YAZAN: BAHAR BUZACIOĞLU

Herkesin çok sevdiği ve yakın zamanda final yapan Succession dizisini izlerken siz de kimin daha çok narsisist olduğunu tartışıyor musunuz? Dizinin senaristleri narsisizmin neredeyse her bir özelliğini karakterlere yedirerek adeta bir narsisizm rehberi oluşturmuşlar. Biz de Psikolog ve Yazar Dr. Ramani’nin yorumlarına göre dizideki karakterlerin narsisizmlerini analiz ettik.


Narsisizm nedir?

“Özseverlik” olarak da bilinen narsisizm, kişinin kendi ruhsal ve fiziksel benliğine karşı duyduğu hayranlık olarak tanımlanıyor ve birçok kişilik özelliğinin bir arada bulunmasıyla ortaya çıkıyor. Bir özellik olan narsisizm, Narsisistik Kişilik Bozukluğu’nun sadece bir parçası ve kendi içinde türleri var.

Narsisist kişiler öz güvensizlik, yetersizlik ve güvensizlik duygularını gizlemek için genellikle kendilerine bir güven maskesi takarlar. Genellikle eleştirilmekten ve reddedilmekten korkan narsisist kişiler, sosyal yaşamlarında da kendileri gibi davranmaktan kaçınırlar. Benmerkezci oldukları için sosyal ilişkiler kurmakta bir hayli zorlanırlar ve karşılarındakileri zorlarlar. Çevrelerinde genellikle onları öven ve onlara hayran olan kişileri barındırmak isterler. Çoğunlukla eleştiriye kapalı, manipülasyon gücü yüksek ve başkalarını kendi çıkarları için kullanan kişilerdir.

Logan Roy’un narsisizmi

Narsisizm zincirinin en tepedeki halkası olan Logan, kötü huylu bir narsisist, kısmen bir psikopat, sinsi, kendi çıkarları için başkalarını ateşe atmaktan çekinmeyen sömürücü ve sadistik biri. Bulunduğu noktaya gelmesinde karakter özellikleri ona yardım etmiş olmalı çünkü her şeyi kurallarına uygun yapan ve uyumlu biri olsaydı böyle bir medya holdingini yoktan var edemezdi. Narsisizmini değerlendirirken kişiler arası ilişkilere odaklandığımızda Logan’ın bir tane bile sağlıklı ilişkisi olmadığını görüyoruz. İnsanlarla ilişkileri ya manipülasyon ya da kendi çıkarları üzerine. Etrafındaki herkes ona bir şey sağlamak için var. “Yaşlanınca narsisistler bugüne kadar kullanmayı unuttukları kalplerinin varlığını hatırlar.” umudunu bile yok eden Logan’dan daha kötü ne olabilir? Tabii ki böyle biri tarafından yetiştirilmiş olmak! Gelin Logan’ın çocuklarına göz atalım.

Kendall Roy’un narsisizmi

Kendall’ın kişiliğine en çok uyan narsisizm türü kırılgan narsisizm: somurtkan, alıngan, sosyal olarak zayıf, kaygı düzeyi yüksek ve kendini bir kurban gibi görme eğilimine sahip. Kaygılı bağlanma stiline sahip olan ve bunu babasıyla ilişkisinin her yönünde gördüğümüz Kendall, onu aşağılamaktan başka bir şey yapmayan babasına karşı bir savaş veriyor. Çoğu narsisist gibi Kendall da sağlıklı bir yakınlık ve sağlıklı ilişkiler kurma konusunda oldukça zayıf. “Normal bir insan” gibi gözüken biriyle evlenmeyi başarmış ve sevgi dolu çocukları var gibi gözüküyor ama aslında çocukları konusunda o kadar da sorunsuz değil. Kendisini babası tarafından en çok hasar görmüş çocuk gibi hisseden Kendall, babasına obsesif bir şekilde kendisinin de değerli olduğunu kanıtlamaya çalıştığı için madde kullanımı ve bağımlılık geçmişi olması da şaşırtıcı değil. Madde ve alkol kullanarak kendini yatıştırmak ya da kokain kullanarak kendinde “Her şeyi yapabilirim!” duygusunu hissetmek, başarısızlıklarına göğüs gerebilmek için bir savunma mekanizması. Çok net bir biçimde görülmek, duyulmak, ait olmak isteyen Kendall’ın hayatının adil olmadığına dair hissi de kimse onu ciddiye almadıkça kuvvetleniyor. Kendall adeta travmatik, narsisist bir babayla yetişmenin sözlük anlamı ve kırılgan bir narsisist yetiştirmenin ne kadar kolay olduğunun bir kanıtı.

