Fotoğraf: yahoo.com

Şükran Günü’nden bir gün sonra olan “Black Friday” (Kara Cuma) aslında her zaman bu isimle anılmıyordu. Kesin çıkış sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte, Amerika’da indirimlerden yararlanmak isteyen binlerce kişinin arabalarıyla yola çıkarak çeşitli kazalara sebebiyet vermesi ve alışveriş çılgınlığı esnasında insanların birbirlerine zarar vermeleri sonucu bu günün “black” olarak anılmaya başlandığı düşünülüyor.

Amerika’da yalnızca bir günle sınırlı kalmayan Black Friday, son yıllarda ülkemizde de hızlıca yer edinmeyi başardı. Birçok firma bu günü “Kara Cuma” yerine “Muhteşem Cuma” olarak adlandırmayı seçiyor ve indirimlere bir hafta önceden bile başlayabiliyor.

Peki haftalar öncesinden reklamı yapılmaya başlanan “muhteşem” indirimlerin ve “inanılmaz” promosyonların olduğu bu günde tüketici olarak biz nelere dikkat etmeliyiz?

Yılda birkaç defa yapılan bu özel indirim günlerinde ne kadar bilinçli tüketiciler olduğumuzu sorgulamamız gerekiyor. Uzun süre her yerde reklamını gördüğümüz indirimler bizi cezbederek çoğu zaman hiç hesapta olmayan alışverişler yapmamıza neden oluyor. Online alışverişin bir tık uzağımızda olduğu bu teknoloji çağında, sonradan pişman olacağımızı gereksiz harcamaları yapmak sadece birkaç saniye sürüyor.

Alışveriş yapmaktan oldukça keyif alan ve bazen ölçüyü kaçırabilen biri olarak, kendim için geliştirdiğim birkaç yöntemi sizinle paylaşmak istiyorum. Eğer siz de alışveriş yapmayı seviyorsanız eminim kendinizden bir şeyler bulacaksınız.

Gereksiz harcamalardan uzak durmanın 4 yöntemi

1. Alışverişe başlamadan ihtiyaç listesi yapın

Aslında her zaman aklımızda olması gereken bu kuralı indirim dönemlerinde kolayca unutabiliyoruz. İhtiyaç değil indirim alışverişi yapıyoruz. Görünürde hiçbir şeye ihtiyacımız yokken bile indirim yazılarını görerek mağazalara koşuyor almamıza gerek olmayan bir sürü şeyle eve geri dönüyoruz.

Bunun yerine indirim dönemi öncesinde ihtiyaçlarınızı gözden geçirerek bir liste yapın ve indirim başladığında bu listeye sadık kalmaya söz verin. Eğer listenizde olan bir ürünü indirimdeyken görürseniz ne güzel, bilinçli bir alışveriş yapmış olacaksınız.

Eğer kendinizi listenizde olmayan bir ürünü almak isterken bulursanız, bir sonraki yöntem tam da bu durumda kurtarıcınız olacak!

2. Satın almandan önce bekleyin

İndirimde, önceden hiç aklınızda olmayan muhteşem bir kıyafet gördünüz ve ona resmen “âşık oldunuz”. Bu durumda insanın en doğal dürtüsü tabii ki satın almak olacaktır. Böyle anlık ve güçlü bir alma dürtüsü yaşadığınızda, yapmanız gereken şey çok basit; bekleyin!

Evet, yalnızca bekleyerek kendinizi gereksiz bir harcamadan alıkoyabilirsiniz. Beğendiğiniz üründen uzaklaşın ve ister yarım saat ister daha uzun bir süre başka şeylerle ilgilenmeye gayret gösterin.

Sonra kendinize şunları sorun: “Bu ürünü neden istiyorum, ona ihtiyacım var mı? Onu nasıl, ne zaman ve ne kadar kullanabileceğim? Ürün “bu fiyata göre” mi güzel yoksa indirimsiz olsa da almak isteyecek miydim?”

İlk sorunun cevabı aslında gayet ortada. Bu kıyafet bir “ihtiyaç” değil zaten ihtiyaç olsaydı almayı daha önceden planlamış olurdunuz. Burada söz konusu tamamen dürtüsel bir alışveriş. Çoğu zaman fiyatın düşmüş olduğunu görmek beynimizde ürünü neden kaçırmamamız gerektiğine dair abartılı fikirler oluşturmamıza sebep oluyor.

Normalde sıradan deyip geçeceğimiz bir ürünü indirimde gördüğümüzde gözümüzde birden güzelleşiyor. Ancak alma dürtümüzün hafiflemesine izin vererek daha sağlıklı düşünebilmek mümkün. Bir süre sonra bu kıyafet size o an verdiği heyecanı doğal olarak vermemeye başlayacaktır, inanın.

3. Ürünün fotoğrafını çekin

Evet bu basit taktik kulağa komik gelse de kesinlikle işe yarıyor. Almak istediğiniz ürünün telefonunuzla fotoğrafını çekin ve telefonu cebinize koyduğunuzda ürünü aldığınızı farz edin. Sonra gününüze kaldığınız yerden devam edin.

Kendinize belli bir süre tanıyın, benim için bu süre üç gün ile bir hafta arasında değişiyor. Süre sonunda telefonunuzdaki fotoğrafa tekrar bakarak bu ürün sizde aynı alma isteğini doğuruyor mu diye kendinize sorun. Bunu yaptığım zamanların neredeyse hepsinde cevabım “hayır” oldu.

Gerçekten de kendime bu süreyi tanıdığımda sonradan gereksiz bulacağım ve pişman olacağım harcamaları yapmamaya başladım. Sonra da gönül rahatlığıyla, ürünü artık istemediğimi fark ederek fotoğrafı sildim. Böylece ne ürün aklımda kaldı ne de dolabımı boş yere işgal etti.

4. Almak istediğiniz ürünün parasını ayırın

Bu işleri daha ilginç kılan bir yöntem ve indirim zamanlarına olan yaklaşımınızı değiştirecek. İster bir hafta ister bir ay kendinize bir müddet belirleyin. Bu süreçte karşılaştığınız ve almak istediğiniz keyfi şeyleri bir kâğıda not edin ve bu ürünlere verecek olduğunuz parayı bir kavanoza koyun.

Asla kavanozdan para almayın ve kuralı bozmayın. Unutmayın, keyfi her harcamayı yapmış olduğunuzda cebinizden çıkacak parayı düzenli şekilde kavanoza koyun. Süre bitiminde kavanozu açın ve gereksiz harcama yapmayarak tasarruf ettiğiniz miktarı görün.

Eğer kavanoza doldurmasaydınız tüm bu birikiminiz uçup gidecekti ve bunun geri dönüşü olmayacaktı. Şimdi listenize bir daha bakın. Listedeki ürünlerden herhangi birini hala almak istiyor musunuz yoksa bu birikiminizi, ihtiyaçlarınız ve faydalı olan başka işler için mi kullanacaksınız?

Karar size kalmış ancak ben bu yöntemi denediğimde almadığım şeyleri hiç özlemediğimi fark ettim. Bu yöntemi özellikle de indirim döneminde uygularsanız süre bitiminde yaptığınız tasarrufu görünce çok iyi hissedeceğinizi garanti ediyorum. Maddi durumunuz ne olursa olsun bence bütçenize bu şekilde katkıda bulunarak hem gereksiz alışverişin önüne geçebilir hem de sonraki harcamalarınızda daha bilinçli hareket etmeyi alışkanlık haline getirebilirsiniz.

Herkese bilinçli alışverişler!

İlginizi çekebilir!