Fotoğraf: Ally Chloe

Göz kapağı ve burun estetikleri, yüz gerdirme, dolgu, botoks gibi yüz şekillendirme müdahaleleri çok uzun zamandır hayatımızda. Özellikle son zamanlarda sayısı artan bişektomi (yanak estetiği) işlemleriyle keskin kemik hatları daha da popüler oldu. Önceden genellikle yaşlandıkça bu müdahalelere yönelim olurdu; genç görünümü sürdürebilme çabasıyla kırışıklıklar yok edilmeye çalışılır, sarkan yerler toparlanır, dolgular yaptırılırdı. Sosyal medyanın güzellik algımız üzerindeki etkisiyle artık bu yönelim çok daha genç yaşlara düştü.

Her ne kadar bilincinde olsak da zaman zaman bir şekilde bu algı yönetiminin bir parçası olabiliyoruz. Kendimizi sevmeyle başlayan ve farklılıklarımızın bizi güzelleştirdiğini kabul etmemizle devam eden bir süreçte daha doğal yollarla, kendi özelliklerimizi öne çıkararak ilerlemeye çalışıyoruz. Fabrikadan çıkmış gibi tek tip görünmek yerine içten dışa sağlıklı güzelliğe önem veriyoruz. Cerrahi müdahaleye gerek kalmadan doğal bir şekilde, kendi yüz hatlarımızı belirginleştirebileceğimiz, yüzümüzü daha canlı ve dolgun gösterebilecek birkaç yöntem mevcut. İşte o yöntemler!

Yüz masajı

Meghan Markle, Kate Moss, Jennifer Lopez ve Gwyneth Paltrow gibi güzellikleriyle nam salmış pek çok ünlünün güzellik uzmanı olan Nichola Joss’un hem kendine hem de müşterilerine uyguladığı yüz şekillendirme rutinindeki önemli adımlardan birisi, yüz masajı.

Bu yoğun ve stresli hayatlarımızda yüz masajı, kaslarımızı rahatlatarak gün içinde gerginlikten dolayı çattığımız kaşlarımız veya buruşturduğumuz alnımız gibi belli bölgelerdeki çizgilerin oluşumunu azaltıyor. Kan dolaşımını artırıyor ve lenfatik drenaj oluşumunu engelleyerek yüzümüzdeki şişliği azaltıyor. Aynı zamanda kolajen ve elastin üretimini de uyararak daha sıkı bir cilt elde etmemizi sağlıyor.

Yüz masajını evde kendiniz Foreo, Gua Sha, Jade Roller ve mikro akım veren bazı cihazlarla uygulayabileceğiniz gibi sadece ellerinizle de gerçekleştirebilirsiniz ya da bu konuda uzman kişileri ziyaret edebilirsiniz. Masaj yaparken cildinizi çekiştirmemeye ve fazla bastırmamaya dikkat etmelisiniz, aksi takdirde elde etmek istediğiniz sonucun tersiyle karşılaşabilirsiniz.

Bu sebeple yağ, jel, krem ya da serum gibi ürünler kullanarak cildinizi daha kaygan hale getirebilir ve masaj için her ne kullanıyorsanız onun cildinizde kolayca hareket etmesini sağlayabilirsiniz. Yüz masajıyla ilgili bir diğer unutulmaması gereken nokta da anında etki beklememektir. Her ne kadar çoğu kişi ilk uygulamadan sonra bile yüzlerinde canlanma gördüklerini söylese de cerrahi bir işlem olmadığından istediğiniz sonucu elde etmeniz için düzenli uygulamalı ve sabretmelisiniz.

İlginizi çekebilir: Güzel Bir Uyku İçin Yüz Masajı Teknikleri

Yüz yogası

Yüz yogası; kırışıklıklar bir yana göz çevresi, ağız kenarları, yanaklar gibi yaşlanma belirtileri gösteren bölgelere de çözüm olan gayet basit bir alternatif. Tıpkı vücudumuzla yaptığımız yoga gibi bu da yüzümüzle yaptığımız bir egzersiz biçimi. Nasıl ki vücudumuzu sıkılaştırmak ve güçlendirmek için spor yapıyorsak aynı şekilde yüzümüzü de yerçekiminin sarkma yaratan etkisine karşı güçlendirmeliyiz.

Belirli kaslar dışında yüzümüzdeki pek çok kası kullanmıyoruz ya da çok az kullanıyoruz. Doğal yüz şekillendirme yöntemlerinden biri olan yüz yogasıyla bu kullanılmayan kasları da geliştirerek bazı çizgilerden kurtulabilir, yüz hattımızı belirginleştirebilir, sarkan yerleri toparlayabilir ve daha dolgun ve genç bir görünüm elde edebiliriz. Yüz masajında olduğu gibi yüz yogasında da istediğiniz sonucu görebilmeniz için düzenli bir şekilde tekrar etmeyi ve sabretmeyi aklınızda bulundurmanız gerek. Tıpkı spor yaparken bir günde o istediğiniz vücuda ulaşamayacağınızı hatırlamanız gibi.

İlginizi çekebilir: Her Yaşta Genç Bir Cilt İçin Yüz Yogası

Mewing

Belki de tüm bu alternatif yöntemler arasında en az bilineni Mewing. Bu teknik, İngiliz ortodontist Dr. John Mew ve oğlu Dr. Mike Mew tarafından geliştirilmiş ve çene hattının belirginleşmesi, uyku apnesinin düzelmesi, horlamanın ve nefes problemlerinin geçmesi gibi etkileri bulunmakta. Dilin doğru konumlandırılması aslında daha önceden başka ortodontistler tarafından da önerilen bir teknik olduğu halde Mewing gibi yayılmamış. Şunu belirtmek de gerekir ki Mewing’in etkileri her ne kadar uygulayanlar tarafından bir şekilde “kanıtlansa da” bilimsel çalışmalarla kanıtlanmadığından kesin bir sonuçtan bahsedilemiyor.

Peki bu Mewing nasıl yapılıyor? Rahat pozisyondayken yani bir şeyler çiğnemez veya konuşmazken dilimiz normalde alt çenemizde, tabiri caizse, bir et parçası gibi durur. Mewingde ise dilimizin bu rahat pozisyonda üst damağımıza tamamen oturması gerekmektedir, özellikle başlarda zorlanabileceğiniz dilin en arka kısmı da dahil. Diğer yöntemlerde olduğu gibi Mewing için de unutulmaması gereken nokta, bu şekilde istediğiniz sonucu almak için bu tekniği düzenli uygulamak ve uzun sürebileceğini kabul etmektir.

İlginizi çekebilir: 2020 Güzellik Trendleri

Fotoğraf: Ally Chloe