Roman Roy’un narsisizmi

Roman’da da Logan gibi kötü huylu bir narsisist ışığı var. Yorumları ve eleştirileri çok bencilce ve aşağılayıcı olmasına rağmen içinde kırılgan bir narsisist de var. Kaygılı, somurtkan, hafif paranoyak. Kendall zedelenmiş kendilik algısını düzenlemek için alkol ve madde kullanırken Roman’da bu cinsel isteksizlik ve hiçbir şekilde bir yakın ilişki kuramama yoluyla kendini gösteriyor. Diğer bütün kardeşleri gibi o da manipülatif, fırsatçı ama aynı zamanda görkemli bir kibire de sahip. Nadiren de olsa Kendall’a karşı birkaç kez insani yanını gördüğümüz Roman, bunu büyük ihtimalle ortak bir travma paylaştıkları için yapıyor. İnsani yüzünü gösterir göstermez de büyüklük hissi, kabalığı ve aşağılayıcı yüzü geri geliyor. Roman’ın bariz bir şekilde annesiyle ilgili sorunları var ve kaygılı bağlanma geliştirmiş. Kurduğu ilişkileri genellikle dominantlık ve aşağılama üzerine olan Roman’ı en iyi tanımlayan özellik verdiği “zengin çocuk” enerjisi.

Siobhan Roy’un narsisizmi

Shiv, komünal narsisizm ve kötü huylu narsisizmin birleşimi. Bu aslında tarikat liderlerinde gördüğümüz bir narsisizm çeşidi. Kendisini kadınlara ve dünyaya yardım eden biri gibi gösterse de gerçek olan kendini öne çıkarmak için herkesi harcamaya hazır oluşu. Shiv’in gerçek yüzünü anlamak diğer kardeşlerine göre daha zor çünkü dizinin içinde onu yakın bir ilişki içinde izliyoruz. Bu durum sizi kardeşler arasında en çok onun ilişkiler konusunda iyi olduğu konusunda yanıltabilir. Aslında pek de görüldüğü gibi değil, eşi Tom onun için sadece yorulduğunda oturmak için yanında taşıdığı bir sandalye gibi. Asıl ilginç nokta Shiv’in kardeşler arasında babasına en çok benzeyen kişi olması. Babası Logan gibi kötü huylu, sömürücü, manipülatif ve sürekli entrikalar kurgulayan Shiv, insanları aldatıyor, yalan söylüyor ve “aile kartını” oynamayı çok seviyor. Ailesine ve babasına olan sahte bağlılığı üzerinden gösteriş yapmayı seven Shiv’in “Aile şirketine aile dışından birini alamayız.” gibi cümleleri de bu yüzden. Yani, aslında yaptığı her şey kendisine hizmet ediyor. Dizide cinsiyeti kullanılarak feminen bir portre çizilen Shiv öne çıkan, genç ve güzel bir kadın. Aynı zamanda kimse farkında olmasa da içlerindeki en sinsi, narsisist ve toksik olan kişi.

Connor Roy’un narsisizmi

Connor da aslında Shiv gibi komünal bir narsisist ama büyüklenmeci ve kırılgan narsisizmden de izler taşıyor. Babasını anlamasa da ona kendini göstermeye çalışıyor. Diğer bütün kardeşleri gibi merhamet duygusu yok ve saygılı bir ilişki kuramıyor. Parayla yanında tuttuğu kız arkadaşı da Connor’a duyduğu rahatsızlığı gizleyemiyor ve onu aşağılıyor fakat parayı ve paranın getirdiklerini sevdiği için Connor’ın yanında duruyor. Kendisinin ailenin en büyük çocuğu gibi görülmediğinden şikayetçi olan Connor, bundan dolayı bir kurban psikolojisine giriyor ve bunu büyüklenmeci hareketlerle dengeliyor. Öfke nöbetleri ve başkanlığa aday olması da bunun en büyük örneği.

Tom Wambsgans’ın narsisizmi

Shiv’in eşi Tom kırılgan bir narsisist gibi gözüküyor ama kötü huylu narsisizm özelliklerini de taşıyor. Benzer bir tabloyu Roman’da da görmüştük ama buradaki fark Tom’un maskesinin çok güçlü olması. Yapmacık samimiyeti ve müstakbel babasını kazanmaya çalışması Tom’u aslında en sessiz ve öldürücü olan karakter yapıyor. Roy ailesindeki narsisizm çok belirgin ve kuvvetli olduğu için Tom’daki gibi hemen göze çarpmayan bir narsisizm kolay fark edilmiyor. Eşi ve eşinin ailesi tarafından kötü davranılan Tom, birçok narsisistin yapacağı gibi buna kendinden daha az güçlü olanlara zorbalık yaparak tepki veriyor.





BLOOM SHOP