Türkiye’nin ilk Indoor Cycling stüdyosu Urban Riders’ın eğitmenleri arasında yer alan aynı zamanda SuCo mataralarının kurucusu Alihan Aker, en büyük prensibinin sonu olmayan bir gelişim sürecini benimsemek olduğunu söylüyor. Onu spora ve beslenmeye yönlendiren faktör de bütünsel yaşam felsefesi. Sağlıklı beslenerek ve spor yaparak hem vücudunu hem de ruhunu besliyor ve yüksek hayat enerjisiyle çevreye daha fazla katkıda bulunabilmek için çaba gösteriyor.

Urban’daki playlistleri, Instagram’daki #kalbenimle hashtag’i ve zengin kahvaltılarıyla bilinen Alihan Aker ile keyifli röportajımız sizleri bekliyor!

Urban Riders’da verdiğin dersler benim için güzel müzik ve motivasyon konuşması demek. Geçen haftaki dersten sonra sınırlarımı her gün bir adım daha zorlamaya karar verdim. Senin için sınır nedir? Sen sınırlarını zorlamak için ne yapıyorsun?

Urban Riders’ın takım ve üye ilişkilerini sıcak ama aynı zamanda profesyonel tutmak için çok özenli çalışıyoruz. Dolayısıyla bu güzel geri dönüş bizim için çok değerli. Öncelikle bunun için teşekkür ederiz.

Hayatın bize öğrettiği duvarları yıkmak aslında yaratılışımızla, evrimimizle kucaklaşmak demek. Modern hayat bizi her ne kadar formdan çıkarmak istese de sahip olduğumuz bedeni yönetebiliyor olmak bizi hayata karşı dinamik ve üretken kılar. Benim sınırlarım ise geçebileceğimi bildiğim checkpoint’lerim. Hayatın karşıma çıkardığı yüzleşmenin bana bir noktada iyi geleceğini biliyorsam her ne kadar can acıtıcı veya yorucu olursa olsun onun üstüne gidiyorum. Sınırlarımı zorlamak için muhakeme yapıyorum. Bana iyi geleceğini biliyorsam her şeyimi veriyorum.

Daima vurguladığın noktalardan biri de zihin-beden-ruh ilişkisi. Kendi deneyimlerinden yola çıkarak bu ilişkinin önemini anlatır mısın? 

Zihin-beden-ruh olarak hayat döngüsünü bir bütün olarak değerlendirelim. Benim için üretken ve başarılı bir hayatın anahtarı; güçlü bir beden, sevgi dolu bir kalp ve akıllı bir zihindir. Bu yüzden derslerimde beraber pedal çevirdiğimiz üyelerimize bu dengenin değerinden ve bu hayat döngüsünü nasıl besleyebileceklerinden bahsediyorum.

Özgüven duvarlarını yıkmak, sınıftaki arkadaşların enerjisini paylaşmak ve en zorlanılan anda 3 saniye daha fazla pedal çevirmeye çalışmak sırasıyla zihin, ruh ve beden döngüsüne hizmet eder ve sınıftan çıktığınızda berrak bir zihin, güzel enerjiyle dolu bir ruh ve güçlü bir bedene sahip olursunuz. Artık sizi kimse ya da hiçbir şey hedeflerinize ulaşmanızdan alıkoyamaz.

İlginizi çekebilir: Modern Yaşamda Fiziksel ve Zihinsel Olarak Sağlıklı Olmak

Egzersiz hangi tempoda olursa olsun sence bir egzersizin yüzde yüzünden verim almanın püf noktası nedir? “Vücudunu dinle” lafından esinlenerek “Kaslarını dinle ve hisset” diyebilir miyim? 

Fiziksel egzersizler yapmış olmak için yapılmamalı. Eğer bedensel bir hedef varsa o hedefe ulaşmak için dersimize iyi çalışmalıyız. Bu da antrenmanlarda kendimizi zorlamaya açık olmak demek. Antrenman yaparak fiziksel iyileşme hedefleyen birçok kişinin hedeflerine ulaşamadığını görürüz. Bu durum kişinin kendini zorlamanın ne demek olduğunu anlamamasından kaynaklanabiliyor.

