“Artık istemediğim hiçbir şeyi yapmıyorum.”

“Artık “hayır” demeyi öğrendim.”

“Negatif enerjisi olan herkesi hayatımdan çıkardım.”

“Kim ne derse desin, ben nasıl istersem öyle yaşıyorum.”

Bu cümleler günümüzün popüler cümleleri arasında. Tabii ki, kendi varlığımızı hatırlamak ve onu onurlandırmak çok önemli. Özellikle kadınlar olarak istemediğimiz bir şeyi yapmama hakkını keşfetmek, istediğimiz gibi yaşamak ve durabildiğimiz kadar enerji vampirlerinden uzak durmak, neyi gerçekten isteyip istemediğimizi bilmek, başkalarının ne dediğine aldırmadan yaşamak özgünlüğümüz yönünde atmamız gereken önemli adımlar arasında.

Ancak her konuda olduğu gibi burada da altın ortayı kaçırmak, insanı özgün ama aynı zamanda da bencil ve yalnız bir yaşama sürükleyebilir.

Zamanında ağır depresyon atlatan bir arkadaşım, sohbetimiz esnasında bana şöyle demişti: “Ben çok zor günler yaşadım. O zor günlerde pozitif olma imkan ve ihtimalim yoktu. Eğer arkadaşlarım beni “Bunun enerjisi negatif bundan uzak duralım” diyerek dışlasalardı, ben hiç iyileşemezdim. Onların desteği ve varlığı sayesinde iyileştim” demişti.

Özgün varlığımıza kavuşup, neyi isteyip istemediğimizi  fark ettikten sonra bir adım daha var. O da hayata, doğaya ve bize ihtiyacı olanlara destek olmak. Toplum hayatı, dayanışma, destek olma ve bu yolda gerektiğinde kendi önceliklerini bir kenara koymayı da gerektiriyor, bunu unutmamalı insan.

Aksi halde son derece özgün ama üzgün ve yalnız bireyler haline gelmemiz an meselesi olur… Sizce de öyle değil mi? 

İlginizi çekebilir!