FOTOĞRAF: GOOP

Wellness sektöründe yaşanan gelişmeleri, öne çıkan trendleri ve ilgi çeken haberleri sizler için derledik. 


Araştırmalara göre plastiklerin yalnızca %2’si aynı kalitede geri dönüştürülebiliyor.

Her yıl yaklaşık 400 milyon ton plastik atık üretiyoruz. Bu miktarın ise %40’ını tek kullanımlık plastikler oluşturuyor. Plastiğin geri dönüşümünün oldukça kolay ve mümkün olduğu çoğu şirketin kampanyalarına dahil edilen bir satış stratejisi olsa da araştırmalara göre plastiklerin sadece %2’si aynı kalitede geri dönüştürülebiliyor. Geriye kalan %8’i ise ancak orijinal üründen daha düşük kaliteli bir ürüne dönüşebiliyor. Geri kalan %90 ise çöp sahalarında birikip doğaya karışıyor veya yakılıyor. Şu anda ise okyanuslarda tahminen 75 ile 199 milyon ton arası plastik bulunmakta. ABD’de son tüketici pazarında yapılan bir araştırmaya göre 2014’te plastik atıkların %9.5’i geri dönüşürken 2021’de için bu oran sadece %5. Plastik tüketimini etkilendiği ülkelerden birisi ise Türkiye. 2004 yılından bugüne Avrupa Birliği ülkelerinden ithal ettiğimiz plastik atıklar 173 kat arttı. Bu her gün 213 kamyon dolusu plastiğin ülkemize boşaltılması demek.

Kaynak: Yuvam Dünya

Domuzlar üzerinde yapılan bir araştırma, hücre ölümünün durdurulabileceğini öne sürüyor.

Yale Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, domuzların kan dolaşımı ve diğer hücresel işlevlerinin ölümlerinden tam bir saat sonra yeniden etkinleşebildiğini ve hücrelerin varsayılan kadar çabuk ölmediğini öne sürdüler. Araştırmacılar, ölen domuzun vücudunda oksijenin bir kez daha dolaşmasını sağlayan ve kalp durmasından sonra bazı organları ve hücreleri kurtaran OrganEx adı verilen bir cihaz kullandılar. Yale’de genetik ve psikiyatri uzmanı olan ve araştırmayı yöneten Dr. Nenad Sestan, hücrelerin ölümünün durdurulabileceği ve birçok hayati organda işlevlerinin ölümden sonra bile geri kazanılabileceğini söyledi. Daha fazla araştırma ile, son teknoloji olan bu yöntem bir gün insan organlarının daha uzun süre korunmasına ve daha fazla insanın organ nakline yardımcı olabilir.

Kaynak: CNN

HPV aşısı, rahim ağzı kanseri başta olmak üzere 7 farklı kanser türünden koruma sağlıyor.

Kadınların yaşamı boyunca karşılaştıkları kanser risklerinin başında meme kanseri geliyor. Ancak HPV’ye bağlı kanserler de hiç azımsanmayacak riskleri beraberinde getiriyor. HPV kaynaklı kanserlerin çok büyük bir bölümüne karşı önlem almak, HPV aşısı ile mümkün hale geliyor. Her yıl dünyada 250 bin kadın rahim ağzı kanserinden hayatının kaybediyor HPV aşısı ise rahim ağzı kanseri başta olmak üzere 7 farklı kanser türünden koruma sağlıyor. 100 ülkede ise HPV aşısı aşı takvimine dahil. Hatta Avustralya, rahim ağzı kanserini 10 yıl boyunca çocuklara okullarda ücretsiz HPV aşısı yaparak sıfırladı. Türkiye’de ise HPV aşısı, aşı programında yer almıyor, ancak ücret karşılığında yaptırılabiliyor.

Kaynak: Turkish Dictionary

Kalori kısıtlaması ve açlığı görmezden gelmek vücutta ters etki yaratarak kilo almaya sebep olabiliyor.

Tufts Üniversitesi’nden Dariush Mozaffarian tarafından yapılan yeni bir analiz, ABD’de kalori tüketiminin 2000’den bu yana biraz azaldığı sonucuna vardı. Ancak obezite oranları o zamandan beri üçte bir oranında arttı, bugün nüfusun neredeyse yarısına ulaştı. Dr. Dawid Ludwid ise, obezitenin ana nedeninin aşırı yemek olmadığını, kilo alma sürecinin fazla yemeye neden olduğunu söylüyor. Açlığı görmezden gelmeye ve kalorileri kısıtlamaya çalışırsak, vücudun metabolizmayı yavaşlatarak enerji tasarrufu sağlayıp kilo almaya sebep olacağını söyleyen Ludwid, sadece kalorileri azaltmanın uzun vadede işe yaramayacağını belirtiyor. Kalori dengesi düşüncesi, aşırı yemeyi zayıf öz kontrole bağlıyor. Ludwid “Aşırı yeme bir semptomdur, bir sebep değil.” diyerek bilinen obezite sebeplerine yeni bir bakış açısı getiriyor.

Kaynak: Dr. Mark Hyman





BLOOM SHOP