YAZAN: İREM LAL AKDOĞAN

Herkes mutlu olmayı arzu etse de çok azımız mutluluğun gerçekten ne olduğu üzerine düşünüyoruz. Yüzyıllardan beri süregelen bu arayışımız, bazı fikirleri de beraberinde getiriyor. Platon’un öğrencisi Aristoteles; insani gelişimi yerine getirme, ahlaki veya ruhsal başarı gibi kavramları Eudaimonia olarak adlandırır. Eudaimonia, Aristoteles’in mutluluk anlayışı olarak bilinir.


Eudaimonia nedir?

Aristoteles için mutluluk; akıl ve erdemden ayrı düşünülemez. Eudaimonia, lezzetli bir tatlının verdiği mutluluk hissinden ziyade bir yaşam tarzıdır. Anlık mutluluktan ziyade sürdürülebilir olan mutlulukla ilgilenir.

Aristoteles, mutluluğun birçok şey tarafından etkilendiğini söyler. Patronunuzla yaşadığınız bir tartışma veya flörtünüzün buluşmanıza gelmemesi sizi mutsuz etse de aklınızı kullanarak vereceğiniz tepkiler, Eudaimonia’ya erişmenizi sağlayabilir. O, dış etkenlerin mutluluk üzerinde etkisi olduğunu söylese de kişinin mutluluğunun kendi çabası, yaptıkları, aldığı kararlar ile daha çok ilişki olduğunu belirtir. Mutluluğu bir yazgı veya doğuştan gelen bir şey olarak nitelendirmeyen Aristoteles, kendi özünü gerçekleştirmenin bireyin yeteneği ve eğilimi ile ilgili olduğunu söyler. 

Bu felsefeye günümüz açısından yaklaştığımızda Eudaimonic Well-Being (EWB) kavramının kimi profesörlerinin de dikkatini çektiğini görebiliriz. Alan S. Waterman ve arkadaşları EWB’yi tanımlarken şu cümleyi kurar: 

Eudaimonia, kişinin en iyi potansiyellerinin geliştirilmesinden elde edilen yaşam kalitesidir.

Alan S. Waterman

Eudaimonia’ya ulaşma yolları

1. Yaşam hedeflerinizi oluşturun

Hayatınızdaki amaçlarınızı oluştururken çok uzun seneleri veya radikal kararları göz önüne almanız gerekmiyor. Yeteneklerinizi, becerilerinizi hangi hedef doğrultusunda kullanacağınıza karar vererek harekete geçebilirsiniz.

2. Yetenek ve hedeflerinizi amaçlarınıza odaklayın

Çizimleriniz, renkleri kullanma biçiminiz oldukça başarılı ve size özgü olabilir. Bu yeteneğinizi bir potansiyele dönüştürmek için emek ve zaman harcayabilirsiniz. Ancak Aristoteles gelişmiş bir insan derken sadece yetenekli veya birçok güzel şeye sahip olan birisini kastetmez. Erdemli olmak da Eudomania’nın olmazsa olmazıdır.

3. En iyi potansiyelinizi gerçekleştirin

En iyi potansiyelinizi gerçekleştirirken amacınızın “potansiyelinizi gerçekleştirmekten” sapmaması önem taşır. Olabileceğiniz en iyi aşçı olmaya çalışmak ile aldığınız ücrete karşılık “en iyi aşçı” olmayı istemek arasında fark vardır. 

4. Kendinizi ifade edin

Waterman ve arkadaşları için kendini ifade etmek sadece kişinin kendisini “nasıl hissettiği” ile ilgili değil, aynı zamanda “kim olduğunu” tanımlayan davranışlarda bulunmasıdır. Kişinin kendi bakış açısına yönelik tutarlı davranışlar gerçekleştirmesi; para ve ödül gibi bir kazanç için herhangi bir davranışta bulunmasından çok daha önemlidir. 

Kişinin yaşadığı “mutluluk” bir duyguyken, Eudaimonia çok daha kapsamlı bir varlık halidir. Mutluluk, hedonik yollar ile kısa sürede elde edilebilirken, Eudaimonia daha fazla zaman ve çaba gerektirir. Birçok psikolog, kişinin mutlu olması için her ikisine de ihtiyaç duyduğunu söyler. Canınız sıkkınken bir parça çikolata, uzun uzun şarkı bestelemekten çok daha kısa sürede mutluluk verebilir. Ancak zamanla hedonik faaliyetler mutluluk uyandırmada daha az etkili olurken, eduaimonik faaliyetler daha etkili hale gelir. Bu sebeple her iki yöntemi de dengeleyip hayatınıza mutluluğu katabilirsiniz. 



İrem Lal Akdoğan

1998 yılında İstanbul’da doğan Lal, Galatasaray Üniversitesi Felsefe bölümünde lisans eğitimine ve Sorbonne Üniversitesi'nde çift diploma programına başladı. Wesleyan Üniversitesi ve İstanbul İşletme Enstitüsü'nden yaratıcı yazarlık eğitimleri aldı. Felsefenin yanı sıra psikolojiye büyük ilgi duyması sebebiyle çeşitli araştırmalar yapıyor ve yazılar hazırlıyor. Yaşamının her alanına bilinçli farkındalığı davet etmeye çalışan...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP