriz.

Kötü enerjileri en güzel şekilde temizleyen ve insana huzur veren yağlardan lavanta yağı ya da biberiye ve bergamot yağları ile de bu çakramızı dengeleyebiliriz. Şayet doğal taşlarla çalışmak isterseniz de sarı sitrin, topaz ve kehribar taşlarını kullanabilirsiniz. Ayrıca efor sarf edeceğiniz bir spor dalı ile uğraşmak, sarı renkli yiyecekler ve karbonhidrat tüketmek, hatta sarı tonlarında giyinmek bu çakramızdaki enerji akışını düzenleyecek, bu sayede de benliğimiz güçlenecektir.

Kalp çakrası

İllüstrasyon: Büşra Gezer

Sevgi ve şefkat çakrası olan kalp çakramız, maddesel enerjilerle ruhsal enerjiler arasında köprü görevi görmektedir. Her iki dünyaya da yeterli sevgiyi beslemek ve birini diğerinin önüne koymamak için kalp çakrasının dengeli çalışması oldukça önemlidir. Reiki enerjisi ile bu çakramıza yeşil ya da pembe bir ışık dolduğunu düşünmek, hem kendimizi hem de başkalarını affetmede ve tüm canlı ve cansız varlıkları oldukları gibi sevmede bize yardımcı olacaktır.

Elementi hava olan kalp çakramızı dengelemenin bir diğer yolu ise meditasyon yapmaktır. Tüm canlıları sevmenin, onlara dokunmanın ve sarılmanın en büyük şifa olduğunu zaten biliyoruz. Peki ya şifalı taşlar? Bu çakramızın şifalı taşları da yeşim, pembe quartz, turmalin ve ay taşıdır. Ayrıca bol bol yeşil meyve ve sebze tüketmek, doğada vakit geçirmek, çimlerde uzanmak, arp ve flüt ağırlıklı müzikler dinlemek de hem bu çakramızı hem de ruhumuzu şifalandıracaktır.

Boğaz çakrası

İllüstrasyon: Büşra Gezer

Kendini güzel ifade eden, iletişimi kuvvetli ve konuşurken yutkunmayan kişilerin boğaz çakraları dengeli çalışıyordur. Yaban mersini, erik, limon ve kivi yemek boğaz çakrasına iyi gelir. Sıkılgan bir yapınız varsa, çok az veya çok fazla konuşuyorsanız, boğazınızdan mavi renk bir ışığın girdiğini hayal edip Reiki yaparak kendinize şifa verebilirsiniz. Lapis, azurit, sodalit ve kuvars kristalleri de bu çakranın dengelenmesini sağlar. Adaçayı ve okaliptüs yağı ile boğaz bölgenize masaj yaparak bu çakranızı şifalandırabilirisiniz. Boğaz çakrasındaki enerji akışını dengeli hale getirmenin en keyifli yolu ise şarkı söylemektir. Arada sırada da olsa bağıra bağıra şarkı söyleyin ve bırakın içinizde biriken tüm duygular, tüm düşünceler şarkı sözleriyle akıp gitsin.

Üçüncü göz çakrası

İllüstrasyon: Büşra Gezer

Dengeli çalıştığı zaman, bizler için bambaşka bir dünyanın kapılarını açan üçüncü göz çakramız ile sezgilerimiz gelişir, içsel farkındalığımız artar. Duru göz ve aura görme özelliğimiz ortaya çıkar. Kendimizi sevmek ve olduğumuz gibi kabul etmek bu çakra için önemlidir. Azurit, sodalit, mavi aventurin, inci, lapis lazuli, kyanit, opal, fluorit ve mavi safir kristallerini iki kaşınızın ortasına koyarak enerji çalışması yapabilirsiniz. Aynı şekilde çivit mavisi bir ışığın iki kaşınızın ortasından girdiğini hayal ederek yapacağınız Reiki enerji çalışması ile üçüncü göz çakranızdaki blokajları temizleyebilirsiniz. Nane, fesleğen, sedir ağacı, adaçayı, paçuli, biberiye ve yasemin yağları ile alın bölgenize masaj yapabilir, kırmızı soğan, siyah üzüm ve böğürtlen gibi besinleri tüketerek üçüncü göz çakrasını dengeleyebilirsiniz. 

Taç çakra

İllüstrasyon: Büşra Gezer

Her şey ile bir olduğumuzu hissettiren taç çakra, dünyevi hedeflerimizin haricinde aslında gerçekleştirmemiz gereken daha yüksek amaçlarımızı bize gösterir. Dengeli çalışırken gördüğümüz rüyalar bizler için birer mesaj gibidir. Meditasyon yapmak ve dua etmek bu çakrayı dengeleyebilir. Lavanta, gül ağacı, meşe yosunu, günlük ve lotus yağı ile başımıza masaj yaparak enerji akışını dengeli hale getirebilir; sugilit, ametist, akik, berrak kuvars, topaz, safir ve aleksandrit kristallerini kullanarak taç çakramıza şifa verebiliriz.

Reiki yaparken mor renkteki bir ışığın kafanızdan girdiğini hayal edin ve kendinizi bir bütünün parçasıymışsınız gibi düşünün. Bir süre sonra vücudunuzun sınırlarının kalmadığını tek ve bir olduğunuzu hissetmeye başlayacaksınız. Oruç tutmak ya da belirli açlık molaları vermek, mor renkte kıyafetler giymek ve gün içinde kendinizle baş başa kalmak da bu çakrada enerji akışının dengeli bir şekilde akmasını sağlar.

İlginizi çekebilir!