YAZAN: DİLA ATTEPE

Cinselliğimiz, hayatımız boyunca zihnimiz ve bedenimiz arasındaki etkileşimle farklı boyutlarda keşfedilen bir parçamızdır. Beden ve zihin sağlığımız ise cinsel deneyimlerimize etkisi olan oldukça önemli bir noktadır. Vücudumuzdaki karmaşık etkileşimlerle yaşadığımız, cinsel deneyimin zirve noktası olarak görülen orgazm ise mental sağlığımızdan etkilenebilen bir unsurdur. Çoğunlukla gözden kaçan ancak yaygın olan etkilerden biri, erişimini zevk alanlarına kadar genişletebilen, karmaşık bir duygusal durum olan anksiyetedir. Peki fiziksel hazzın zirvesi olan orgazma gölge düşürme yeteneği ile anksiyete ve orgazm arasında nasıl bir ilişki var?


Cinselliğimiz mental sağlığımızdan nasıl etkileniyor?

Akıl sağlığının yalnızca zihinle sınırlı olmadığı giderek daha belirgin hale geliyor ve etkisini günlük deneyimlerimizin çeşitli yönlerinde gösteriyor. Beynimiz ve cinsel organlarımız, vücudumuzdaki sistem dengesi içerisinde çok etkileşimli bir zemindedir. Zihinsel fonksiyonlarımız ve mental iyi olma halimiz sağlıklı bir seks hayatı için farkındalık kazanılması gereken bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Anksiyete ve orgazm arasında önemli bir ilişki, obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu gibi çeşitli şekillerde cinsel hazzın önünde bir engel oluşturabiliyor. Örneğin bir erkek cinsel performans kaygısı veya seks sırasında ereksiyon olamama endişesi yaşıyorsa, bu cinsel işlev bozukluğunu yaşama olasılığı daha yüksek olabiliyor. Benzer şekilde, vajinismus deneyimleyen kadınlar geçmiş deneyimlerin bir sonucu olarak cinsellikle ilgili kaygılar geliştirebiliyor.

Anksiyete ve orgazm arasında nasıl bir ilişki var?

Anksiyete ve orgazm birbiriyle yakından ilişkili olan iki unsur olarak karşımıza çıkıyor. Kaygı bozukluğu, cinsel işlev bozukluklarının gelişmesinde önemli bir rol oynuyor. Seks sırasında farklı dikkat dağıtıcı faktörler ve aklımızdaki olumsuz duygular, vücudun rahatlama ve cinsel aktivitelere tam anlamıyla katılma becerisine müdahale edebilir. Yaşadığımız stresin beynimizde tetiklediği “savaş ya da kaç” tepkisi gerginliğin artmasına yol açarak orgazma ulaşmayı zorlaştırabilir. Yani aklınız başka yerde olduğunda alacağınız hazzın önüne de bir engel kurmuş olursunuz.

Erkeklerde genellikle görülen performans kaygısı da partner karşısında yetersizlik duygusu ve öz güven ile ilişkilidir. Kişi, zihninde bu duygularla baş ederken, zevk almak odak noktasından çıkar ve orgazma ulaşmak zor bir hale gelir. Kadınlarda ise bedensel uyarılmalar orgazm deneyimi için yeterli değildir. Zihinsel ve bedensel bağlar birbiriyle iletişimdeyken, seks sırasında akla gelen müdahaleci düşünceler, beden algısı ve farkındalığı, orgazma giden yolda güçlük çekmeye yol açabilir.

Bunlar yanında herkeste görülebilen, seks sırasında orgazm olmaya aşırı odaklanmayla kendini gösteren orgazm kaygısı da etkili bir unsurdur. Orgazm olmayı başarıyla ya da seksi “bitirmek” ile bağdaştırmak, içselleştirilmiş bir baskı yaratabilir. Orgazma çok fazla odaklanmak sonucunda ise doruğa ulaşma olasılığı azalır çünkü orgazma ulaşmak için gevşeme ve gerginlik arasında bir denge gereklidir. Orgazm kaygısı erkeklerde ereksiyon bozukluğu, kadınlarda ise anorgazmiye neden olabilir.

Orgazma ulaşmak için anksiyeteyi nasıl yönetebiliriz?

Bedeninizi kucaklayın.

