Her geçen gün, bize yaşama alanı sunan binlerce güzellikle çevrili dünyamızı daha fazla kirletiyor, farkında olarak ya da olmayarak ona zarar veriyoruz. Böyle devam ettiği sürece dünya kaynaklarının verimliliğinin günden güne azalacağını ve en sonunda yok olacağını kabul etmemiz gerekiyor.

Drawdown adlı projesiyle iklim değişikliği sorununa 100’den fazla çözüm önerisi sunan Amerikalı aktivist Paul Hawken, eğer bir şeyler yolunda gitmiyorsa belki de o yolu tamamen değiştirmemiz gerektiğini savunuyor.

Bilinçli bir çevreci unvanını almadan önce de Hawken, bu konuda insanlara farkındalık aşılamayı amaçlayan bir çevre gönüllüsüydü. Yaptığı projeler ve çalışmalarla artık kendi “evimiz” için sorumluluk almamız gerektiğini vurgulayarak hepimizi el birliğiyle dünyayı kurtarmaya davet ediyor!

Yarının doğası bugünden yaratılır”

Hawken genç yaşlarından beri doğaya duyduğu merak ve özlemle onu korumak, geliştirmek ve ona yakın olmak için pek çok çalışma yaptı. Kariyerinin ilk yıllarında kurduğu Erewhon adlı organik ürün şirketiyle Amerika’daki ilk organik besin sağlayan üretim ve dağıtım kaynağını oluşturdu.

Daha sonra dahil olduğu sivil toplum örgütleri ve yardım kuruluşlarıyla çevreyi koruma ve iyileştirme adına farkındalık geliştirmeyi amaçladı.

Drawdown projesi

Drawdown projesiyle aynı ismi taşıyan bir kitap yayımlayarak 22 ülke üzerinden iklim değişikliğine sebep olan kötü çevre alışkanlıklarını değiştirmek adına çözüm yolları sundu.

Bilim alanında yer almayan insanlara daha sadeleştirilmiş anlatımlarla dünyanın içinde bulunduğu durumu ve neler yapılması gerektiğini aktarmayı hedefleyerek başlattığı projesinde, 2050 yılına kadar sera gazını azaltmak için uygulanabilecek yöntemleri açıkladı. Drawdown projesi hakkında detaylı bilgi almak ve olası senaryoları incelemek için https://www.drawdown.org/ adresini de ziyaret edebilirsiniz.

Yaşadığımız çevreyi korumanın yolları

Bunlar gibi pek çok basit ve bireysel yöntemi bugünden başlayıp uygulayarak çevreyi korumak için uzun vadeli adımlar atmamız mümkün.

Ne kadar küçük görünürse görünsün, her bir madde kendi içinde pek çok pozitif etki yaratıyor. Örneğin yiyecek israfını en aza indirmek; hem dünya kaynaklarını korumayı hem de açlık problemiyle karşı karşıya kalan insanlarla yiyecek paylaşımı konusunda iyileştirmeler yaratmayı hedefliyor.

Bu konuda olabildiğince iyimser ve kararlı olarak, içinde bulunduğumuz düzeni tüm güzellikleriyle korumayı amaçlayarak ve ona saygı duyarak çevremiz için ciddi düzeyde fark yaratabiliriz. Bunun için yavaşlamak, azaltmak, dikkat etmek gibi terimler bazen tamamen bir değişim yaratmak için yeterli olmayabilir. Belki de “tersine çevirme” yöntemiyle bütünsel bir değişkenlik göstermek daha kalıcı ve faydalı bir çözüm yoluna gitmeyi sağlayacaktır. Çünkü büyük gelişmeler ancak rutinin ve alışılmışın dışına çıkıldığında mümkün hale gelir.