Endişe… En basit tanımlaması ile hayatı kemiren bir kurt. Bir kere seni yakaladı mı (eğer sen de ona izin verirsen) hayatın yavaş yavaş ellerinden kayıp gitmeye başlıyor ve bir gün bir bakıyorsun ki artık keyif almıyorsun yaptıklarından. Daha da kötüsü, her yaşadığın şeye olumsuz bir şekilde bakmaya başlıyorsun.

Anksiyete ile yıllar önce tanıştım

Hayatımın o döneminde birçok mutsuz olay yaşamıştım. Ama enteresandır bu olayların beni o kadar da etkilemediğini düşünüyordum. Sonra bir gün grip oldum. Hastalığım iyileşme süresi normal sürecinden daha uzun sürdü ve ben acaba başka bir hastalığım var mı diye düşünmeye başladım. Doktorumun istemediği testleri bile yaptırdım. En son beyin emarı çektirip eve geldikten sonra bir psikiyatriste gitmemin zamanı geldi artık diye düşündüm.

Psikiyatristim beni uzun uzun dinledikten sonra senin endişe sorunun var dedi ve bir sene süren bir ilaç tedavisi başlattı. O sene hiçbir anksiyete atağı yaşamadım ama ilaçları bırakmamla beraber tüm endişelerim geri geldi.

Ne tesadüftür ki (aslında tesadüflere inanmam) Reiki de tam bu zamanda hayatıma girdi. O zamanlar Reiki’nin anksiyeteme iyi geleceğini bilmiyordum bile. Kendime Reiki yaptıkça daha sakin, daha olumlu bir insan olmaya başladım. Sanırım o zamanlar beni ilk etkileyen değişim, gelişen farkındalığımdı.

Neden ansiyete yaşıyordum? Annemin beni büyütürken farkında olmadan bilinçaltıma yerleştirdiği davranış kalıpları beni bu hale getirmiş olabilir miydi? Belki de çevremdeki negatif arkadaşlarımın beni düşündüğümden de fazla etkiliyordu. Anksiyetemin sebeplerini Reiki yaptıkça fark etmeye ve anlamaya başladım.

İşin en güzel yanı Reiki ile kendi kendime şifa verebiliyordum

Reiki’nin anksiyeteme iyi geldiğini keşfettikten sonra özellikle kök çakrama enerji göndermeye başladım. Yani ellerimi iki kalçamın yanına ya da kuyruk sokumuma koyup enerji verdim. Kök çakranın dengesiz çalışması endişe ve korkularınızn ortaya çıkmasını sağlıyor. Bu çakra aynı zamanda hayat bağlarımızı da temsil ediyor. Kim bilir belki de hayata tutunmaya, kök salmaya da korkuyordum.  Bu yüzden de kök çakramı şifalandırdıkça hem hayatla bağımı güçlendirmeye hem de anksiyeteme sebep olan nedenlerden birkaçını iyileştirmeye başladım.

Anksiyeteme iyi gelen bir diğer şifa çalışması da meditasyon oldu

Özellikle Reiki ile birleştirdiğim meditasyon çalışmaları bana büyük bir şifa verdi. Çünkü Reiki birçok bakımdan hareketli bir meditasyon şekli. Meditasyon yaparken zihnimizden geçirdiğimiz tüm olumlamaları evrensel yaşam enerjisi ile birleştirip bedenimize, ruhumuza ve en önemlisi de zihnimize şifa veriyoruz. Hepimizin ve her şeyin enerjiden meydana geldiğini hatırlarsak bu enerjiyi yönlendirebileceğimizi ve onu istediğimiz gibi şekillendirebileceğimizi de anlayabiliriz. Anksiyeteyi ortaya çıkartan en önemli duygulardan biri korku ve bu korku duygusunu ortadan kaldırarak yerini huzur ya da mutluluk ile doldurmak bizim elimizde. 

Sadece birkaç dakikanızı alacak bir çalışma ile bedeninizi ve ruhunuzu şifalandırabilirsiniz!

  1. Rahat edeceğiniz bir yerde sırtüstü uzanın.
  2. Ellerinizi kök çakranızın bulunduğu kuyruk sokumunuza ya da kalça kemiğinizin iki yanına yerleştirin.
  3. Derin nefes alarak evrenden gelen kırmızı renkte bir ışık huzmesinin ellerinize dolarak şifa verdiğini ve buradan da tüm bedeninize yayıldığını düşünün.
  4. Bu sırada duygularınızı gözlemleyerek sizi rahatsız eden tüm kötü duygu ve düşüncelerin toprağa aktığını ve zihninizin huzur, sevgi ve şifa ile dolduğunu imgeleyin.
  5. Şimdi de ellerinizi kalp çakranızın bulunduğu iki göğsünüzün arasına yerleştirin ve buraya da yeşil ya da pembe renkli bir ışığın dolarak şifa verdiğini imgeleyin.
  6. Kalbinizdeki tüm sıkıntıların, ağrlığın, stresin bedeninizi terk ettiğini ve yerine evrenden gelen sonsuz enerjinin dolarak sizi rahatlattığını, huzura kavuşturduğunu düşünün.
  7. Nazikçe gözlerinizi açın ve evrene sonsuz şifası için teşekkür edin.

İlginizi çekebilir!