Çoğu diyet sevdiğimiz yiyeceklerden vazgeçmeyi gerektirir. Bu yüzden uygulaması pek kolay değildir. Amerikalı beslenme uzmanı Dr. Deanna Minich ise sağlıklı yaşam üzerine çalışmalarını sürdürerek danışanlarına daha farklı bir yaklaşım sunuyor.  

Yiyecekleri tüketmemek yerine daha çok neleri tüketmemiz gerektiğine odaklanmak bu başarılı sisteminin bir sırrı. Dr. Minich’in bu sistemi anlattığı kitabı The Rainbow Diet (Gökkuşağı Diyeti), çeşitli yiyeceklerin faydaları ve işlevleri üzerinde duruyor.  

En nihayetinde beslenmeyi, modern bilimi, eski şifa uygulamalarını ve kendi klinik deneyimlerini bütünsel bir yaklaşımla birleştirerek çakra diyetini ortaya çıkarıyor.

Yedi sistemli çakra diyeti nedir?

Bu sistemler eski çakra öğretisine dayanıyor. Yedi sistem, vücuttaki tüm organları temsil etmekte olup her biri birbiriyle sürekli iletişim halindedir. Her sistem, çeşitli fizyolojik fonksiyonları gerçekleştiren bezlere ve vücut bölümlerine dayanır.  Her sistem aynı zamanda, etki gösterdiği merkeze enerji kazandırabilecek veya onu dengeleyebilecek belirli yiyecekler ve yaşam tarzı uygulamalarıyla ilişkilidir. İster hedefiniz detoks yapmak, ister enerji kazanmak olsun, bu beslenme sistemi yaşamınızın her yönünü hedefler. Size katı kurallar koymadan da özgürce beslenme olanağı sunmaktadır.

1. Kök (Kırmızı)

Bu sistem bizi temel almakta olup kimlik duygumuzla bağlantılıdır. Adrenal bezlerimizde filizlenir ve bağışıklık sistemini, DNA’mızı, deriyi, kemikleri, bacakları, kasları, eklemleri, ayakları, kısacası proteinden oluşan tüm bölümleri kapsamaktadır.  

Karşımızdaki kişiye baktığımızda gördüğümüz bütün şeyler, o kişinin “kökü”dür. Kökümüzü beslemek için de, protein alarak kan şekerini stabilize etmek çok önemlidir. Özellikle kırmızı meyve ve sebzeler vücudumuzu destekleyen temel besin maddelerini içerir. Sıklıkla C vitamini açısından zengin olan bu besinler, stresle başa çıkmamıza destek olurken adrenal bezlerimizi de dirençli kılar.  

İyileştirici kırmızı besinleri şöyle sıralayabiliriz; greyfurt, pancar, kiraz, kızılcık, goji meyvesi, ahududu, kırmızı elma, kırmızı biber, çilek, domates ve karpuz.

2. Akış (Turuncu)

Bu sistem yaratıcılığımızın vücut bulmuş halidir. Üreme organlarımız, kuyruk sokumu ve kalça gibi “akışkan” bölümlerimizle ilişkilidir. Akış, aynı zamanda böbrekler ve kalın bağırsak gibi su bazlı arınmayı sağlayan organlarımızla da yakından bağlantılıdır.  

Akış sistemine yardımcı olmak için bol su içmek ve yağ yönünden zengin kuruyemişler ve balık tüketmek önemlidir. Ayrıca turuncu yiyecekler de üreme sistemlerine destek olan karotenoidleri içerir.  

Kayısı, havuç, portakal, papaya, balkabağı, patates ve tatlı patates gibi besinleri yiyerek akış sistemine destek olabilirsiniz.

3. Ateş (Sarı)

Bu sistem enerjimizi temsil eder. “Ateş merkezi” vücudun ortasındadır ve yiyecekleri enerjiye dönüştüren sindirim sistemimizi yönetir. Mide, safra kesesi, pankreas, karaciğer ve ince bağırsağımızla bağlantılıdır. Size neyin enerji verdiğini ve neyin enerjinizi aldığını tespit edin.

Enerjinin korunmasına yardımcı olanlar besinler, mercimek veya tam tahıllar gibi lif yönünden gıdaları içerir. Sindirime yardımcı olan yiyecekler asit yönünden zengin olan sarı sebze ve meyvelerdir. Bunlar ise muz, zencefil, limon ve ananas şeklinde sıralanabilir.

4. Sevgi (Yeşil)

Bu sistem tamamen sevgi ile ilgilidir. Bize empati, merhamet ve bağlılığımız hakkında çok şey anlatır. Benliğimizdeki sevgi, açık olma, özveri, paylaşma gibi duyguları ve istekleri besler. Kolları, koltukaltlarını, kan damarlarını, göğüsleri, elleri, kalbi, akciğerleri, lenfatik sistemi, omuzları ve bilekleri yönetir. Yeşil yiyecekler genellikle kan damarlarımızın genişlemesine yardımcı olan nitratları içerir.  

Ispanak, lahana, pazı ve roka gibi yeşil yapraklı sebzeler, kalbin genişlemesine yardımcı olabilir. Avokado, brokoli, kara hindiba, hardal ve filizli sebzeler bu sistemi destekleyen diğer yeşil sebze ve meyvelerden bazılarıdır.

5. Doğruluk (Su yeşili)

Bu sistem boğaz bölgesinde yer almaktadır. Sözlü ifade yeteneğimizi yansıtır. Boğaz, tiroid bezi, ağız, yanak, çene ve kulaklarımızı kapsayan bu sistemi desteklemek için ne yediğimizin yanı sıra nasıl ve ne hızda yediğimizin de aynı derecede önemi vardır. 

Nori ve deniz börülcesi gibi deniz bitkileri, tiroidi besleyen mineraller açısından zengindir. Kulak, burun, boğaz kanallarını yumuşatıp açmaya yarayan diğer yiyecek ise çorbalar, soslar, meyve suları, çaylar, kivi ve kavun gibi sulu meyveler olarak sıralanabilir.

6. Sezgi (Mavi)

Bu sistem hipofiz bezine karşılık gelir. Sezgisel bakış açısını temsil eder. Fiziksel olarak vücudunuzdaki diğer tüm bezleri birbirine bağlar. Beyin, nöronlar, sinir ileticileri, kaşlarınız, gözleriniz ve alnınızı kapsar.

Uykuyu, düşünce işleme sisteminizi ve ruh halini düzenler.

Mavi-mor gıdalardaki besinler beyni, özellikle de hafızayı destekler. Mavi-mor yiyecekler arasında acai meyvesi, böğürtlen, incir, mor üzüm ve yaban mersini bulunur.

7. Ruh (Toprak rengi)

Bu sistem fiziksel olmayan benliğimiz yani ruhumuz ile ilişkilidir. Gıdaların fiziksel varlığından uzaklaştıkça, bir maneviyat ve arınma alanına gireriz. Ruhumuzla içsel netlik ve aydınlanmaya ulaşırız.  Bu sistem ruhla ilgili sağlık sorunları, elektromanyetik alanlar, enerji meridyenleri, sinir sistemi ve epifiz bezi gibi görünmez, ancak çok etkili olan elementleri kapsar.  

Arınma amaçlı yapabileceğiniz aralıklı oruçların yanı sıra, yemek yerken tercihinizi karnabahar, hindistancevizi, sarımsak, soğan, susam ve turp gibi beyaz yiyeceklerden yana kullanmak bu sistemi desteklemenize yardımcı olur.

İlginizi çekebilir!

Kaynak: Goop.com