Zihnimiz hareket etmeye evrilmiştir. Bizler, genelde hareket kavramını zihne özgü bir şey gibi düşünmeyiz. Zihin ve bedeni iki yapı gibi düşünürüz; zihin düşünmek içindir ve beden hareket içindir gibi bir algımız var. Fakat zihin öncelikle hareket içindir.

Zihin harekete doğru evrim gösterir

Yaşamı düşünün, genel anlamda. Eskilerden şimdilere, küçükten büyüğe her canlıyı dahil ederek yaşamı düşünün. Hareket zaten doğada kodlanmış aslında. Canlılar hareket etmelerini sağlayacak kıvılcımı yakaladıklarında evrilmişler. Hareket biz canlılara (mikroorganizmalar, hayvanlar ve insanlar) çevreyi keşfetme, daha fazla ışık alma, daha fazla güvenli ortam sağlama ve daha fazla enerji kullanma imkanını sunar.

Peki bunun zihin ile ne ilgisi var? Hareket ettikçe, karşılaşılan tüm bu değişiklikler zihinde değişimlere yol açar. Çevredeki hareket zihni de hareketlendirir aslında. Zihnin içindeki bu hareket de dışa yansır ve böylece  döngüsel bir etkileşim başlamış olur. Hareket bunun neresinde kaldı derseniz… Biyolojik varlıklar olarak bir motor beceri sergilememiz için bir takım zihin-kas hareketliliğini sağlamamız gerekiyor.

Beynin gelişmesiyle birlikte, gittikçe daha üst düzey hareket kalıplarını öğreniriz ve karmaşık zihinsel kapasitelerin artması bize dış dünyada hareket etmemiz (ilerlememiz) için en doğru yolu analiz ederek bulmamızda yardımcı olur.

Hareketin zihne dokunuşu

Hareket etmek (egzersiz) temelde fiziksel bir iş olarak görülse de aslında engelleri aşmak, bedeni amaca uygun kullanmak, zihinsel zorluklarla başa çıkabilmek ve duyguları kontrol etmek gibi çok boyutlu bir yapıya sahiptir.

Atlamak, zıplamak, tutmak, fırlatmak gibi temel becerileri öğrenmek ve bunlarda mükemmelleşmek; zihinde yeni bağlantılar oluşturarak günlük yaşamda da bize yol gösterir.

Egzersiz konusunda (ve bilinçli bir şekilde) zihnin bedeni, bedenin de zihni zorlaması bireyde olumlu bir duygu durumu yaratır. Zihin-beden arasındaki bu tatlı çekişme bize pek çok şey katar. Bunlar; hedef belirleme, öz-farkındalık, zayıf/güçlü yönlerin görülmesi, duyguların farkındalığı, gelişimin gözlenmesi ve tüm bunları takiben problem çözme, risk yönetimi ve zihinsel/fiziksel değişimin fark edilmesi gibi kavramlar olarak sıralanabilir.

Yapılan egzersiz sadece fiziksel gelişim değil, aynı zamanda yaşamda kaliteli ve etkili şekilde yol almamıza yardımcı olan bir psikolojik eğilim geliştirmekle ilgilidir.

Peki, bu deneyimi ne zaman daha iyi yaşarız?

Hem zihin hem de beden olarak bir aktiviteye kendimizi verdiğimizde. İşte o zaman zihin ve beden bir olur. İşte o zaman en güçlü versiyonumuz oluruz. Ve işte tam o zaman yapmak için tasarlandığımız şeyi yaratırız… Hareketi!

Konu ile ilgili “daha fazla” bilgiye aşağıdaki yazılardan da ulaşabilirsiniz: