Instagram @alison_wu

Herkese selamlar!

Bu yazımda; harika mimarisiyle bizi tüm gün boyunca üzerlerinde taşıyan, yeryüzüyle bağlantımızın ilk noktası olan ayaklarımızdan bahsedeceğim. Peki, ayaklarımıza hak ettiği önemi ve özeni gösteriyor muyuz?

Çoğu zaman bedenimizin diğer bölümlerine oranla göz ardı edilmeye meyilli olan ayaklarımız; çok sayıda kemik, kas, kiriş ve eklemden oluşan karmaşık yapılardır. Uzun süre ayakta durmak, hatalı ayakkabı seçimi ve aşırı kilo gibi etkenler, ayak tabanında yer alan ve “plantar fasya” diye adlandırılan yapının kalınlaşmasına ve bu duruma bağlı olarak ayak ağrısı oluşumuna neden olmaktadır.

Ayaklarda oluşan herhangi bir sağlık problemi, tüm bedenin bundan olumsuz şekilde etkilenmesine sebep olur. Çoğu diz, kalça, bel, boyun ağrılarının sebebi ayaklardan başlayan duruş ve denge bozukluklarından kaynaklı olabilmektedir.

Ayak sağlığı ve çakralarımız

Enerji boyutunda ayaklar ve bacaklar kök çakra merkeziyle (muladhara çakra) bağlantılıdır. Kök çakra, kısaca hayatta kalma ve özgüven merkezidir. Ayrıca kök çakra, ayak tabanlarında yer alan ikincil enerji merkezleriyle de bağlantılıdır. Bu merkezde oluşan herhangi bir dengesizlik, yaşam enerjisinin düşmesine neden olacağı için sağlıklı ayaklar, kök çakra merkezinin desteklenmesi açısından büyük önem taşır.

Ayaklarımıza gösterdiğimiz özen, fiziksel olarak sağladığı yararın ötesinde, enerji boyutunda yarattığı etkiler bakımından da kıymetlidir. Dengeli bir kök çakra merkezi, bireyin yaşama sevincinin yükselmesini; hayattaki duruşunun, yürüyüşünün sağlam ve dengeli hale gelmesini sağlar. Hani derler ya “yere sağlam basmak”; işte burada tam olarak kök çakradan bahsedilmektedir.

Kök çakra, toprak elementiyle ilgili olduğundan insan bu çakra aracılığıyla toprakla yani dünyayla daha sağlam bir ilişki kurarak yeryüzü enerjisiyle beslenir, dengelenir ve kendisini güvende hisseder. Hayattan keyif alan, yeni adımlar atmaktan korkmayan bireyler haline gelmemizde ayak sağlığımızın rolü elzemdir.

Ayak sağlığımız tüm beden için bu kadar önemliyse, onlara ilgi göstermek için biraz vakit ayırmaya ne dersiniz? Yanıtınız evetse buyurun size bir yol haritası:

Uçucu yağlarla ayak bakımı

Ayaklarınızın sığabileceği boyutta bir kaba doldurduğunuz ılık su içerisine 2 avuç dolusu kaya tuzu (denize henüz girememiş olanlar deniz tuzu koyup özlem giderebilir, benim tercihim Çankırı kaya tuzu) ve 4 ya da 5 damla dilediğiniz bir uçucu yağı ekleyin. Lavanta, ıtır, biberiye ya da papatya uçucu yağı (chamomile roman) kullanabilirsiniz.

Bu arada yayılan kokuyu da içinize çekmeyi ihmal etmeyin. Eğer bulabiliyorsanız, birkaç tane yuvarlak çakıl taşını kabın içine atıp ayaklarınızı taşların üzerinde hareket ettirerek ayak tabanlarınıza masaj yapabilirsiniz.

10-15 dakika ayaklarınızı su banyosunda beklettikten sonra bir havlu yardımıyla kurulayın. Eğer ayağın herhangi bir bölgesinde nasır varsa o bölgenin üzerine 1 damla limon uçucu yağı damlatın ve aşağıda göreceğiniz yağ karışımıyla ayaklarınıza masaj yapın. Bu masaj ayaklarınızdaki kan dolaşımının hızlanmasına yardımcı olacak:

  • 4 damla tarçın uçucu yağı,
  • 3 damla kekik uçucu yağı,
  • 3 damla ardıç uçucu yağını sırasıyla damlatarak bir kapta karıştırın.

Hazırladığınız bu uçucu yağ karışımının üzerine 50 ml sabit yağ ekleyerek yatay bir şekilde sallayıp tüm karışımın homojen hale gelmesini sağlayın. Sabit yağ tercihiniz jojoba, susam veya tatlı badem yağlarından biri olabilir. 

Kan dolaşımını arttıracak olan bu karışımla ayaklarınıza güzel bir masaj yapın. Yağın etkisinin yanı sıra, sadece ayaklarınıza dokunmanız bile o bölgeye iyi gelecektir. Kullandığınız tüm yağların gerçek ve kaliteli olmasına lütfen özen gösterin. Aksi halde öngörülen etkiler sağlanamaz.

Bakalım tüm bu ilgiden sonra ayaklarınız nasıl hissedecek?

Unutmayın ilginiz, alakanız neredeyse enerjiniz o alana yönelir. Umarım bu yazı, ayaklarınızın önemini hatırlamanızda ufak da olsa bir farkındalık yaratmıştır. Bu bakımların haricinde fırsat buldukça çıplak ayaklarla çimlerde, toprakta ya da sahilde yürüyerek ayaklarınıza biraz özgürlük tanımayı unutmayın!

Ayaklarımızın her daim kıymetini bilmek dileğiyle herkese mis kokulu günler dilerim!

Tuğçe İnam

1983 İstanbul’da doğan Tuğçe, Marmara Üniversitesi Biyoloji bölümü mezunudur. 2010 yılından bu yana yerli ve yabancı birbirinden değerli yoga hocalarıyla çalışarak eğitimler almakta, halihazırda yaşamına yoga eğitmeni olarak devam etmektedir. Yoga 8 Nişantaşı’nda verdiği grup derslerinin yanı sıra, aynı zamanda yoga eğitmen eğitimi de vermektedir. Bitkilerin ve onların şifa veren etkilerinin büyüsüne kapılarak aromaterapi alanına yoğunlaşan Tuğçe, bu alanda katıldığı çeşitli kurs ve eğitimlerle yolculuğuna devam etmektedir. Yogaya dair paylaşımlarını @tugceinam, aromaterapiye dair paylaşımlarını ise @katre_aromaterapi hesabından yayınlamaktadır.

Kaynak: Prof. Dr. Ahmet Ulvi Zeybek, Valerie Ann Worwood/ The Complete Book of Essential Oils and Aromatherapy