RÖPORTAJ: ASLIHAN KESİCİ

Minergy Wellness adında bütünsel sağlık ve iyi yaşam platformu yaratan Mina Pamir ile “iyi olma durumunu” farklı açıdan ele alarak konuştuk. Mina bu platformu yaratırken ki amacının ve tutkusunun altında Eğer kötü hissediyorsan hep kötü hissetmek zorunda değilsin.” düşüncesi olduğunu vurguladı. Wellness’ın bütünsel bir süreç olduğundan, sağlıklı beslenme ve sporun etkilerinden ve herkes bedeninin eşsiz ve değerli olduğunu konuştuk. Samimi bir şekilde bizimle deneyim ve düşüncelerini paylaştığı için teşekkür ederiz. Mina’nın iyi olma haline yolculuğu herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği, ilham verici bir hikaye!

Hedefimiz sağlıklı beslenmek, kilo vermek ya da belli bir görüntüye sahip olmaksa da önce kendimize nazik olmalıyız. 

Öncelikle seni tanıyalım. Bize kendinden bahseder misin?

Merhaba ben Mina Pamir, 27 yaşındayım. Amerika’da doğdum, İstanbul’da büyüdüm. Eğitimime 2011 senesinde Boston University’de psikoloji okumak üzere başladım fakat sonrasında London College of Communication’da fotoğrafçılık okudum. Niagara Wellness’ta ‘Youniversity’ ve aile dizimi gibi birçok kendini tanıma ve kişisel gelişim eğitimlere kaltıldım. Institute for Integrative Nutrition’dan holistik yaşam ve beslenme sertifikası aldım. Şimdi de holistik beslenme koçu olarak çalışmaktayım.

Wellness’a olan ilgin nasıl başladı? 

Wellness’a olan ilgim kendim “well olmamakla” başladı. Duygusal yapımdan dolayı çok derin düşünen ve duygularını yoğun yaşayan biriyim. Duygu ve düşüncelerimi anlamakta zorluk çektiğim uzun bir dönem yaşadım. Hayatımda olanlardan daha kolay etkilenirdim, o yüzden de hassasiyetimi sorgulardım. 2016 yılında Türkiye’ye döndüm ve üniversite yıllarımda edinmiş olduğum alışkanlıklarım şu ankilerden çok farklıydı. Hayatım boyunca spor yaptım; okul yıllarımda takım sporları yapardım ama düzenli antrenmandan çok uzak kaldığım bir dönemde buldum kendimi. 2017’de Life Co’da annem ikimiz için bir sağlık haftası ayarladı. İtiraf etmeliyim ki başta hiç istekli değilim gitmeye ama gittiğim için çok mutluyum, çünkü Wellness serüven ve heyecanım orda başladı. O hafta yaptığım detoks adeta bir uyanışa getirdi beni, beslenme farkındalığımı başlattı ve yepyeni bir tutku yarattı. İlk günden bedenimin ve zihnimin arındığını hissettim. O bir haftanın sonunda bir aydınlanma yaşadım ve bunca zaman sorularımın cevaplarını yanlış yerlerde aradığımı anladım.

Minergy Wellness adında bir dijital platform yarattın. Buna nasıl karar verdin?

Wellness yolculuğum ile beraber hayatımın dengeye oturduğunu ve ilişkilerimin pozitif anlamda geliştiğini gördüm. Her şeyden önce kendimle olan ilişkim değişti. Bu yolculuğumu devam ettirebilmek için birtakım eğitimler almaya başladım böylece hem kendime iyi geldim hem de kendime yeni ve özgür bir alan yaratmış oldum. Wellness benim tutkum ve bende bu tutkuyu büyüterek ve paylaşarak ilerliyorum. Hayatımın sonuna kadar bunu yapmak istiyorum desem abartmış olur muyum? 

Minergy platformuna gelecek olursak, wellness zaten bütünsel bir alan ve ben de yaratacağım herhangi bir platformun çok yönlü olmasını istiyordum. İlk önce travma analizi ve healing eğitimi aldım. Umutsuzluk hissini yenmek ve yenebilmek en büyük motivasyonum diyebilirim. Benim amacım insanlara “Eğer kötü hissediyorsan hep kötü hissetmek zorunda değilsin.”i göstermek! Daha sonra bütünsel beslenme konusunda da söz sahibi olabilmek için Institute for Integrative Nutrition’dan 1 sene holistik beslenme eğitim aldım. İlk Minergy paylaşımların Mart 2020 gibi ama içeriklerin artması Eylül gibi başladı.

Beslenme bana göre çok hassas bir konu. Sana kendi beslenme düzenini sormak yerine sana iyi gelen besinleri sormak istiyorum. 

Dönemsel olarak her ay food journal, yemek günlüğü, tutuyorum. Her gün neler yediğimi teker teker yazmaktan bahsetmiyorum; genel bir değerlendirme yapmanın önemli ve yararlı olduğunu düşünüyorum. Her ay neler yediğim, neyin iyi geldiği değişebiliyor. Zaten daima bir değişim halindeyiz hormonal dengemiz, günlük hayatımız, iş yoğunluğumuz…Örneğin; karbonhidrat bana iyi gelir. Haftanın 4 günü vegan beslenmeye çalışıyorum, 1 gün et yiyorum, 1 gün de cheat day yapıyorum. Tavuk yediğim zaman da organik olmasına özen gösteriyorum. Her sağlıklı besin herkese iyi gelecek diye bir koşul yok. Örneğin; kırmızı elma bana sağlıksız diye adlandırılan bir sürü besinden bile daha kötü geliyor. 

Ergenlik dönemindeki beslenme alışkanlıklarının değişti mi, değiştiyse nasıl değişti?

15 yaşından beri bir nevi fasting yaparak besleniyorum ve bu tamamen bilinçsizce gelişti. Acıktığım zaman yemek yiyen biriydim. Hiçbir zaman kahvaltı meraklısı biri olmadım, özellikle lise yıllarında okul değiştirdiğim için saat düzenimde değişmişti ve baktım ki günde 1 defa yemek yiyorum. 10 seneyi aşkın beslenme alışkanlığım böyle devam ediyor, kimi zaman da 18-24 saat arası fasting yaptığım oluyor. Aradaki farkı atlamadan söylüyorum: lisedeyken 1 defa yediğim öğün McDonalds olurdu… Şimdi ise bana iyi geleceğini bildiğim yemekler seçiyorum.

Yemek saatlerini nasıl ayarlıyorsun? Bence saatleri ayarlama çoğu insanın zorlandığı noktalar arasında. 

Senelerdir Intermittent Fasting yaparak beslendiğim için vücudumun biyolojik saati alıştı diyebilirim bu yüzden saatleri ayarlamıyorum. Bedenimi dinleyerek ve açlık-tokluk sinyallerini anlamaya çalışarak artık alıştım. Eğer fasting saatleri dışında acıkırsam yemek yediğim saatleri esnetirim ve kendimi kısıtlamam. Bir önceki sorudaki cevabıma gönderme yaparak fasting yapmam doğal bir şekilde başladı. Hatta Lifeco’ya gittiğimde oradaki uzmanlarla görüşürken Intermittent Fasting hakkında soru sormuştum çünkü kahvaltı etmediğim için bana her zaman Metabolizmanı bozacaksın.” derlerdi. Uzman bana: “Bedenine veya metabolizmana zarar vermezsin.” dedi. Bundan çıkarımım, her beden ve metabolizma farklı ve herkes sadece kendi bedeninden sorumlu. Maalesef insanlar başkalarının bedenleri ve yeme alışkanlıkları hakkında konuşmayı kendine hak biliyor. 

