YAZAN: ALEYNA TEPE

Zaman zaman ruhunuzun bedeninizden uzaklaştığını ya da yaşadığınız bu hayatın gerçek olmadığını hissedebilirsiniz. Depersonalizasyon ve derealizasyon olarak isimlendirilen bu deneyimler günlük hayatta karşılaştığınız anlık bir his ya da dissosiyatif bir bozukluğun habercisi olabilir. Bu deneyimlerin ne olduğunu, hastalık sayılabilmeleri için gerekenleri, sebeplerini ve nasıl tedavi edildiklerini sizin için araştırdık.  


Dissosiyatif bozukluk nedir?

Dissosiyatif bozukluk ismini çözülme anlamına gelen dissosiyasyon kelimesinden almaktadır. Bu çözülme bireylerin bellek, kimlik, algı ya da bilinç bütünlüğündeki bozulmalar olarak kendisini gösterir.

Dissosiyatif bozukluklar dört alt tipten oluşmaktadır:

  • Dissosiyatif kimlik bozukluğu, bireyin kendisine birden fazla kimlik oluşturması ve kimlikler arasında gidip gelmesidir.
  • Dissosiyatif amnezi, kişinin kendisine travmatik gelen olayları ani bir şekilde unutmasıdır. Güncel detayların hatırlanmasında sorun olmazken birey spesifik bir anıyı hafızasından silebilir.
  • Dissosiyatif füg, kişinin geçmişini ve kendi ile alakalı bilgileri unutmasıdır.
  • Depersonalizasyon ve Derealizasyon bozukluğu, kişinin kendi bedeninden ayrılması hissi (depersonalizasyon) ve dış dünyaya karşı yabancılaşması hissi (derealizasyon) olarak tanımlanır.

Depersonalizasyon ve Derealizasyon nedir?

Depersonalizasyon ve/veya derealizasyon zihinsel olarak sağlıklı bireyler tarafından da zaman zaman deneyimlenebilen bir semptomdur. Bir başka deyişle; psikiyatrik tanı almadan da depersonalizasyon ya da derealizasyon hali deneyimlenebilir. Deneyimin ne kadar uzun sürdüğü ve bireyin hayatını ne kadar etkilediğine bakılarak bozukluk tanısı konmaktadır.

Depersonalizasyon semptomlarından bazıları:

  • Bedenden, duygulardan ve zihinden kopmuşluk hissi.
  • Bireyin bedeninin dışına çıkarak kendi hayatını izliyormuş gibi hissetmesi.
  • Duyguları tanımlamakta ve anlatmakta zorlanma.
  • Robotmuş gibi, ruhsuz ve donuk hissetmek.
  • Bireyin kendi bedeni üzerinde kontrolü yokmuş gibi hissetmesi.

Derealizasyon semptomlarından bazıları:

  • Bireyin çevresinden kopmuş ve uzaklaşmış gibi hissetmesi.
  • Görsel algının bozularak çevrenin renksiz, bulanık, olduğundan daha küçük ya da büyük gibi görülmesi.
  • Kişinin dünya gerçek değilmiş gibi hissetmesi.

Bozukluk tanısı nasıl konulur?

Depersonalizasyon ve derealizasyon semptomları anlık olarak deneyimlenebileceği gibi kimi zaman günlerce, haftalarca ya da aylarca sürebilir. Deneyimin ne kadar süre devam ettiği en temel tanı kriterlerinden biridir.

Bu durumun bir deneyimden çıkıp bozukluk tanısı alabilmesi için:

  • Depersonalizasyon ve/veya derealizasyon tekrar eden ataklar şeklinde deneyimlenmelidir.
  • Bu ataklar sırasında gerçeklik algısı sürdürülebilmelidir.
  • Semptomlar kişinin hayatını ve işlevselliğini ciddi boyutta olumsuz olarak etkiliyor olmalıdır.

Depersonalizasyon ve derealizasyon bozukluğunun sebepleri nelerdir?

Kesin bir tanısı bulunmayan bu bozukluğun sebepleri çeşitli faktörlere dayandırılmaktadır. Bunların en başında ise çocukluk ve gençlik dönemlerinde maruz kalınan aşırı kaygı ve strestir.  Örneğin, çok fazla şiddete, ihmale maruz kalmış çocuklar zihinsel sağlıklarını koruyabilmek adına kendilerini o ortamdan uzaklaştırmak için depersonalizasyonu ya da derealizasyonu bir çeşit savunma mekanizması olarak kullanabilirler.  Bu durum yetişkin olduklarında da benzer anlarda kendini gösterebilir.

Sebep olarak sunulan bazı diğer faktörler:

  • Devamlı ve yüksek stres
  • Travma
  • Depresyon
  • Duygusal/ Fiziksel şiddet veya ihmal
  • Zihinsel bir hastalığa sahip olmak
  • Ani kayıplar

Bozukluğa sebep olacak faktörlerden birkaç tanesi bu şekilde sıralanmaktadır. Fakat, bireysel bazda değerlendirme yapılmasında ve hastanın yaşadığı durumun sebeplerinin hasta özelinde incelenmesinde fayda vardır.

Buna ek olarak, çeşitli uyuşturucu maddelerin etkisi altındayken derealizasyon ve depersonalizasyon deneyimlenebilir.

Nasıl tedavi edilir? 

Depersonalizasyon ve derealizasyon bozukluğunun tedavisi semptomların şiddetine bağlı olarak çeşitlilik gösterebilmektedir. Bunun yanında genel olarak tedavi boyunca ilaçlardan ve psikoterapiden yararlanılabilir. Kişi bu süreçte yoga, meditasyon gibi aktivitelerle semptomlarını hafifletebilir.

#depersonalizasyon #derealizasyon

Yoğun stres ve kaygının varlığında depersonalizasyon ve derealizasyon deneyimlerine benzer semptomlar ortaya çıkabilir. Örneğin, Covid-19 döneminde hastalıktan ve karantinada kalmaktan kaynaklı artan kaygı ve stres uzaklaşma, zaman algısını kaybetme, dünyadan kopma gibi hislere sebep olabilir. Bu deneyimler TikTok gibi sosyal mecralarda depersonalizasyon veya derealizasyon etiketiyle paylaşılarak dissosiyatif bozukluğun yanlış tanınmasına sebep olabilmektedir. Ancak, yaşanan her benzer deneyimin bir dissosiyatif bozukluk olmadığı hatırlanmalıdır.

Kısacası, hem depersonalizasyon hem de derealizasyon günlük hayat içerisinde zaman zaman herkes tarafından deneyimlenebilen durumlardır. Depersonalizasyon ve derealizasyon zihinsel bir hastalığın varlığını garanti etmezlerken, dissosiyatif bozukluğun bir semptomu olduklarını da akılda tutmakta fayda vardır. Ek olarak, devam eden semptomların olması durumunda bir uzmana danışılması gerekmektedir.



Aleyna Tepe

1997 yılında İstanbul’da doğan Aleyna, lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde tamamladı. Yüksek lisans eğitimine Bahçeşehir Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji alanında devam ediyor. Çocukluğundan beri duygu ve düşüncelerini yazarak ifade eden Aleyna, iyi yaşam konseptine duyduğu ilgiyi yazma tutkusuyla birleştirerek Live to Bloom’da stajyer editör olarak çalışmaya başladı. Akademik ve deneyimsel...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP