İyi ve güvenilir gıdanın adresi Yom Organik ile bir araya geldik ve kurucularından Murat Denizel ile organik gıda üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. İşte sağlıklı beslenmenin inceliklerine dair merak ettiğiniz tüm detaylar!

İlginizi çekebilir: Organik Beslenerek Kanser Riskinizi Azaltabilir misiniz?

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Yom Organik markasının çıkış hikayesini bize anlatabilir misiniz?

Yom Organik; 25 yıldır organik üretim yapan Kuşadası Değirmen Çiftlik ve Yerlim markalarının sahibi Gürsel Tonbul ile 20 yıl evvel Türkiye iç pazarda organik ürünlerin satışı ve pazarlanması faaliyetleri adına organize ilk markası Cityfarm’ı kuran Murat Denizel tarafından kurulmuştur. 

İki dostun organik ürünlerin organik bilincine sahip veya heveslenen genç kuşaklara ulaşamadığı yönünde yaptıkları sohbetler ve gözlemler, pazarda var olan eksikliği tespit ederek bu sorumluluğu üstlenmelerine neden oldu. Sonuç olarak genç, dinamik, organik kanunun tamamına uyarak güvenilir, gençlerin yaşam tarzlarına ve beklentilerine cevap vermeye çalışan Yom Organik mağaza ve toptan satış sistemi hayata geçirildi.

Neden gıdaları organik almalı ve tüketmeliyiz?

Endüstriyel gıda sektörü 1950 yıllarından itibaren dünya genelinde hızla büyümeye başladı. Bakkalların, manavların, pazarların yerlerini süper ve hipermarketler almaya başladı. Bu süreçte tüketiciye her an her ürünü satın alma alışkanlığı enjekte edildi. Bu yeni üretim sistemi; önce tarım aşamasında kimyasal ilaçlar, kimyasal gübreler, zamanla hormonlar, DNA’sı değiştirilmiş tarım ürünlerinin ve devamında mamul ürünlerinin de raf ömrünü uzatacak kimyasal koruyucular, tatları standart hale getiren kimyasal tatlandırıcılar, kıvam ve rengin hep aynı kalmasına neden olan kimyasal kıvam vericiler ve renklendiriciler gibi içeriklerin üretilmesine neden oldu ve hızla yayıldı. 

Milyonlarca, hatta milyarlarca yıldır kendi dengeleri, ekolojik düzeni içinde yaşamakta olan doğa ve insan yaşamı son 60-70 yıldır gezegene yayılmakta olan bu gelişmeye ilk başta reaksiyon göstermemiş gibi görünse de bir kuşak sonradan itibaren tarımdan mamul ürünlerin üretimine kadar her aşamada kullanılan kimyasallar nedeniyle birçok hastalığın ortaya çıkmasına, var olan hastalıkların hızla yayılmasına, doğanın kendi içindeki dengelerini yitirmesine neden oldu. 

Kendimizin ve gelecek kuşakların sağlığına önem veriyorsak, yaşamımıza ve üstünde yaşamakta olduğumuz gezegene sevgi ve saygı duyuyor, kıymet veriyorsak sertifikalı organik ürün tüketmekten başka alternatifimiz yok. Sertifikalı organik tüketerek sadece kendimizin, sevdiklerimizin sağlığını değil; temiz kalmış, temiz kalmak için direnen tarım arazilerini de korumuş oluyoruz. Tohumdan satış noktalarına kadar her aşaması kontrol edildiği için sertifikalı organik üretimin tamamı resmi kayıt altındadır ve her aşamasında izlenebilir özelliktedir. Bu özellik sadece sertifikalı organik ürünlerde mevcuttur.

Organik gıda alışverişi yaparken dikkat etmemiz gerekenler nedir? Bir tüketici olarak sormamız gereken sorular ve kontrol etmemiz gereken sertifikalar var mı?

Sertifikalı organik satın alırken; satış noktasından (ister taze sebze meyve, yeşillikler, ister mamul ürünlerde olsun) o ürünü organik olarak üretme yetkisini resmi olarak görev yapan Kontrol Sertifikasyon Kuruluşları’ndan almış üreticiye ait güncel müteşebbisi ve yine o üreticinin ürettiği ister tarım ürünü ister mamul ürüne ait güncel organik ürün sertifikalarını isteme ve görme hakkı vardır. 

Ayrıca ürün etiketi üstünde organik ürün logosunun (Tarım Bakanlığı’nın resmi organik ürün logosudur), ayrıca yine ürün paketi üstünde denetimi yapan Kontrol Sertifikasyon Kuruluşu’nun adı ve logosunun bulunması mecburiyeti vardır. 

Bu özelliklere sahip olmayan ürünlerin hiçbiri sertifikalı organik değildir. Doğal adı altında pazarlanan ürünler, üreticinin niyeti ne olursa olsun organik ürün özelliği taşımaz. Kontrolsüz üretimdir. Hangi tarım ve üretim alanının havadan, yer altı sularında ve çevre koşullarından ne kadar ve nasıl kirlendiği artık gözle, iyi niyetle ölçülemez hale geldi. Özellikle doğal adı veya sloganı ile satılan ürünlerden de uzak durulmasını öneririz.

Organik gıda ve konvansiyonel gıda arasındaki farklar nedir?

Cevabı çok basit. Konvansiyonel gıdalarda, tekstil ürünlerinde resmi kuruluşlarca onaylanmış olsa da kimyasal girdiler kullanılmaktadır. Organik ürünlerde bu kimyasalların kullanımı kesinlikle yasaktır.

İlginizi çekebilir: Şarap Üretimine Yakın Markaj: Organik, Biyodinamik ve Doğal Şarap Arasındaki Fark Nedir?

Neden organik gıdalar pahalı? Daha ucuz olarak bulmak mümkün mü?

Organik ürünler pahalı değiller. Konvansiyonel ürünler çok ucuzlar. Gıda ürünlerinin raf ömürlerini uzatarak, tatlarını değiştirerek ve aynı kalmalarını sağlayarak, kıvamı ve rengini standart hale getirdiniz mi ve bir tarım alanında çok daha fazla ürün hasadı yapmak için hormonlarla, kimyasal ilaçlar ve gübrelerle ürün adetini çoğaltınız mı, fiyatların ucuzlamaması mümkün değil. 

Bu saydığımız üretim sistemi ve kimyasalların hiçbiri organik üretimde yer almadığı için üretim maliyetleri konvansiyonel ürünlere göre daha yüksek oluyor. Ayrıca sertifikalı organik üretiminde resmi olarak denetimleri yapan Kontrol Sertifikasyon Kuruluşları ve uluslararası kanunlarla belirlenmiş standartlar sahip laboratuvarlarında verdikleri hizmetleri ilave ettiğinizde maliyetler daha da yükseliyor. 

Organik tüketmeye öncelik vermemiz gereken gıdalar hangileri? Organik olmasa da olur diyebileceğimiz bir gıda var mı?

Tükettiğimiz tüm gıda, hatta tekstil ürünlerinin ayırt edilmeden tamamını sertifikalı organik tüketmemiz, kullanmamız gerekiyor. Uluslararası birçok tekstil firması organik ürünlere yönelmeye başladı. Bazıları önümüzdeki beş on yıl içinde tüm ürünlerinde organik standartlara geçmeye karar verdi. Aynı gelişme endüstriyel gıda üreticilerinde de söz konusu. Soru şu, tüm bu girdiler ve kimyasallar insan ve doğa sağlığına zarar vermiyorsa neden bu yönde bir değişim başladı? Bu sorunun cevabını size yukarıda anlatmaya çalıştım.

Organik tüketerek kendi sağlığımızdan başka hangi konulara karşı da duyarlı oluruz?

Kendimizin, ailemizin, sevdiklerimizin sağlığı haricinde, gezegendeki yaşamında sağlığını korumuş ve adil üretim ve ticaretin kalıcı olarak yayılmasına neden oluyoruz.

Sattığınız ürünleri ve üreticilerinizi seçerken organik olması dışında öncelik verdiğiniz bir konu var mı?

Bizim marka olarak ilkelerimizden biri, sunduğumuz ürünlerin olabildiğince direkt üreticilerden alınması. Ayrıca küçük ve orta boy üreticilere ve çiftçilerde tedarikçi olarak önceliklerimizdir. 

Kış aylarında taze taze mutlaka yenmesi gereken meyve sebzeler nelerdir?

Ayırt etmeden tamamı. Her mevsim, o mevsime ait her türlü meyve ve sebzeyi belirli aralıklarla ayırt etmeden tüketmemiz gerekir. İlaçlar gıdanız değil, gıdanız ilacınız olsun sözünün doğruluğuna inanın lütfen. 

Organik gıda üretimi ve tüketimi dünyada nereye doğru evrilmekte? Türkiye’deki gelişmeleri nasıl buluyorsunuz?

Ülkemizde yaş ortalaması 35-40 ve altı kuşaklarla hızla büyüyor organik sektör. Biz bu büyümede dünya ile karşılaştırıldığında bir hatta iki kuşak geriden geliyoruz. Yeni kuşaklarda bilinç düzeyi ve bilgileri gelişmiş insanların harcama alışkanlıkları çok değişmeye başladı. Harcama kalemlerini listelediğinizde öncelikler değişti. Sağlık üst sıraya çıktı. Organik tüketim her yeni kuşakta çok daha hızla çoğalacak.

Son olarak Yom Organik’in ulaşmayı hedeflediği bir hayali var mı?

Olmaz mı, var tabii. Önümüzdeki yıl muhtemelen bir sonraki hayalimizle ilgili ilk adımları atmaya başlayacağız. Bahar aylarında sizinle hayalimizi paylaşacak hale geleceğimizi düşünüyorum.

İlginizi çekebilir: En Popüler Organik Ürünler