Trendler temel bilgi diye kabul görüyor. Eğer bir beslenme alışkanlığını sırf trend diye uygulamak bana yanlış geliyor. Mesela protein tüketimi konusunda da bilgi kalabalığı var. Uzmanım haftalık 120-150 gram arası kırmızı veya beyaz et benim yaşım, boyum ve kilom için yeterli bir aralık olduğunu söylemişti. Haftalık mı?! Bu nasıl olur demiştim. Ölçülere göreceli bir şekilde yaklaşmak lazım. 

Spor rutinin nasıl? Sana en iyi gelen sporu nasıl buldun?

Açıkçası spor rutinim nerede olduğum ve önceliklerimin ne olduğuna göre değişiyor. Eğitim sırasındayken haftada 4 spora giderdim ama 1 senenin sonrasında bu temponun bana uygun olmadığını anladım ve aktif sporlara geçiş yaptım. Doğayla iç içe olabildiğim sporları seviyorum, koşu, yürüyüş ve trekking gibi. Benim için günde 10.000 adım şart. Adımlarımı tamamlamadan uyumam ve gerekirse telefonumu alır, müzik açarım, zıplarım, dans ederim ve tamamlarım. Bir de yoga yeni başladım, keşke daha önce başlasaydım diyorum, geçirdiğim zor dönemlerimde beni kurtarırdı.

Sen hangi noktalarda sağlıklı beslenme ve sporun yansımalarını gördün? Mesela ben lise ve üniversite yıllarında ne zaman spor yapsam akademik başarım yükselirdi.

Spor benim çok dolu beynimi yatıştırdı! Sporu her zaman bir terapi yöntemi olarak gördüm. Ben spor yaptığım zamanlarda aklımda olan karmaşık düşünceleri sanki terle bedenimden attığıma inanıyorum.

Beslenme alanında seni şaşırtan ve değerli olarak gördüğün bilgi nedir?

Modumuzun, duygu ve düşüncelerimizin yeme alışkanlığımız ile el ele gitmesi benim için en şaşırtıcı bilgi oldu. Özellikle üniversite dönemi duygu ve düşüncelerimi tanımakta, anlamakta zorluk çektiğim bir dönemdi ve sorularımın cevaplarını yanlış yerlerde arıyordum. En zor ruhsal dönemimde antidepresan kullandım, panik ataklarım oldu, anksiyete bozukluğum, bayılmışlıklarım bile oldu. Antidepresana başlamak ve bırakmaktan çekiniyordum çünkü bırakırsam ne olur diye korkuyordum ama ilaca muhtaç olmakta istemiyordum. Antidepresanı kullandığım dönem sağlıksız kilo aldım, sosyalleşmek istemiyordum, uyku düzenim pek yoktu bu yüzden de alternatif iyileşme yolları bulmak istedim. 7 ay düzenli kullandım ve “Şimdi bırakma vakti!” dedim. Bıraktıktan sonra sağlıklı ve dengeli beslenmeyle de aslında ilaçtan daha bile iyi hissettiğimi gördüm. Benim için bir life hack anıydı ve herkesle bunu paylaşmak istedim. Alternatif opsiyonlarımızın olduğunu insanların bilmesini istiyorum. Kendimize hiç nazik davranmıyoruz ve kendimizi suçlayarak ve/veya kızarak vücudumuzu savaş veya kaç moduna sokuyoruz. Kendimize kulak vererek, severek ve sayarak kalıcı olarak iyi hissetmeye başlayabiliriz. Eğer hedefimiz sağlıklı beslenmek, kilo vermek ya da belli bir görüntüye sahip olmaksa da önce kendimize nazik olmalıyız. 

Detoks hakkında ne düşünüyorsun? Hiç sıvı detoksu yaptın mı?

Öncelikle ben açlıkla mücadele edebilen biriyim. Şekerim veya tansiyon problemim yok. Bu yüzden kendim için detoks muhteşem diyebilirim, denemek isteyen birini de destekliyorum. Çünkü ben detoksu herhangi bir şeyden arınma ve yenilenme olarak değerlendiriyorum. Senede 1 gün olsa bile bedene, mideye ve bağırsakları arındırmak lazım. Ben her türlü detoksu yaptım diyebilirim. Ayda bir defa 3 günlük sıvı detoksu (juice detox) yapmaya gayret gösteriyorum. 

