Senem Mursaloğlu’nun 2016 senesinde kurduğu Sisters markası, birbirinden şık elbiseleri ve çarpıcı kumaşları kadar, sahip olduğu etik değerleri ve sürdürülebilir kimliği ile de fark yaratıyor. Üretim aşamalarından, tasarım sürecine ve paketlemeye kadar hem çevreye hem de insan haklarına saygılı olan Sisters markası, isminden de anlaşılacağı gibi, bir kadın dayanışmasının sonucu!

Hem yeşili hem de bünyesinde çalışan insanların haklarını ön planda tutan bu güzel markanın kurucusu ve tasarımcısı Senem Mursaloğlu ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Bilinçsiz alışverişe ve “Black Friday” konseptine karşı Kasım ayı boyunca uyguladıkları kampanyalarıyla vermek istedikleri mesajdan, markanın geri dönüşüm stratejilerine kadar pek çok konuya değindik. İşte yavaş modanın şık temsilcisi Sisters!

İlginizi çekebilir: Geri Dönüşüm Rehberi

Merhaba! Bize kendinizde ve markanızdan kısaca bahseden misiniz?

Merhaba! Çocukluğundan beri sürekli çizen ve hayal kuran biriydim. Ne mutlu bana ki, eğitimimi tekstil ve moda tasarımı üzerine yapma fırsatım oldu. Yaklaşık 7 sene farklı büyük moda markaları için koleksiyonlar hazırladım. 2016’da kendi markam Sisters’ı kurdum.

5 sene önce, kişisel ihtiyaçlardan, kız arkadaşlarımla yürüttüğümüz ortak akıldan ve bol bol bakıp biriktirmekten doğan; kadınlar tarafından kadınlar için üretilen bir marka Sisters. İlk günden beri hayalim; kolayca üzerine geçirip evden çıkabildiğin ve içerisinde kendinin en iyi versiyonunu hissedebileceğin elbiseler tasarlamaktı. Bu elbiseleri arayan kadınlarla buluşmamız da çok doğal ve kendiliğinden gelişti. Sisters adıyla müsemma, kız kardeşlerden oluşan kocaman bir kız grubu olduk!

Sisters markası olarak arkasında durduğunuz değerler neler, bu değerleri ürünlerinize veya marka iletişiminize nasıl yansıtıyorsunuz? Şu anda aktif olarak devam eden “Slow November” kampanyanızın, sahip olduğunuz sürdürülebilir kimliği nasıl desteklediğini açıklar mısınız?

Sisters, etrafındaki özgür ruhlu kadınlardan ve en az kız kardeşlik kadar, yakın arkadaşlıkların güçlü bağlarından ilham alıyor. Kurduğu komüniteye yakından bağlı ve elbise odaklı bir markayız. 5 sene önce, Sisters markasını kurgularken, henüz ‘Women’s empowerment’ bu kadar güçlü bir akım değildi. Ne mutlu ki bugün, artık kadınların her zamankinden fazla birbirlerine el verdiği, birbirini kollayıp yücelttiği, toplumsal olaylara her zamankinden çok daha yüksek sesle karşı çıktığı bir dönemdeyiz. Bizim için elbiselerimizi giyen kadınların mutluluğu kadar, tasarımlarımızı hayata geçiren üreticilerimizin şartları da öncelikli. Tedarikçilerimizin, üretim süreçleri boyunca, sosyal ve ekolojik sürdürülebilirlik standartlarına bağlı kalması bizim için hayati bir konu. Elbiselerimizin dikiminde emeği geçen kadın ustalarımızın, erkek iş ortaklarıyla eşit çalışma haklarına sahip olamlarını sağlamak da değerlerimizin başında geliyor.

İşte bu yüzden “slow november” kampanyamızıla, Black Friday bilinci oluştururken, sürdürülebilirliğin de hayatımızın her anında olması gerektiğini vurgulamak istedik. Kampanyada ay boyu devam eden %20 indirime ek olarak 27 Kasım tarihinde satışlarımızı durdurmaya karar verdik! Aynı zamanda her satışımız için de 1 adet fidan bağışlıyoruz.

Etik ve sürdürülebilir modanın belki de en önemli etabı üretim olabilir. Sisters’ın o güzel kıyafetlerini kimler, nerede üretiyor? Nasıl materyaller tercih ediyorsunuz? Üretilen kıyafetlerin çevresel etkilerini en aza indirmek için neler yapıyorsunuz?

Koleksiyonlarımız, kendi atölyemizde, kadın ustalarımız tarafından, yüksek terzilik ve özenle dikiliyor. Elbiselerimizde polyester kullanımını minimize ederek, %99 doğal, geri dönüştürülebilir ve sürdürülebilir elyaflarlardan oluşan kumaşlar kullanıyoruz. Kumaş tedarikçilerimizin; OEKO-TEX standard 100, Oeko-tex, FSC, BCI ve Environmental Emission Evaluator gibi sertifikaları olmasını tercih ediyoruz. Aynı şekilde, ICS (Initiative Clause Sociale) denetiminden geçmiş olmalarını ve kimyasal atık denetleme sistemlerinin kontrolünde olan, sektöründe bağımsız BVE3 sistem üyesi olmalarını da gözetiyoruz. Bu platform sayesinde, üreticilerin boya ve yardımcı kimyasal tüketimleri ve atık miktarları denetim altında tutulabiliyor.

Üretim sonrası, paketleme aşamasında da aynı şekilde geri dönüştürülebilir materyaller kullanıyoruz. Koleksiyon hazırlığı esnasında ortaya çıkan ve bazıları üretime dahil etmediğimiz numune modellerimizi de her sene gerçekleştirdiğimiz “sample sale” günleri kapsamında müşterilerimizle buluşturuyor, yaşam döngüsüne dahil ediyoruz. Aynı şekilde döngüsel tasarım kapsamında, önceki sezonlara ait materyallerinin yeniden ham madde olarak kullanılmasını sağlıyoruz.

Sisters’ın geleceğinde başka sürdürülebilirlik adımları var mı?

Evet, bizi çok heyecanlandıran projelerimiz ve iş birliklerimiz olacak! Hayata geçirdikçe sizlere müjdelemek ve bu kolektif heyecanı ayakta tutabilmek dileğiyle!

İlginizi çekebilir: Sürdürülebilir Spor Rutini Rehberi