Fotoğraf: Yoga Matters

Sevginin, şefkatin, kişisel gelişimin ve saflığın sembolü olan Lotus (Nilüfer) çiçeğinden ilham alan Lotus Mudra, kalp merkezini açmak, saflığı yeniden hatırlatmak ve kişisel gelişime destek olmak için ellerle yapılan hareketlerden bir tanesi. Lotus çiçeğinin özelliği, çamurların içinde büyüyüp gelişmesine rağmen güneşi görünce tertemiz yapraklarını açması ve daha sonra beslenmek ve büyümek için yeniden topağın altına dönmesi.

Lotus çiçeği neyi sembolize eder?

Karşılaştığımız zor durumları büyümek ve gelişmek için potansiyeller olarak görebiliriz. Lotus çiçeği için yaşam, çamurun ve bataklığın içinde başlar. Çamurdan beslenen lotus, güneş ile beraber yükselir ve çiçeklenir. Karanlığın içindeki ışığın ve güzelliğin sembolü olan bu çiçek bizlere yaşadığımız zorlukların hepsinde büyümemiz ve gelişmemiz için ayrı potansiyeller olduğunu hatırlatır. Köklerimizle yani kimliğimiz ve yaşamımızla bağlantıda kalarak kendimizi olduğumuz gibi kabullenmemizi, ışığa açılmaktan korkmamamızı, karşılaştığımız durumları iyi veya kötü diye ayırmadan birer öğreti olarak kabul etmemizi ve kalbimizi açarak bu öğretileri yaşamın içine aktarmamızı söyler. 

İlginizi çekebilir: Tara Brach: Kaygı ve Korkuların İçin Kalbini Uyandır

Mudra nedir?

Mudra yoga, Budizm ve Hinduizm’de sembolik olarak ve özel ritüeller için ellerle yapılan hareketlerdir. Bedendeki prana yani yaşam enerjisini düzenlediğine ve bloke olmuş enerji merkezlerini yani çakraları aktive etmeye yardımcı olduğuna inanılır. Jnana veya Chin mudraları enerji akışını dengelemek ve zihnin sakin kalmasına yardımcı olmak için kullanılırken, korkunun üstesinden gelmek için Kali veya Abhya mudra tercih edilir.

Aklın niyetini ve ellerin duruşunu bir araya getiren mudralar, pozitif düşünceleri ve güvende olma hissini desteklerken bizlere zorlukların üstesinden gelmek için ihtiyacımız olan gücün içimizde olduğunu da hatırlatır.

Lotus mudra nasıl uygulanır?

Kalp merkezini aktive eden Lotus mudra, kişiye merkezinde olan sevincin, sevginin ve şefkatin kapılarını açar. Meditasyonda mudrayla sembolize edilen lotus çiçeği, yogada da Lotus (Padmasana) pozu olarak karşımıza çıkar. Bu mudrayı yapmak için önerilen beden pozisyonları bağdaş kurmak yani Sukhasana (rahat oturuş) veya dizlerinin üstünde oturmak yani Virasana (kahraman duruşu), ayakta dik duruş yani Tadasana (dağ duruşu) ve mudra ile aynı isimde olan Padmasanadır (lotus pozu). 

Uygulama:

Şifalandırıcı özelliği olduğu söylenen Lotus Mudra’sını yapmak için ellerinizi kalp merkezinizin önünde bir araya getirin ve parmaklarınız yukarı bakacak şekilde kalbinizin önüne yerleştirin. İki elinizin baş parmaklarını kalbe dönük olacak şekilde konumlandırın. Avuçlarınızın ayalarını yani en alt kısmını bir arada tutarak işaret, orta ve yüzük parmaklarını birbirinden uzaklaştırıp açılmasına izin verin. Yani sadece baş parmaklarınız, serçe parmaklarınız ve avuçlarınızın en alt kısmı birbiriyle temas etsin.

Kalpten gelen ve giden

Genellikle kalp merkezinin önünde yapılan mudralar kalp çakrası ile bağlantılıdır. Kalp çakrası yani anahata sevgi, şefkat ve gerçek niyetin gücüyle çevremizi saran karanlığa rağmen sarsılmayan yaradılışımızı ortaya çıkarır. Lotus mudra kalp merkezini aktive eden ve insanları sevgiyle birleştiren Metta Bhavana yani Şefkat meditasyonunda kullanılabilir.

Lotus mudranın faydaları

Şefkat meditasyonu ile beraber bu mudrayı uygulamak birçok şeyi dönüştürmeye yardımcı olur.

  • Köklenmişlik hissini destekler.
  • Yaşamın güzelliklerine ve sevince açık hissetmemizi sağlar.
  • Güzellikleri fark etmemizi kolaylaştırır.
  • Tükenmişlik ve yalnızlık hissini azaltır.
  • Yanlış anlaşılmaları ve gerginliği ortadan kaldırır.

İlginizi çekebilir: Köklenme İhtiyacının İşaretleri ve Köklenme Yöntemleri