Seks sırasında odaklanma sorunlarının bir nedeni de bedenimizle olan ilişkimize bağlıdır. Beden algısı sorunları, güzel görünme kaygısı hazza ulaşmamızın önüne geçebilir ve seks sırasında bizi kısıtlayabilir. Vücudumuzun görünüşü konusunda kendimizi güvensiz hissetmemiz, partnerimizin bizi çekici bulup bulmayacağı konusunda endişelenmemize yol açabilir. Bu noktada, öncelikle bedenimizle olan ilişkimizi geliştirmek için farklı yöntemler deneyebiliriz. Seks eğitimcisi ve araştırmacı Emily Nagoski, vücudunuzla ilgili hoşunuza giden her şeyi aktif olarak kabul ederek cildinizde rahat etmek için adımlar atmanızı öneriyor. Nagoski, çıplak bedeninizle ayna karşısına geçerek dayanabildiğiniz kadar gördüğünüz ve hoşunuza giden her şeyi not almanızı içeren bir egzersiz yapmanızı tavsiye ediyor. Bu egzersizi yaparak beden algınızı ve öz sevginizi geliştirmek seks sırasındaki kaygılarınızdan kurtulmanıza yardımcı olabilir.

Keşfetmeye açık olun.

Partneriniz ya da kendinizle zaman geçirdiğiniz dakikalarda seks hakkında daha çok bilgiye sahip olmak, orgazma ulaşmanızı kolaylaştırabilir. Bedenlerimiz ve kişiliğimiz hayatımız boyunca bir değişim halindedir. Bu yüzden cinsel hayatımızda da farklı yönlere gidebileceğimizi ve değişimlere açık olmamız gerektiğini unutmamalıyız. Seks sırasında amaç sadece bir şekilde orgazma ulaşmak değil, neyin zevk ve zihinsel rahatlama getirdiğini keşfetmektir. Partnerinizle neyin hoşunuza gidip gitmediği veya yeni şeyler denemek hakkında konuşmak, seks sırasında olan kaygılarınızın önüne geçecek bir yöntem olabilir. Karşımızdakini memnun etme baskısından uzak, kişisel farkındalıkla birleşen bir deneyimle, cinsel hayatımızda aldığımız hazzı geliştirebiliriz.

Meditasyondan yardım alın.

Seks sırasında dikkatiniz performans kaygısı veya diğer müdahaleci düşünceler nedeniyle dağılıyorsa, seks öncesinde meditasyon yapmak, kaygılarınızı azaltmaya yardımcı olabilir. Farkındalık meditasyonu ayrıca seks sırasında aklınıza gelebilecek istilacı ve dikkat dağıtıcı düşüncelerin en aza indirilmesine de olanak tanır. Seks sırasında nefesinize odaklanarak dikkatinizi toparlamak, anda kalmanıza yardımcı olabilir. Dikkatinizin dağıldığı anlarda, nefes pratiğine koku algınızı da katabilirsiniz. Özellikle partnerinizin kokusunu derinden içinize çekerek farkındalığınızı etkili bir şekilde yeniden yönlendirebilir, orgazma giden yolu da açabilirsiniz.

Duyusal odak egzersizini deneyin.

Aşırı düşünmekten kurtulmayı, şehvetli ve cinsel duygularla yeniden bağlantı kurmayı kolaylaştırmak için duyusal odaklanma olarak bilinen bir teknik olan duyusal odak tekniği, seks sırasında yaşayabileceğiniz kaygıları azaltmayı destekler. Bu tekniğin amacı, bedendeki duyumları aşırı düşünmeden deneyimlemek, kişinin bedenini yeniden tanıması için merak duygusunu beslemektir. Duyusal odak, önceden belirlenmiş sonuçlar veya beklentiler olmadan, ister bir partnerle ister tek başına ve kişinin istediği kadar yapabileceği talep olmaksızın dokunmayı içerir. Bu ön sevişme ya da uyarılma ile ilgili değil, tüm vücudu kapsayan basit dokunma ve dokunulma eylemine odaklanır. Cinsellikte kaygıyı hafifletmek ve daha derin bir bağ kurmak için etkili bir adım olarak kullanabilirsiniz.



Dila Attepe

1999 yılında Ankara’da doğan Dila, lisans eğitimini Ankara Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Bitirme tezini kadınlarda beden algısı üzerine yazdıktan sonra kişisel gelişim ve psikoloji alanına yöneldi. Live to Bloom’da editör olarak çalışmaya başlayan Dila, beden algısı ve zihinsel sağlığı geliştirme konusundaki farkındalığı sayesinde sağlıklı yaşam camiasına ilham...



BLOOM SHOP