Kar soğuklarıyla mücadele ettiğimiz şu günlerde, kendinizi soğuk algınlığı gibi hastalıklar karşısında savunmasız hissediyor olabilirsiniz. Yoğun temponuzu kışın en soğuk günlerinde de aksatmadan sürdürebilmek için sağlıklı bir formda kalmanız oldukça önemli. Sağlığınızı kışın da korumak için Be Well’in kurucusu ve beş kitabı ile New York Bestseller olan Dr. Frank Lipman’ın önerilerini sizin için derledik.

Kendinizi susuz bırakmayın

Yazın su içmek bunaltıcı sıcaklardan dolayı içinizden doğal olarak gelen bir istek olsa da kimimiz kışları su içmeyi unutuyor veya ihmal edebiliyor. Vücudunuza ihtiyacı olduğu suyu sağlamak yılın her günü aynı şekilde önemli. Yeterli miktarda su alımı derinizden iç organlarınıza kadar vücudunuzun her noktası için büyük önem taşıyor; özellikle de sert hava koşullarına maruz kalıyorsanız.

Dışarıda soğuk havaya, kapalı ortamlarda da ısıtıcılar sebebiyle kuru havaya maruz kalmak solunum yollarını tahrip edebiliyor. Su tüketiminize özen göstererek solunum yollarınızdaki mukus tabakasının incelip daha akışkan olmasına ve zararlı maddelerin vücuttan daha kolay atılmasına yardımcı olabilirsiniz.

Yeşillikleri beslenme düzeninizden eksik etmeyin

Dr. Lipman’a göre, koyu yeşil yapraklı sebzeleri ne kadar tüketirseniz o kadar iyi. Yeşil yapraklılar, lif yönünden çok zengindir ve bağırsaklarınızdaki faydalı bakterileri besler. Böylece faydalı bakteriler çoğalır ve bağışıklık sisteminizin hep güçlü kalmasını sağlarlar. Ayrıca yeşil yapraklı sebzeler, (phytonutrient) enerjinizi arttıran besin ögeleri içerir.

Yeterince yeşillik tüketirseniz enerjiniz kafein veya şeker gibi maddelere gerek duymadan yüksek seviyede kalacaktır. Günün her öğününde taze yeşilliklere yer verdiğinizden emin olun. Yalnızca yemek zorunda değilsiniz tabii ki, smoothieler de seçenekleriniz arasında.

Farklı tatları hayatınıza dahil edin

Dr. Lipman’ın farklı lezzetlerden kastı kesinlikle tatlılar ve abur cuburlar değil. Diyetimizin bir parçası haline getirmemiz gereken ilaç görevi görecek kadar faydalı birçok baharat ve süper gıda mevcut. Lipman’ın favorileri arasında saf sızma Hindistan cevizi yağı, sarımsak, zencefil ve zerdeçal bulunuyor. Bunlar hem yiyeceklere lezzet katan hem de aynı sırada bağışıklık sisteminizi en güçlü formda tutacak besinler.

Yüzyıllardır ilaçların yerine kullanılmış bunun gibi şifalı besinlerin arasında fermente gıdalar olan kimchi ve lahana turşusu (sauerkraut) da bulunuyor. Tabii ki siz damak tadınıza göre istediklerinizi tercih edebilirsiniz. Tıpkı yeşil yapraklılarda olduğu gibi, bu besinler de bağırsaklarınızdaki faydalı bakterilerin beslenmesini sağlayacak ve zararlı bakterilerle savaşta size yardımcı oluyorlar.

Temizliğe özen gösterin

Ellerimiz gün içinde mikroplarla en çok temas eden yerimiz. Özellikle de toplu taşımalarda herkesin tutmuş olduğu yerlere olabildiğinde temas etmekten kaçının, Dr. Lipman eldiven takmayı öneriyor ancak bunu her zaman yapamayabilirsiniz. Bunun yerine, ellerinizle yüzünüze veya başka bir yere dokunmadan mümkün olan en erken zamanda ellerinizi yıkayın. Gün içinde de yüzünüze dokunmamaya özen gösterin.

Evinizi toksik madde içermeyen temizleyicilerle temizleyin. Özellikle evde çocuklar varsa Dr. Lipman bunun çok daha önemli olduğunu vurguluyor. Okulda mikroplarla temas ettiklerinden dolayı eve gelir gelmez ellerini yıkama alışkanlığı kazanmalarının da çocuklar için oldukça önemli olduğunu ekliyor.

İşyerinde de herkesin ortak kullandığı nesneler aracılığıyla hastalıklar kolayca yayılabiliyor. Fotokopi makinesi, yazıcılar, kalemler, klavyeler… Bunların hepsi mikropları en kolay yayabilecek nesneler arasına giriyor. Bu sebeple düzenli olarak el yıkamaya özen gösterin ve en az 30 saniye boyunca elinizi sıcak su ve sabunla yıkayın.

Ek gıdalara ve vitamin takviyelerine yönelin

Bağışıklık sisteminizin hep bir adım önde olması için Dr. Lipman ek gıdaları da es geçmemeniz gerektiğini söylüyor.

S-acetyl glutatyon: Vücudumuzda doğal olarak üretilen bu antioksidanın miktarı yaş ilerledikçe maalesef azalıyor. Bu sebeple bu güçlü antioksidanı dışarıdan takviye şeklinde alarak bağışıklığınızı desteklemek isteyebilirsiniz.

D3 Vitamini: D vitaminini dışarıdan almadan önce doktora giderek kan tahlili yaptırmanız gerekir. Eksik olduğu tespit edilirse bu vitamini dışarıdan alarak özellikle de kışın kendinizi koruma altına alabilir, soğuk algınlığı gibi hastalıklardan korunabilirsiniz.

Mürver ekstratı: Diğer adları Elderberry ve Sambucol olan bu bitkinin ekstratı soğuk algınlığı ile savaşta tercih edebileceğiniz bir diğer ek gıda. Önlem olarak hasta olmayı beklemeyin ve düzenli olarak kış aylarında mürver tüketmeye özen gösterin.       

Probiyotikler: Probiyotikler olmazsa olmazımız. Günlük olarak yüksek dozlarda tüketilmesi gereken probiyotikler uygun şekilde alırsanız bağırsaklarınızdaki faydalı bakteriler bayram edecektir.

Güneşe çıkın

Evet kış aylarında güneş ışığı bulabilme imkanımız oldukça düşük olsa da güneş yüzünü gösterdiğinde soğuk havaya karşı önlemlerimizi alarak birkaç dakika da olsa tenimize gün ışığının dokunmasına izin vermeliyiz. Klasik “Güneş giren eve doktor girmez.” sözü boşuna söylenmiş değil.

Yalnızca D vitamini açısından destek vermekle kalmayan güneş ışığı, aynı zamanda uyku döngünüzü de düzenleme konusunda büyük rol oynar. Aynı zamanda ruhsal durum üzerinde de oldukça etkili olması sebebiyle güneş ışığına çıkmak modunuzu yükseltir ve bağışıklık sisteminizi güçlendirir.

İlginizi çekebilir!