3 Kasım İstanbul Maratonu öncesi yarışa ilk defa katılacak ya da deneyimli olup uzun bir hazırlık süreci sonrası iyi bir yarış çıkartmak isteyenlerin ilham alacağı bir isim, dereceli atlet İpek Onaran ile motivasyon, beslenme ve egzersiz disiplini üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. 

İpek bize kısaca kendinden bahsedebilir misin?

1985 yılı İzmir doğumluyum. 6 yaşında yüzmeye başladım. 11 yaşında yüzme, bisiklet ve koşudan oluşan bir spor dalı olan Triatlon’a geçiş yaptım. 2002 yılında milli takıma girmemle birlikte profesyonel spor hayatım başladı ve 2002-2006 yılları boyunca bireysel ve milli takım atleti olarak yurt içi ve yurt dışında yarıştım. 2004’te “Genç Kadınlar Balkan İkinciliği”  ve 2006’da “Büyük Kadınlar Balkan Üçüncülüğü” gibi dereceler elde ettim.

2014’den beri de spor hayatıma Ironman Triatlet olarak devam ediyorum. 2014-2018 Dünya Şampiyonası’na katılmaya hak kazanarak arka arkaya 4 yıl boyunca bunu başarabilen ilk atlet oldum.

İlk full Ironman yarışımı geçen sene Ironman Kuzey Amerika Şampiyonası’nı 9 saat 34 dk 42 saniye ile tamamlayarak kendi yaş grubumda ikinci oldum ve Hawaii’de yapılan Ironman Dünya Şampiyonası’na katılmaya hak kazandım (En İyi Türk Kadın derecesi).

Ironman Triatlet olarak 4 yıl boyunca arka arkaya yarışmalara katılıp dünya çapında önemli derecelere sahip oldun. Yarışlara hazırlanırken özel hayatını ve mesleğini de programınla eş zamanlı yürüttün. Bu zorlu yolda seni motive eden ne oldu?

Hedef belirlemek… Eğer bir hedefiniz yoksa bu kadar antrenman yapmanın veya yapmak için motive olmaya çalışmanın da bir anlamı yok. Eğer bir hedefiniz varsa o zaman bir planınız ve stratejiniz var demektir. Bunlar varsa yapmanız tek gereken şey bunlara uymak. 

Benim için ise gerekli tek motivasyon istiyor olmak. Ben önüme koyduğum hedefe ulaşmayı istiyorum. İstiyorsam da bunun için çalışmam gerekir. Evet bazen çok zor, çok yorucu ve kırıcı. Bazen hakikaten çöktüğünüzü hissediyorsunuz. İşte o anda yaptıklarınızı niye yaptığınızın hesabını sadece kendinize vermelisiniz. “Ben bu kadar antrenmanı alt tarafı 1 dakika hızlı koşmak için mi yapıyorum?” sorusuna “Evet.”’ dediğiniz anda devam edebiliyorsunuz. 

O 1 dakika sizi hayata bağlıyorsa ve onun için savaşacaksanız her şey anlamlı. Yoksa evet, birincilik madalyası alt tarafı üstünde “1.” yazan bir plaket. Sizin ona yüklediğiniz anlam önemli. İnsan vücudu gibi insan psikolojisinin de hafızası var. Sizi en çok zorlayan, kıran o ana geldiğinizde aldığınız karar mental hafızanıza yerleşir.

Sıcaktan su toplamış ayaklarınızla koşarken acıdan “Yeter artık koşmak istemiyorum!” dediğiniz anda artık sizin limitiniz odur. Kendinizi bir daha asla o acı eşiğine taşımazsınız. Boşuna söylemiyorlar mucizeler konfor alanınızdan çıktıktan sonra başlar diye… İşte ben bunları yapmayı çok seviyorum.

Yarışmalara hazırlanırken bedenini daha dinç ve güçlü bir hale getirebilmek için uyguladığın özel bir beslenme planı var mı?

Temiz besleniyorum. Temiz beslenmekten kastım tabak ile toprak arası mesafe ne kadar kısaysa o kadar temiz demek benim için. Ama bu kadar uzun mesafeler karşısında harcadığım enerjiyi karşılayabilmem sadece temiz besinlerle mümkün olmuyor. Sporcu ürünleriyle de beslenmemi destekliyorum.

Özellikle uzun antrenmanlarım sırasında bir şeyler yemem gerekiyorsa tercihimi çiğ kuru yemişler ve kuru meyvelerden yana kullanıyorum. Besin değeri yüksek ve tok tutmaya yardımcı çiğ badem, çiğ fındık, çiğ kaju, cranbbery ve kuru üzümden oluşan Tadım Naturel’i antrenmanlarımda yanımda bulunduruyorum.

İlginizi çekebilir: Sağlıklı Beslenme Hakkında Merak Edilen Her Şey

Seni yarışa tam anlamıyla hazırlayacağını düşündüğün, bu dönemde özellikle tükettiğin özel besinlerin var mı?

Özellikle tükettiğimden ziyade özellikle tüketmediğim ürünleri oluyor, mesela kafein gibi. Yarıştan 1-1 buçuk ay önce kafein diyetine giriyorum ve sonra sadece yarışta kafein kullanıyorum. Bunu kafein toleransını düşürüp kafeinin olumlu etkilerini yarışta görebilmek için yapıyorum. 

Yarış hazırlığı sürecinde nasıl bir egzersiz rutinin var?

Dönemimizi 1 sene öncesinden antrenörüm Mert Onaran ile belirliyoruz. Ana yarışları belirledikten sonra yarış zamanlarına göre egzersiz rutinimizi oluşturuyoruz. Bu egzersizleri Crossfit ile de destekliyorum, yaklaşık haftada 2-3 gün Crossift’e gidiyorum.

Bize bir Ironman’in bir günü nasıl geçer anlatır mısın?

Tam zamanlı çalışan bir matematik öğretmeni olduğum için antrenmanlarım okul saatleri dışında şekilleniyor. Genel olarak günüm sabah 06:00’da yüzme antrenmanı ile başlar, 09:00’da derse girip 16:00’da çıkarım. Sonra tekrar antrenman, eve varış, günlük işler ve kapanış. Bu genel düzen yarış dönemlerine göre antrenmanların yoğunlaşması ya da hafiflemesi ile değişiyor. Döneme göre haftada 5 – 12 antrenmanım var. Hafta sonları eğer yarış yoksa sabah erken antrenman ve günün geri kalanı herkes gibi yeme – içme, sinema, konser her ne canım çekiyorsa onu yaparak geçiyor.

Ironman olmak isteyenlere tavsiyen nedir?

İlk defa yaptığınız, özellikle bu tip bir disiplinde rekabetçi seviyeler, zamanlar, tempoyu unutun. O anınızın keyfini çıkartın. Aylarca verdiğiniz emeklerin, antrenmanların, yemekten vazgeçtiğiniz mantıların ödülü zaten ilk bitiş çizginiz. Etrafınızın farkında olun, sizi alkışlayan, cesaret vermek için slogan atan insanları dinleyin. Diğerlerinin yaptıklarını gözlemleyin. Bazen içinden çıkamadığınız sorunlarınıza enteresan çözümleri buralarda yakalayabilirsiniz. Her kilometrenin keyfini çıkarta çıkarta yarışın. Nasıl olsa önünüzdekini geçebileceğiniz daha birçok yarışınız olacak.

Bir Ironman Dünya Atleti olarak kasım ayında gerçekleşecek maraton öncesinde maratona katılacaklara vereceğin beslenme ve egzersize yönelik tavsiyeler neler?

Vereceğim en önemli tavsiye antrenmanda denemedikleri hiçbir şeyi yarışta yapmamaları olacaktır. Özellikle beslenme şekilleri, antrenmanlar sırasında mutlaka denenmeli.

Röportajımızı bitirirken maratonda yer alacak okuyucularımız için ilham kaynağı olabilecek bir motivasyon cümlesi söyler misin?

Babamın hep söylediği laftır bana: “Gün 24 saat, istersen yaparsın.”

Yarışın sonucuna yarış öncesi nasıl beslendiğiniz de yön verecektir. Sağlıklı ve güvenli bir şekilde yarışı tamamlamak için kaliteli ve sağlıklı karbonhidratlar ile kan şekerini dengeleyen, protein bakımından zengin ve uzun süre enerji veren Tadım Çiğ Kuruyemiş ve Kuru Meyveleri’ni tüketmenizi öneririz. 

Sağlıklı ve keyifli bir yarış dileriz!