Bizimle en sevdiğin sağlıklı bir tarifi paylaşır mısın?

Chickpea Chocolate Chip Blondies tarifimi paylaşmak istiyorum sizlerle. Birçok olumlu geri dönüşüm de aldım bu tarifle ilgili. Glutensiz, vegan ve paleo diyetlerine de uygun.

Malzemeler:

  • 1 bardak suda bekletilmiş, soyulmuş nohut
  • 5 yemek kaşığı badem unu
  • ⅓ bardak badem ezmesi
  • ⅓ bardak hindistan cevizi şekeri
  • 2 çay kaşığı şekerli vanilin
  • ¼ çay kaşığı kabartma tozu
  • ¼ çay kaşığı karbonat
  • ½ bardak çikolata parçacıkları

Yapılışı:

  • 180 derece fırını ısıtın.
  • Tüm malzemeleri blenderdan geçirin.
  • Pişirme kabına dökün ve çikolata parçacıklarıyla süsleyin.
  • 20 – 30 dakika arası pişirin, çıkardıktan sonra 20 dakika da dilimlemek için bekletin.

Sosyal hayat ve sağlıklı beslenme dengesi nasıl olmalı? Sen hiç zorlandın mı? Zorlandıysan bize zorlandığın bir anı paylaşmak ister misin?

Gene önceliklerin üstünü çizmek istiyorum. Sağlıklı beslenmek ve sosyal hayatın birbirinden ayrılmaması gerektiğine inanıyorum yoksa kalıcı olmuyor ve işkence haline gelebiliyor. Sağlıklı beslenme beyaz sosyal hayat siyah olmamalı; eğer ayrılırsa o da zaten sağlıklı beslenmek olmaz. Spora, yürüyüşe, trekkinge, yoga arkadaşlarla beraber yapılabilir ve kendi başına bir program yaratılabilir. Sosyalleşmekle beraber alkol tüketimi el ele gidebiliyor zaman zaman. Kendi içki düzenimden bahsedecek olursam ben karantina döneminde alkol tüketimimi minimuma indirdim. Zaten kasvetli bir dönemdi ve bende içki içtikten sonra ertesi gün kötü ve yorgun hissetmek istemiyordum. Artık bir biradan sonra durasım geliyor. 

Son zamanlarda karşıma bir sürü wellness sitesi çıktı. Senin farkın nedir?

Minenergy’i 2 ya da 3 defa bir formata sokup sonra her şeyi silip yeniden başladığımı biliyorum. Benim küçükken ihtiyacım olan ama o zamanlar olmayan platform olmasını istiyorum. Kendine her ne sebeple olursa olsun motivasyon, enerji veya iyi hissetmenin yollarını arayan biri için bir durak olmasını ve bu yolda tek başına olmadığını hatırlatmasını istiyorum. 

Bir meyve olsan ne olurdun?

Bir meyve olsam ananas olurdum çünkü ananasın sert bir dış yapısı var, kabuğu dikenli kaba gözüküyor ama içi tatlı, sarı ve sulu. Ben zaten ikizler burcuyum, zıt kutupların, kontrastların insanıyım. Ayrıca tropikal biri olduğumu düşünüyorum, ada hayatı bana çok cazip geliyor ve öyle yerleri çok seviyorum. 

Aslıhan Kesici

Aslıhan, Enka Lisesi'nde 2 yıllık International Baccalaureate Programı'nı tamamladı. George Washington Üniversitesi’nden mayıs ayında çift ana dal yaparak Siyaset Bilimi ve Psikoloji bölümlerinden mezun oldu. Şu anda klinik psikoloji stajlarına devam ediyor ve Live To Bloom için içerik üretiyor. Özellikle çocuk ve ergen psikolojisi üzerine uzmanlaşmak istiyor....

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP