YAZAN: DİLA ATTEPE

Hiç durmadan çalışan zihnimizdeki düşünceler, günlük hayatımıza büyük etkisi olan bir unsur. Ne düşündüğümüzü dışa vurmadığımız sürece içimizde kalan müdahaleci ve istenmeyen düşüncelerle baş başa kaldığımız bazı zamanlar oluyor. Hiç koltuğunuzda sakince kitabınızı okurken birden aklınıza rahatsız edici düşünceler geldiği oldu mu? Görünüşte saçma, rahatsız edici ve zaman zaman uygunsuz olan bu müdahaleci düşünceler günlük hayatımızın huzurunu bozabiliyor. Peki bu davetsiz misafirler zihnimizde nasıl beliriyor ve onları nasıl kontrol altına alabiliriz? Birlikte keşfedelim.


Müdahaleci düşünceler nedir?

Neredeyse herkesin zihni zaman zaman rahatsız edici, itici, tuhaf ya da saçma fikirlerle meşgul olabiliyor. İstenmeyen düşünceler ya da müdahaleci düşünceler olarak adlandırılan bu durum, günlük hayatımızın gidişatını etkileyebileceği gibi anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk ve depresyon gibi hastalıkların belirtisi de olabiliyor. İstenmeyen düşünceler her insanda farklı şekillerde kendini gösterebiliyor. Zihnimizde aniden beliren ve bir takıntı haline gelebilen bu düşünceler bizim için bir korku ve utanç kaynağı olabiliyor.

Müdahaleci düşüncelere neler sebep olabilir?

Genellikle erken yaşta yaşanan travmalardan tetiklenebilen istenmeyen düşünceler, hayatımızda yaşadığımız önemli olaylar ve hastalıklardan da kaynaklanabiliyor. Bu davetsiz düşünceler anksiyete bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi hastalıklara sahip olan kişilerde daha fazla ortaya çıkabiliyor. Aniden zihinde beliren bu düşüncelerin kaynağında kişinin etrafındaki tetikleyiciler büyük rol oynuyor. Travmalarını tetikleyen bir olay, yer, kişi veya hareket, istenmeyen düşüncelerin ortaya çıkmasına sebep olabiliyor.

Müdahaleci düşünce çeşitleri nelerdir?

Garipten korkutucuya kadar her şekilde kendini gösterebilen davetsiz düşünceler cinsellik, şiddet içeren ya da tabu konular ve korkunç olaylar hakkında olabiliyor. İstenmeyen düşünceler genellikle kişiliğimizle ve inançlarımızla çatışan bir halde ortaya çıkıyor ve bu yüzden kişide suçluluk, tiksinme ve utanç duygusu uyandırabiliyorlar. Müdahaleci düşünce çeşitleri şu örnekler hakkında olabilir:

  • İstemeden bile olsa başkalarına veya kendine zarar vermek.
  • Uygunsuz, yasak cinsel davranışlar veya durumlar.
  • Kirlenme veya mikrop korkusu.
  • Kimliğiniz, ilişkileriniz ve seçimlerinizle ilgili şüpheler veya endişeler.
  • Yasa dışı veya sosyal açıdan uygunsuz davranışlarda bulunmak.
  • Kendi hakkında olumsuz konuşma.
  • Önceki travmanın hatırlanması.
  • Saçma kavramlar veya resimler.

Müdahaleci düşünceler nasıl ayırt edilir?

Peki zihnimizde birden ortaya çıkabilen, davetsiz ve müdahaleci olan bu düşünceleri nasıl fark edebiliriz? Habersiz bir şekilde beliren bu düşünceleri fark edip anlamak, onları yavaşlatmaya ve kontrol altına almamıza yardımcı olabilir. Özünde rahatsız edici olan ve genellikle tekrar eden bu düşünceler, kontrol altına alınmadığında daha çok sorun ile karşılaşabiliriz. Gelin bu düşünceleri nasıl fark edebileceğimize bakalım. Şu durumlar olduğunda müdahaleci düşünceler olduğunu fark edebilirsiniz:

Düşünceler sizin için olağan dışıdır. Normalde aklınızdan geçmeyecek farklı düşünceler aklınızda belirir, kendini tekrar eder.

Düşünceler rahatsız edicidir. Bu düşüncelerle aniden karşılaştığınızda tiksinme ve utanç duygusu ortaya çıkabilir. Eğer düşünceyi aklınızdan atmak, onu silmek istiyorsanız, bu onun müdahaleci bir düşünce olduğunun işaretidir.

Düşünceleri kontrol etmesi zordur. Eğer müdahaleci bir düşünce ile karşılaşırsanız, onları kontrol etmek ya da aklınızdan çıkarmak sizi zorlayabilir. Bu düşünceler genelde kendini tekrar eder ve onları silmeye çalıştıkça daha çok kendilerini belli edebilirler.

İstenmeyen düşünceleri nasıl yönetebiliriz?

Zihnimiz elbette bazen olumsuz düşüncelere kayabiliyor ancak toplumda da yaygın görülen müdahaleci düşünceler kişinin hayatında ve psikolojisinde negatif etkiler bırakabiliyor. Bu düşüncelerin farkına varmak onları kontrol etmenin ilk adımı olarak karşımıza çıkıyor. Bunun yanında düşüncelerimizi yönetmek için yardım alabileceğimiz birçok yol da bulunuyor.

Düşünceyi kabul edin.

Müdahaleci düşünceler zihnimizde belirdiğinde, yapılabilecek en basit ve kolay şey onları tanımak ve kabul etmektir. Düşüncemizi kabul ettiğimizde ona bir alan tanımış oluruz. Böylece onu ayırt etmemize yardımcı olur.

Bilişsel davranış terapisini deneyin.

Bilişsel davranış terapisi müdahaleci düşünceleri kontrol etmekte yardımcı olabiliyor. Bu terapi türünün asıl amacı düşüncenin akla gelmemesini sağlamak değil, düşünce ile doğru baş etmeyi öğrenmektir. Bu yöntem, olumsuz, çarpık ve ani düşünceye aktif olarak meydan okuyor ve bunları daha olumlu, akılcı ve gerçekçi düşüncelerle değiştirmeyi öğretiyor. Kişilerin düşüncelerini incelemelerine olanak tanıyor ve dolayısıyla müdahaleci fikirlerin zihnimizdeki duygusal etkisini azaltıyor. Bilişsel terapi, müdahaleci düşüncelerin yarattığı sıkıntıyı yönetmek ve hafifletmek için etkili araçlar sağlıyor.

Farkındalık ile zihninizi sakinleştirin.

Günümüzde yaygın olarak kullanılan ve eski bir disiplin olan farkındalık sayesinde düşüncelerimizi yargılamadan gözlemleyerek kontrol etmeyi öğrenebiliriz. Bu yöntem, anda olmayı teşvik ettiği gibi istenmeyen düşüncelerin varlığını gereksiz önem veya duygusal ağırlık vermeden fark etmeyi vurguluyor. Üstelik düşüncelerin geçici olduğunu ve kişinin tüm varlığını tanımlamadığını bilmek, kendini bu düşüncelerden büyük görmek, müdahaleci düşüncelerin etkisini büyük ölçüde azaltabiliyor. Meditasyon veya yoga gibi farkındalık teknikleri devamlı bir şekilde kullanıldığında, kişisel farkındalığı ve kabullenmeyi arttırıyor. Ayrıca dikkat dağıtıcı fikirlerden uzaklaşma duygusunu da geliştiriyor.

Psikoterapi almayı deneyin.

Eğer müdahaleci düşünceler sağlıksız şekilde arttıysa ya da onlarla kendiniz başa çıkamıyorsanız bir uzman ile çalışmayı deneyebilirsiniz. Bireysel terapi ile kişiliğinize göre en doğru terapi yöntemini belirleyip bir iyileşme yolculuğuna çıkmak mantıklı ve etkili bir yol olabilir. Terapistinizle birlikte uygun teknikleri ve başa çıkma mekanizmalarını çalışabilirsiniz. Terapi seanslarınızda konunun üzerine yoğunlaşarak daha sağlıklı bakış açıları geliştirmeyi ve bunların etkilerine karşı dayanıklılık geliştirmeyi öğrenebilirsiniz.



Dila Attepe

1999 yılında Ankara’da doğan Dila, lisans eğitimini Ankara Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Bitirme tezini kadınlarda beden algısı üzerine yazdıktan sonra kişisel gelişim ve psikoloji alanına yöneldi. Live to Bloom’da editör olarak çalışmaya başlayan Dila, beden algısı ve zihinsel sağlığı geliştirme konusundaki farkındalığı sayesinde sağlıklı yaşam camiasına ilham...



BLOOM SHOP