Bir egzersizin yüzde yüzünden verim almak istiyorsak her antrenmanda mutlaka geliştiğimizi hissetmeliyiz. Bunun için de her antrenmanda kaslarımız yorulacak, nefesimiz hızlanacak ve terleyeceğiz. Vücudunuzu dinleyin derken zihnine aldanma demek istiyorum. Vücudunuzun kapasitesi çok yüksek. Binlerce yıllık evriminin meyvelerini yiyebileceğinizin farkında olun. Kilometrelerce yürüyün, yüzün, koşun…

Modern hayatın bize empoze etmeye çalıştığı sınırları yıkın. Onlar sizin checkpoint’leriniz. Beyninizin size söylediği yalanlara inanmayın! Eğer ben yapabiliyorsam siz de yapabilirsiniz. Yorgun hissettiğinizde şunu düşünün: Gerçekten bedeniniz mi yoruldu yoksa zihniniz size yorulmuş olmanız gerektiğini mi söylüyor? 

İlginizi çekebilir: Nasıl Oluyor da 2 Saat 45 Dakika Hiç Durmadan Koşabiliyorum?

Tanıştığım en motivasyonu yüksek ve enerjik insanlardan birisin ve en önemlisi bunu herkese yaymaya çabalıyorsun. Trainer olmanın yanı sıra plastik atıkları önlemeyi amaçladığın SuCo mataralarını üretiyorsun. Bu konuda motivasyonun nedir? 

Çalışmak, üretmek, başarılı olmak ve bunu sürdürülebilir kılmak. Bunu yaparken saygı, sevgi çerçevesinde ve özgür bir iradeyle ilerlemek. Bedenimize, sevdiklerimize ve dünyamıza iyi bakmak. Gezmek, öğrenmek, aktarmak ve geleceğe emin adımlarla yürümek. Sanırım motivasyonumu açıklayan yaklaşımlar bunlar…

İlginizi çekebilir: Plastik Gezegende Atık Malzemeler

Kurumsal hayattan çıkıp yaklaşık 4 yıldır Urban Riders’da cycle eğitmenliği yapıyorsun. Çoğu insanda da cycle’ın bacak kalınlaştırdığı algısı var. Cycle’ın vücuda olan faydasını ve bu algının neden yanlış olduğunu bize anlatır mısın? 

Biliyorsun, öncelikle Urban Riders bir yarış pisti değil, bir dans pisti! Burada öncelikle ruhumuzu besleyen bir antrenman yapıyoruz. Ders bittiğinde berrak bir zihne sahip olmayı hedefliyoruz.

İşin bedensel güç tarafına gelince… Indoor cycling öncelikle bir cardio antrenmanıdır. Kalbinizi güçlendiren, gündelik hayatınızı daha kaliteli yaşamanızı sağlayan bir HIIT-Performans antrenmanıdır. HIIT’in uzun dönem yağ yakımından, antrenmanda verilen performansın bacaktan başlayarak kas gücünüzü artırmasına kadar faydaları vardır. Güç başka, hacim başkadır. Bu yüzden cycling bacak kalınlaştırmaz.

Bir diğer Alihan Aker özelliği olarak temiz ve dengeli beslenmeye verdiğin önem var. Sağlıklı, fit ve zinde bir vücut için beslenme ve spor paralel gitmeli. Bizimle beslenme rutinin paylaşır mısın?

Sabah: Minimum 8 (sahanda, çırpılmış ya da haşlanmış) yumurta, 3-4 dilim karabuğday ekmeği, biber, brokoli, karnabahar gibi sebzeler, yeşillikler, Hindistan cevizi yağında muz püresinde pişirilmiş yulaf ezmesi, mevsim meyveleri ve çay. 

Nadir ara öğün: 2 büyük dilim banana bread, filtre kahve. 

Son öğün: Sebze ve protein ağırlıklı akşam yemeği.

Akşamları 17:00-19:00 saatleri arasında Intermittent Fasting’e başlıyorum ve sabah 10 civarında bozuyorum. Fasting’deyken gün içerisinde aldığım besinlerle hücrelerimi dolu hissedebiliyorum. Burada da bir algı detayından bahsetmek istiyorum.

Akşamları aç olduğunuzu düşündüğünüzde kendinize sorun, gün içerisinde az mı yemek yediniz ve bu yüzden mi açsınız yoksa sadece canınız mı bir şey çekiyor. Gece midem boş uyumak sabah zinde uyanmamı sağlıyor çünkü midem gece boyunca yemek öğütmekle uğraşmıyor. Mide sağlığı ve bağışıklık sistemi ilişkisini araştırmanızı ayrıca öneririm.

Son yıllardan beri sağlıklı beslenme konusunda bilgi fazlalığı oluşmaya başladı. Yeme bozuklukları arttı ve çarpık beden algısı oluştu. Sence sağlıklı beslenme ne demek? 

Bence sağlıklı beslenme demek, sağlıklı olduğunu bildiğimiz besinleri ihtiyacımız olduğu kadar tüketmek demek. Proteinler, karbonhidratlar, yağlar, lifler, vitamin ve mineraller… İnternetten sağlıklı besin bilgisine kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Gün içerisinde harcadığınız kaloriye göre de bu besinleri öğünleriniz özelinde dengeleyebilirsiniz.

Bu demek değil ki asla bu düzenden çıkmayacağız. Günlük hayatın dikkat dağıtıcılarının farkındayız. Sosyalleşmek hayat motivasyonlarımızdan biri. Dolayısıyla sağlıklı beslenme işini sürdürülebilir kılmak için canımızın çektiği şeyleri de tüketebiliriz. Bu da bizi şuraya getiriyor: Hayatımız boyunca hamburger yemek istiyorsak hayatımız boyunca sağlıklı besleneceğiz. Sağlıklı bir beslenme düzeninde orantılı olarak dilediğimiz şeyleri tüketebiliriz.

İlginizi çekebilir: Sağlıklı Beslenme Hakkında Merak Edilen Her Şey

Yaza girerken “5 hafta kal benimle” hashtag’iyle bir grup oluşturdun ve sağlıklı beslenmeyi kısa bir süre için değil, hayat tarzı olması gerektiğini vurguladın. Bu grubu kurmaya nasıl karar verdin? Sağlıklı beslenme nasıl hayat tarzı haline getirilir? 

Etrafımda ne ve nasıl sorularını soran çok fazla kişi vardı. Temel bilgiler ile neler yapabileceğimize birlikte bakmak istedim. Amerika’yı baştan keşfetmeye gerek yok, temel bilgilerin dengesini anlatmak istedim ve #kalbenimle süreci böyle oluştu. Bir ara o kadar çok katılımcımız oldu ki Instagram gruba daha fazla kişi almama izin vermedi. 

Beslenme vücuda ceza değil, besin verildiği zaman hayat tarzı haline gelirBilinçsiz bir şekilde salatayla geçiştirilen öğünlerden oluşan beslenme düzenleri fiziksel yorgunluğa sebep olur. Bu da motivasyon kaybına yol açar. Sağlıklı beslenme ile kendimizi daha iyi hissetmeyi hedefliyoruz, daha kötü değil. Önümüzdeki dönemde #kalbenimle’de çok güzel şeyler yapacağız. Takipte kalın!

Bir yemek olsan ne olurdun? En sevdiğin yemek değil kişiliğinin yemeğini soruyorum. 

Sanırım kocaman bir sabah kahvaltısı olurdum. Kahvaltılarımı görseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Hani derler ya krallar gibi bir kahvaltı… Gerçekten gün içerisinde beni ayakta tutabilecek kadar büyük bir kahvaltı ediyorum. 

İlginizi çekebilir: Röportaj: Urban Riders’ın Kurucusu Ahmet Berkman ile Egzersize Yeni Bir Soluk